Pandemi: İş geliştirme fırsatı

2010 yılından itibaren büyük bir ivme ile büyüyen ve genişleyen etkinlik sektörü ve deneyimsel pazarlama aktiviteleri, 2020 Mart’ında COVID-19 yüzünden şu an durma hatta tükenme noktasına geldi.

Peki, koronavirüs hiç olmasaydı ve etkinlik sektörü rutinine devam etseydi, 2020’de ne gibi geliştirmeler yapması lazım(dı)?

Etkinlik pazarlaması yapan ajanslar etkinlikten önce, etkinliği duyurmak, katılımcı sağlamak için eski ve yorgun tekniklerle devam etmenin bir işe yaramadığını anladı. Bu çalışma insanları etkinlik alanına getirmeye yardımcı olsa da, sürecin etkisinin etkinlikten sonra devam etmediğini gördü.

Pazarlamada basit bir prensip vardır. Görülmeyen veya duyulmayan şeyler kısa sürede unutulur. Etkinlik pazarlamasına geleneksel yaklaşımı uyguladığınızda, katılımcılarınız sizi yalnızca pazarlama mesajlarınızı ilettiğinizde hatırlar, sonrasında kaybolursunuz. Katılımcıların markanızı hatırlamaları için gerçek bir nedeni yoktur. Onların dikkatini çekmek için yarışan birçok olaydan sadece birisiniz; onların gelen posta kutularının, whatsapp mesajlarının veya haftalık okuma listelerinin bir parçası değilsiniz. Diğer bir deyişle, katılımcılarınızla bir ilişkiniz yok. Ve bir ilişki olmadan, gerçek bir marka bağlılığınız olmaz.

Peki, etkinliklerimize doğru hedef kitleyi getirmek ve kalıcı bir iletişim kurmak için ne yapmalıyız?

Katılımcılarınızın yaşam tarzına göre içerik geliştirmek önemlidir. Aynı zevkleri, hobileri ve hedefleri paylaşan insanların buluştuğu etkinlikler. Yani, etkinliğiniz bir yaşam tarzı kararının bir parçasıdır. Araba test sürüşü odaklı bir etkinlik gibi bir şey düşünün. Bir katılımcıysanız, oraya sadece araba kullanmak için gitmezsiniz; oraya gidiyorsunuz çünkü kendinizi belirli bir yaşam tarzıyla tanımlıyorsunuz.

Özetle, 2020’de, etkinliklerimize devam edebilseydik, etkinliği duyurmak için klasik yöntemlerden vazgeçip uzun zamana yayılmış planlama yapmamız gerekecekti.

Sadece sosyal medya postları ile değil, dataya dayalı pazarlama ile de etkinlikleri duyurmaya ve katılımcı sayısından ziyade katılımcı niteliğine önem vererek butik ancak etkisi sürekli olacak etkinlikler planlamamız gerekecekti.

Darısı 2021’e….

 

Murat Esen

DPİD Üyesi

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 108. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.