PR, propaganda değildir

Kelimeler üzerinde anlaşamazsak kavramlar üzerinde de anlaşamayız, kavramlarda anlaşamazsak, birbirimizi anlayamayız. Özellikle gazeteci arkadaşlardan halkla ilişkileri propaganda ile eş tutan cümleler okuyunca, bir kez daha bu ikisi arasındaki farkı yazmak gerekli oldu. “Halkla ilişkiler” ile “propaganda” birbirine benzer gibi görünen ama varoluş nedenleri, yöntemleri arasında farklar olan iki disiplin.

Birleşik Krallık Enformasyon Bakanlığı, 1. Dünya Savaşı’nda durumun kötüye gittiğini görerek İngiltere’ye bir müttefik yaratma çabası içine giriyor. Amaç ABD’yi savaşa dahil etmek. Bunun için önce Amerikan entelektüellerini ikna ediyorlar. ABD’de bu amaçla Kamuoyunu Bilgilendirme Platformu diye bir platform oluşturuluyor. Bu yapılanma amacına ulaşıyor ve ABD savaşa giriyor. Şeytani zekaya sahip Hitler, Kavgam isimli kitabında İngiliz ve ABD propagandasına yenildiklerine işaret ederek, bu açığı kapatmak için kolları sıvıyor. Sonrasını herkes biliyor; Hitler ve Goebbels propagandayı dünyadaki en güçlü silahlardan biri haline getiriyor. Goebbels, Alman ulusunu, kendilerinden olmayan “aşağı” ulusları öldürmeye ikna eden mekanizmayı kurarak bütün dünyayı felakete sürükleyen savaşı başlatıyor.

Halkla ilişkiler endüstrisi işte tam bu noktada doğuyor. Ancak kapitalist üretim biçimi ve markalar ortaya çıkınca halkla ilişkiler uzmanları markaları anlatmaya başlıyor. Bu noktadan sonra halkla ilişkiler ile propaganda arasındaki farklar ortaya çıkıyor. Bu ikisi arasında çok temel iki fark var:

Birincisi; iletişim (burada halkla ilişkiler olarak anlamalıyız), iki yönlü bir süreç. Hedef kitlenizi dinliyorsunuz, gönderdiğiniz mesajın geri bildirimlerini alıyorsunuz, ürünlerinizi, hizmetlerinizi, üretim süreçlerinizi tüketiciden (halktan) gelen geri bildirime göre değiştiriyorsunuz. İkincisi; olmayan bir şeyleri değil, var olanı anlatmaya çalışıyorsunuz. Propaganda ise tek yönlü bir sesleniş. Burada doğru veya yalan mesajlarınızı iletir ve geri bildirimlerle kendinizi değiştirmezsiniz.

Şunu hatırlamakta yarar var: Halkla ilişkiler sizi zayıf gösterecek bir elbise değil, sizi zayıflatmaya yönelik bir disiplindir.

Ergun Gümrah / İDA Yönetim Kurulu Üyesi

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Mayıs 2013 sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.