PR, halkla ilişkiler, iletişim danışmanlığı

Türkiye’de üç isimle anılan belki de tek meslek bizim…

Üyelerimiz arasında kendisini bu üç tanımdan birini seçerek ifade edenler var. Peki niçin? Mesleğimiz yaklaşık bir asır önce Amerika Birleşik Devletleri’nde ilk profesyonel hizmetini vermeye başlamış ve Public Relations kavramıyla tanımlanmış. Günümüzdeki kısaltılmış karşılığı ile PR… Hedefin doğrudan tüketici olduğu ve bu hedefe ulaşmak için medyada haber olmaya odaklanan bir başlangıç bu…

Türkiye’de yaklaşık yarım asır önce profesyonel kimlik kazanmaya başlayan mesleğimiz, orijinal adından yapılan çeviriyle “Halkla İlişkiler” olarak tanımlanıyor.

İletişim araçları giderek çoğalıp çeşitleniyor. İletişim bombardımanı akıl almaz boyutlara ulaşıyor ve kurumlar “itibar” kavramının ölçülebilir etkileriyle tanışıyor! Networking’e dayalı “ilişki” yönetimi amaçtan araca dönüşüyor ve iletişim stratejik önem kazanmaya başlıyor. Bu dönemde mesleğin tanımına yeni bir kavram daha katıldı: Communication Consultancy. Türkçe karşılığı ile İletişim Danışmanlığı…

Günümüzde dijital devrim yaşam biçimimizi baştan sona yeniden şekillendiriyor, satın alma kararlarımızdan alışveriş alışkanlıklarımıza, eğlenceden sosyalleşmeye kadar her alanda yeni bir çağa girdik artık. Tüm iletişim disiplinleri iç içe geçmeye başladı. Bugünün dünyasında, Türkçe karşılığı ile “Halk” ya da orijinal karşılığı ile “Public” olarak “kısıtlanan” hedef kitle, meslek tanımımızda bu kadar baskın mı yer almalı? Ya da “ilişki” kavramı, entelektüel birikim, içerik, strateji ve çok yönlü yaratıcılıkla hedefe ulaşan “iletişim” mesleği için sadece sıradan bir araca dönüşmüşken, mesleki tanımımızdaki “baskın” yeri hak ettiğinden fazla değil mi? Başlattığım bu soruya yanıt arayışı olarak şimdilik iki öneri sunuyorum : “Communication” ya da “Communication Management” … Ne dersiniz?

Figen İsbir
İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) Yönetim Kurulu Başkanı
[email protected]

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.