Müşterilere ulaşmanın yeni bir yolu var mı?

FairPrice Group Stratejik Pazarlama ve Omnichannel Direktörü Vivek Kumar, perakende medya network’lerinin “hızlı yükselişini” ve bu dönüşümde müşteri katılımını nasıl sağlayabileceklerini tartışıyor.

Perakende medya network’leri, pandeminin etkilerinden kurtulmaya çalışırken 2021’de reklamverenler için önemli bir trend ve büyük bir fırsat olarak ortaya çıktı. Temel olarak perakende medya network’leri, perakendecilerin dijital ve fiziksel konumlarını diğer reklamverenler için erişilebilir hale getirmek için var. Bu kavram, birkaç yıldan beri var fakat çoğu marka doğru teknolojiye ve fırsattan en iyi şekilde yararlanmak için uygun zihniyete sahip oldukları noktaya yeni geliyor.

Şu anda markaları, perakende medyaya çeken çeşitli faktörler var. Müşteriye çevrim içi olarak daha yakın olmanın faydalarının yanı sıra, perakende medyası marka için tamamen güvenli bir ortam sunuyor ve reklamverenlere, üçüncü taraf çerezlerle ilgili sorunları ortadan kaldırma amacıyla perakendecinin birinci taraf verilerine erişim sağlıyor.

Dahası, perakende medya ile harcamalar yakından izlenebilir ve farkındalıktan değişime kadar tüketici yolculuğunun herhangi bir aşamasında etkili marka mesajlarını iletmek için farklı dönemlere yayılabilir. Satın alma yolculuğunun aşamalarını (farkındalık, değerlendirme, ön satın alma ve satın alma) düşünürseniz, genellikle “değerlendirme” ve “satın alma öncesi” aşamalarına yeterli yatırım yapılmadığını gözlemleyebilirsiniz. Artık, bu yolculuğa çok fazla para akıtıldığını görüyoruz.

Üzerinde düşünülmeli

Perakende medya ağlarının bir reklam mecrası olarak hızla yükselişinin bir başka nedeni de etkilerini ölçmenin çok daha kolay hale gelmesi. Criteo’nun yetkilendirildiği Perakende Medya Sektörünün Durumu Araştırması kapsamında; markaların %79’u perakende medyaya yapılan yatırımlar sayesinde ROI/ROAS’ta artış gördüklerini söylüyor. Dijital Raf Enstitüsü araştırması, küresel çok kanallı platformda harcanan her 7 ABD doları için reklamı yapılan ürünlerde mağazada 11 ABD doları harcandığını değerlendiriyor.

Önceden, pazarlamacılar için her zaman kişiselleştirmeye ulaşmada bir erişim sorunu vardı. Dijital medya, kişiselleştirmeyi daha iyi hale getirebilirdi ancak çoğu zaman pazarlamacıların aradığı erişime sahip değildi. Bu arada TV ve radyo gibi çevrim dışı medya da daha fazla erişime sahipti fakat onların da kişiselleştirme seçenekleri yoktu. Perakende medya ile dijital reklamları tüketicinin fiziksel çevresini tanıyacak şekilde uyarlama ve sunma yeteneği, pazarlamacılar için gerçek bir yenilik.

Perakende medyası, reklamverenlere, müşterilerle marka sohbetlerine katılmaları için yeni ve benzersiz bir fırsat sunuyor. Örneğin; yemek ve restoran alanı bu noktada yeterince kullanılmayan önemli noktalar. İlk olarak, tek bir yerde en az 30 dakika kadar oturan zoraki izleyici kitleniz var. Müşterilerin aynı anda birden fazla mesaj bombardımanına tutulduğu karmaşık bir alan değil; zihinler yeni bilgi ve iletişimi almaya açık. Yani müşterilerle “üzerinde düşünme” ve “satın alma öncesi” konuşmaları başlatmak için harika bir yer.

Perakende medya ağlarının marka performansı üzerindeki etkileri artık çok kanallı bir kampanyanın parçası olarak ölçülebilir. Pazarlamacılar, medya harcamalarını daha iyi yönlendirmeye yardımcı olmak için müşterilerin satın alma sürecinde yaptıkları çeşitli yolculuklar üzerinde çalışarak ve bu yolculuklardaki uyuşmazlık noktalarını belirleyerek müşterilerine kusursuz deneyimler sağlamaya çalışmalı.

Vivek Kumar

FairPrice Group Stratejik Pazarlama ve Omnichannel Direktörü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 116. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.