Ödül kazanmanın sırrı!

Kristal Elma’nın son gününün ilk oturumunda Concept Kreatif Direktörü Kerem Özküt, Vodafone Marka ve Pazarlama Stratejisi Direktörü Bilge Çiftçi, Havas Worldwide Kreatif Direktörü Ergin Binyıldız, Y&R Team Red Kreatif Direktörü Ayşe Aydın ve Y&R CEO’su Arzu Ünal, Cannes’da Grand Prix kazanan “Kırmızı Işık” uygulamasını konuştular ve “Büyük Ödüle Götüren Bir Ekosistem Nasıl Kurulur?” sorusunun yanıtını verdiler.

 

Bilge Çiftçi

–        Cannes’da daha önce Grand Prix alan işlere baktığımda, “Bunlar kadar güzel işler yapıyoruz biz de” demiştim içimden. Bu şekilde yola çıkmıştık.

–        Grand Prix’nin alınmasında birkaç faktör var: Öncelikle her iki taraf bu ödülü almak istediğimizi sesli olarak dile getirdik. İkincisi bu ödülü gerçek bir ihtiyaca yönelik yaratıcı bir fikirle almak istiyorduk, bunu da başardık.

–        Mobil teknolojiler hayatlarımızı ummadığımız kadar kolaylaştırmaya başladı. Türkiye’nin de kanayan bir yarası var: Kadına şiddet. Bu duruma karşı bir aplikasyon geliştirmek istedik. Şiddete uğrayan kadının sadece telefonunu sallayarak bulunduğu yeri bildiren bir aplikasyon. Şu ana kadar da 285 bin kişi indirdi.

–        Grand Prix iştahımızı artırdı. En az “Kırmızı Işık” kadar akıllı, ihtiyaca yönelik yeni projeler üretmek istiyoruz. Bir Aslan’ımız oldu bir sürü Aslan’ımız neden olmasın?

 

Ayşe Aydın

–        “Kırmızı Işık” ile Cannes’da ilk sene shortlist’e dahi giremedik. Ama biz bu işle ödül almak istiyorduk. Yeni fikirler ekleyip, bunu bir devam kampanyasına çevirdik. Bu esnada ekip olarak çok şey öğrendik. Cannes’da case yapmak bambaşka bir şeymiş. Kategorileri adeta kursa gider gibi öğrendik. Ve ikinci sene çok daha sabırlı, ayakları yere basan bir kampanya yarattık.

–        Bizim avantajımız ajans olarak Vodafone’la evli olmamız. Birbirimizden başka kimse bize yar olmuyor. Vodafone’un desteği olmasaydı biz böyle bir işi yapamazdık. Zaten bizde bu tip işlerin çok yapılamamasının nedeni ajansların müşterilerden yeterli desteği alamaması. Yaratıcıların kendilerini güvende hissetmesi lazım.

–        “Aslan ajans” olmak için elbette çok çalışmalısınız. Bundan sonra da iyi bir takipçi olmanız ve birbirine bağlı bir ekibinizin olması gerekiyor.

 

Arzu Ünal 

–        Günümüzde entegre işleri mobil teknolojiler sağlıyor. Bu süreç biz yöneticileri teknolojiden anlar, teknolojiden anlayanları da yaratıcı bir hale getiriyor.

–        Mobil teknolojileri transformatif işler için kullanmak Cannes’ın en trend olayı konumunda.

–        Bizim işimiz önce shortlist’e kalmamıştı ama Grand Prix’yi aldı. İşinizin arkasında sağlam durunca, böyle oluyor.

 

Kerem Özkut 

–        Cannes, Eurovision gibi milliyetçi olmanız gereken bir organizasyon. Bu alınan Grand Prix’nin ülkeye katkısı o kadar büyük olacak ki, önümüzdeki yıllarda bu daha iyi görülecek.

–        Dünyada tutan işlere bakıp bir iş yapmak samimi olmuyor. Türkiye’de çalışan, değer gören işler, dünyada da görüyor. Kırmızı Işık da bunun en iyi örneklerinden oldu.

–        Karşılıklı güven, cesaret ve yılmama çok önemli. Ama her zaman sorumluluk müşteride olmuyor, ajansların da biraz “direnişçi” olması gerek.

 

Ergin Binyıldız

–        Beş sene önce “bu reklam mı?” dediğimiz şeyler şimdi çok kıymet kazanmış durumda

–        Müşteri tarafında en önemli şey başkasının fikrine heyecanlanıp onu sahiplenebilmek. Eğer “ben bu işe ne katabilirim” diye düşünülürse, aşmanız gereken birçok engel ortadan kalkıyor.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.