Mutluluk sürdürülebilir mi?

Uzman Klinik Psikolog Berceste Şeber, mutluluğun genel anlamda tanımını yaparken bunu sürdürülebilir kılmak için kişiselleştirilebilir yollar öneriyor. 

Duygular hepimizin hayatında önemli bir yere sahip. Mutluluk, üzüntü, öfke, kaygı ve pişmanlık en yoğun olarak yaşadığımız duygular arasında. Fakat yoğunluklu olarak hepimiz hayatta mutluluk arayışı içerisindeyiz. Mutluluğu birbirimizden farklı tanımlayıp farklı şekilde sürdürmeye çalışıyor olsak da en nihayetinde hepimiz yüksek seviyede bir mutluluğa ulaşmaya çalışıyoruz.  

Mutluluk, adaptasyonun ve mental sağlığın başlıca kriterlerinden biridir ve daha detaylı baktığımızda 3 farklı unsurdan oluşur; hoşnut eden bir hayat, iyi bir hayat ve anlamlı bir hayat. Hoşnut eden hayat insanların günlük zevklerini ve heyecanlarını içerir. Örneğin; akşamları düzenli olarak yürüyüş yapmak veya bir arkadaşla kahve içmek günlük zevki artırabilir. İyi hayat ise kendi becerilerimizi ve yeteneklerimizi keşfedip onları hayatımıza adapte ederek gerçekleşebilir. Anlamlı hayat ise kendimizi tamamlama hissiyle ilgilidir ve kendi bireysel hayatımızın yanı sıra başka insanlara, dünyaya katkı sağlamamızı içerir. Mutlu insanlar da hayatın bu üç unsurunu sürdürme eğiliminde olanlardır.

Mutluluğun nasıl oluştuğu araştırmalar için en ilgi çekici konulardan biri olmuştur. Yapılan bazı araştırmalara göre; mutluluk %50 genlerden gelir. Ailemizden gelen genlerimiz nasıl hissettiğimiz üzerinde belirli bir rol oynar. Fakat bunun ötesinde mutluluk %40 bizim yaptığımız aktivitelerden ve %10 da hayat koşullarından yani yaşadığımız çevreden, kültürden oluşur. Bu istatistiklerden yola çıkacak olursak aslında kendi mutluluğumuz üzerinde kontrolümüzün olduğu bir gerçek vardır.   

Sürdürülebilir mutluluk; başka insanları, çevreyi veya gelecek jenerasyonu kendi çıkarları için kullanmadan mutluluğun peşinden koşmak olarak tanımlanır. Sürdürülebilir mutluluk daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı ve daha fazla hayat tatmini sunar. Kimimiz sürdürülebilir mutluluk dendiğinde daha negatif olarak adlandırılan üzüntü, öfke, kaygı gibi duyguların hayatımızda olmayacağını düşünürüz. Fakat hayatımız boyunca hiç mutsuz olmadan her an mutlu olacağımıza inanmak gerçek dışı bir beklenti olur. Gerçek dışı beklentiler de motivasyonumuzu düşürmesinin yanı sıra kendimize olan inancımızı kaybettirir. Hepimiz beklentilerimizi daha gerçekçi bir yere çekerek, yani tüm duyguların varlığını kabul ederek mutluluğu daha sürdürülebilir kılmanın, kendi içimizdeki mutluluğu yaratmanın birçok yolu olduğunu keşfedebiliriz.

Peki mutluluğu sürdürmenin yolları nelerdir?

  • Kendimize anlamlı gelen ve bizi besleyen aktiviteler seçmek. Kimi zaman sırf herkes yapıyor diye bazı aktivitelerde bulunmaya çalışırız. Spor yapmak veya yemek yapıp bunları paylaşmak moda olduğu için onlara yöneliriz. Fakat asıl sürdürülebilir olan ve asıl mutluluk hissini veren kendi içsel motivasyonumuzu destekleyen, bizi dışsal hiçbir faktöre bağlı olmadan tatmin eden aktivitelere yönelmektir. Sadece boş zamanı değerlendirmek için kendimize zorunlu tuttuğumuz aktivitelere değil, yapmak için sabırsızlandığımız ve yaparken anda kaldığımızı hissettiğimiz aktivitelere yönelmeye ihtiyacımız var. Bu kimimiz için resim yapmak iken kimimiz için yüzmek olabilir.
  • Akış deneyimlerimizi artırmak. Mindfulness yani bilinçli farkındalık son dönemlerde en popüler olarak görülen konulardan biri. Mindfulness (bilinçli farkındalık) ‘şimdiki an’a kabullenici ve yargılayıcı olmayan bir tavırla dikkat etmek, ‘şu an’da olmak olarak tanımlanır. Hepimizin hayatın koşuşturması, hız ve değişim içinde yaşadığımız bu dünyada anda kalmaya ve akış deneyimlerimizi artırmaya ihtiyacı var. Akış deneyimini laptop başında çalışırken de, arkadaşlarımızla vakit geçirirken de spor yaparken de yaşayabiliriz. Bize bu konuda yardım edebilecek şeylerin en başında meditasyon geliyor. Meditasyonu hayatımıza sokmak ve çok az olsa da meditasyona belirli bir zaman ayırmak anda kalmanın tadına varmamıza yardımcı olur. Öz şefkat egzersizleri buna bir örnek olabilir.
  • Kendimize hedefler oluşturmak. Hayatta çoğumuz kendimize hedefler koymayı çok severiz. Fakat bu hedefler genellikle bir işe girmek, ev almak gibi sonuç odaklı olur. Mutluluğun sürdürülebilirliğine en büyük katkı sağlayan şeylerden biri ise süreç hedeflerini ve ara hedefleri hayatımıza sokmaktır. Bu hedefler sayesinde hem kontrol hissimiz hem de motivasyon seviyemiz artar. Kilo vermek veya araba almak gibi hedeflerin yanı sıra aynı zamanda yeni bir şey öğrenmek veya yeni bir şeyler katmak üzerine kendi varoluşumuza anlam veren hedeflere yönelmeye de ihtiyacımız var.
  • Her duygunun bize ait olduğunu kabul etmek. Hayatımızda zaman zaman birçok iniş ve çıkış yaşarız. Kimi zaman çok öfkelenirken kimi zaman çok kaygılanırız. Bazen de büyük pişmanlıklar veya büyük üzüntüler yaşarız. Genelde mutluluk bizler için pozitif ve istenen bir duygu iken üzüntü, pişmanlık ve kaygı bizden uzak dursun isteriz. Ama mutluluğu sürdürmek ve mutluluğun değerini fark edebilmek için en çok da pozitif veya negatif tüm duyguların bize ait olduğunun bilincinde olmaya, her duyguya alan açmaya ihtiyacımız vardır. Zaman zaman mutluluk dışındaki duyguları hissetmek, mutsuzluğu sürdüremeyeceğimiz anlamına gelmez. Aksine tüm duygular bizi biz yapanlardır. Önemli olan mutluluğu sürdürebilmenin yollarını keşfetmek ve kendi mutluluk yolculuğumuzun keşfine çıkmaktır.
  • Sosyal ilişkilerimize yatırım yapmak. Araştırmalara göre güçlü sosyal bağı olan insanların düşük sosyal bağı olan insanlara göre daha mutlu olduğu ve hayattan daha çok tatmin olduğu bulunmuştur. Aileyle, arkadaşla, sevgiliyle veya eş ile fark etmeksizin insanlarla bağ kurmak, paylaşmak, destek olmak, onları dinlemek, onlar tarafından dinlenmek mutluluğu artırır. İlişkilere yatırım kelimelerle ve aksiyonlarla yapılabilir ve zaman içerisinde yaptığımız yatırımlar, ilişkilerimizin güçlenmesine ve bizim en büyük temel ihtiyaçlarımızdan biri olan bağ kurmayı gidererek mutlu olmamıza katkı sağlar.

Bu maddeler birer formül değil. Hepimizin kendine uyduğu şekilde veya içselleştirdiği şekilde uygulanabilecek maddeler. Çünkü herkesin mutluluk tanımının farklı olması gibi herkesin kendi mutluluğunu inşa etmesi ve sürdürmesi de farklı yollardan olabilir. Önemli olan kendi ihtiyaçlarımıza alan tanımak, ihtiyaçlarımızın sesini duymak ve kendi mutluluğumuzu sürdürme yolculuğuna çıkmaktır.

Berceste Şeber

Uzman Klinik Psikolog, Elpis Psikolojik Danışmanlık

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 110. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.