Olağanüstü günler yaşıyoruz…

Olağanüstü günler yaşıyoruz…

Tüm sektörler gibi reklam sektörü de gündeme uygun şekilde adapte olmak için elinden geleni yapıyor. Hatta çoktan adapte olduk bile diyebiliriz. Evde kalın uyarılarından çok önce birçok ajans evden çalışmaya, markalarına iletişim planlarına uygun şekilde daha pratik çözümler üretmeye başlamıştı. Unutmamamız gereken çok önemli bir şey var: Biz zorluklarla başa çıkmayı çok iyi biliyoruz. Özellikle Türkiye reklam ve pazarlama iletişimi sektörü olarak düşündüğümüzde, ne diğer sektörlerin ne de diğer ülkelerin alışkın olmadığı bir pratiğe sahibiz. Zor zamanlarda kenetlenmeyi biliyoruz. Sektörümüzün minimum etkiyle bu dönemin üstesinden geleceğine eminim. Hem reklamverenlerin aldığı hızlı aksiyonlar hem de ajansların hızlı çözümleri ile bu durumdaki en doğru adımların kısa zamanda atılmaya başlandığını
söylemeliyiz. Koronavirüs salgını daha önce defalarca atlattığımız sıkıntılı dönemlerden farklılıklar içerse de, geçmiş tecrübelerimiz sektörümüzü dinamik tutuyor. Kısa vadede bir durağanlık olsa da, uzun vadede kazananlar bu dönemde iletişimde kalanlar, güne adapte olanlar ve yaratıcılık performans dengesini doğru kuranlar olacak.

Biraz dünyadan da örnek vermek gerekirse, WARC’un yaptığı birçok araştırma var. Örneğin Covid-19 etkisini en yüksek gören ülke olan Çin’deki tüketicilerin %83’ü markaların onlarla konuşmaya devam etmesini tercih ettiğini söylüyor. Veya Amerika’daki 4A’nın (American Association of
Advertising Agencies) gerçekleştirdiği bir araştırma yine tüketicilerin %85’inin pandemi sırasında markaların iletişim yapmalarını, konuya özellikle değinmelerini beklediğini söylüyor. WFA’in (World Federation of Advertisers) yayınladığı bir rapora göre de, bu süreçte uluslararası şirketlerin %81’i kampanyalarını ertelemiş veya durdurmuş, ancak %79’u yeni iletişim kampanyaları yaratmış.

Bu konu özelinde Türkiye’ye ait bir araştırma henüz yok ama sektörel deneyimlerimizden bahsetmek mümkün. Reklamverenlerimiz de tüketicinin yanında olduğunu hissettirmenin öneminin farkında ve bunun için harekete çoktan geçti. Reklam ve pazarlama iletişimi sektörü olarak, gündemle ilgili farkındalık yaratan, desteğini gösteren, panik
yaratmadan dayanışmayı ön planda tutan iletişimler sürdürüyoruz. Reklamcılar olarak reklamverenlerimizle belki de her zamankinden daha sıkı bir işbirliği içinde, markaların iletişimine yön verme konusundaki uzmanlığımızı ve yol göstericiliğimizi en çok kullanacağımız dönemdeyiz.

Sektör olarak hızlı ve doğru adımlar atıyoruz. Çok çalışacağız, verimli çalışacağız, bu süreçte zorlansak da beraberce üstesinden geleceğiz. Sektörümüzün, Türkiye’nin ve dünyanın mümkün olan en az hasarla bu süreci atlatması en büyük dileğimiz.

RD ile Reklam Üzerine…

Volkan İkiler
Reklamcılar Derneği Başkanı

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 98. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.