Ortalama, çoğunluk değildir

Dave Trott, ABD Hava Kuvvetleri’nin yaşadığı sorundan yola çıkarak ortalamanın çoğunluğu temsil etmediğini ve bunun pazarlama dünyasında da yanılgıya yol açtığını savunuyor.

Okulda bana “üçüncü dünya”da ortalama yaşam süresinin 35 yıl olduğu söylendi.

Doğal olarak çoğu insanın 35 yaşında öldüğünü düşündüm.

Yıllar sonra bunun doğru olmadığını anladım.

En çok bebek ölümleri görülüyordu, çocuklar 5 yaşından önce ölüyordu.

Büyürlerse, bazılarının 70 yaşına kadar yaşama şansları vardı.

Yani bazıları bebekken öldü, bazıları 70 yaşında öldü. 

Çoğu insan 35 yaşında ölmese de, ortalamanın 35 olmasının nedeni bu.

Çoğunluğu, ortalamayla karıştırmaya meyilliyiz ancak gerçek dünyada ortalama yoktur.

1952’de ABD Hava Kuvvetleri pervaneli uçaklardan jetlere geçiyordu.

Her şey jetlerde iki kat daha hızlı gerçekleşti, bu yüzden bir pilotun iki kat daha hızlı reaksiyon vermesi gerekiyordu. Sadece bir günde, normalden daha fazla kaza yapmaya başladılar.

Pilotların bu hızlarda yapmaları gereken şeyleri yapabilecek kadar ivedi hareket edemediklerini gördüler. Sorun kokpitlerdi.

Kokpitler hâlâ uçakların çift kanatlı olduğu 1926’da kullanılan ortalama bir boyuta uyacak şekilde tasarlanıyordu. Bir pilotun ortalama bedeninin 30 yılda değişip değişmediğini görmeleri gerekiyordu. Böylece Harvard mezunu bir genç olan Gilbert Daniels’ı anket yapması için görevlendirdiler.

Daniels, 4.063 pilotu ele aldı. Bunların 10 uzvunu ölçüp, ortalamasını aldı: Boy, omuzlar, göğüs, bel, kalçalar, bacaklar, erişim, gövde, boyun, uyluk. Sonra sayıları not aldı ve çoğu pilotun genel ortalamaya uymasını bekliyordu ancak tek bir pilotun bile ortalama olmadığını gördü. Bir kısmı bazı ölçülerde ortalama olabiliyor ancak diğerlerinde olmayabiliyordu. Böyle ortalama pilot diye bir şeyin olmadığı sonucuna vardı.

Şimdi Hava Kuvvetleri’nin bir sorunu vardı, ortalama bir pilot için bir kokpit inşa edemiyorlardı çünkü böyle bir insan yoktu.

Aslında ilk kez Daniels, ortalamanın hiçbir yerde olmadığını fark etti.

“İnsanlar için bir şey tasarlamak söz konusu olduğunda, ortalamanın tamamen işe yaramaz olduğu benim için açıktı” dedi.

Koca bir yanılgıyla pazarlama ve reklam yapıyoruz.

ABD Hava Kuvvetleri’nin sorunu nasıl çözdüğü şu sloganla oldu: ORTALAMAYI YASAKLAYIN, SINIRLARI BOYUTLANDIRIN.

Bunu nasıl yapabildiler? Her bir pilot için bir kokpit tasarlayamazlardı. Hayır yapamazlardı ancak kişinin kendi kokpitini tasarlamasına izin verebilirlerdi.

Bugün kabul ettiğimiz bir şey buldular; ayarlanabilirlik, kişiselleştirme…

Koltuk yüksekliği, diz mesafesi, koltuk açısı, kontrol panelleri kişinin kokpite mükemmel şekilde uyması için ayarlanabilir hale getirildi. Bugün bile arabalarda hafife aldığımız bir şey. Teknolojiyi kişiye göre adapte ettiler ve tabii ki işe yaradı.

Einstein bile ortalama bir insanın var olmadığını biliyordu. Dedi ki: “Herkes bir dâhidir ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir.” 

Yazar

Dave Trott

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 112. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.