Medya istihbaratında stratejik denge

Teknoloji medyanın yüzünü değiştirdi; online içerik üretiminde patlama oldu. Saniyeler içerisinde yerkürenin her yerinde okunabilir içerikler üretiyoruz.

İşletmeler, kritik kararlarında medya kaynaklarından gelen bilgiye itimat ediyor. Şirketlerin yarısından fazlasının içgörülerinin medya raporlamalarına dayandığı, 2018 AMEC Küresel içgörüleri çalışmasında değerlendirilmişti bu durum.

Medya ölçüm şirketlerinden biri ise tam otomatik çözümlere olan talebin arttığını bildirdi. Makine odaklı çözümler, şirketlerin ihtiyaç duyduğu bilgileri sağlayabilir mi, organizasyonlar titizlikle hazırlanmış gösterişli yönetim panellerinden oluşan fakat çoğunlukla işlevsiz veriler üreten programların ağına mı düşüyor? Medya istihbaratında otomasyon ile küratörlük arasında bir denge kurmanın neden önemli olduğuna bir bakalım.

Teknoloji medyanın yüzünü değiştirdi; online içerik üretiminde patlama oldu. Sosyal medya kanalları aracılığıyla saniyeler içerisinde yerkürenin her köşesinde okunabilir içerikler üretir olduk ancak hız ve miktar mutlaka kalite sağlamaz. Teknolojinin sınırlarını bilmeliyiz; medya parametrelerine uygun bilgiyi işimiz için nasıl kullanacağımızı anlamalıyız.

Bilgisayarlar etiketlenmiş veya kategorize edilmiş verileri doğru ölçer ve izler. Ulusal haber kanalları gibi formal yapıda olan şirketler, iletişimin aranabilir terminoloji ve format parametreleri içinde kalmaya meyilli olduğu yerlerde, otomasyonun tek başına güçlü sonuçlar verdiğini görebilir ancak sizin şirketiniz bugünün diğer şirketleri gibi karmaşık bir veri ağına sahipse bilgisayar tabanlı izleme ve ölçüm tek başına doğruluk veya öngörü sağlamaz. Farklı kuşaklar, topluluklar, milletler, sosyal gruplar ve hatta bireyler, hız ve karmaşıklık gibi kendi ifade biçimlerini, iletişim yöntemlerini geliştirir. Bilgisayar bilimi işte bu duruma yetişmek için mücadele veriyor. Üstelik, duygusallık, alay, mizah, nüans ve hatta iğneleme bile yorumlamayı dramatik bir şekilde etkileyebilir ancak makine bazlı analitik tarafından kayıt altına alınamıyor. 

Hiç kuşkusuz, otomasyon yıllar içinde gelişti ancak bugüne kadarki en iyi en duyarlı sistemler bile %70’in üzerine çıkamadı. Bu, her üç makaleden birinde yanlış raporlama anlamına gelir. Hassas stratejik kararlar, bu doğruluk seviyesinde verilebilir mi ve otomatik olarak oluşturulan çizelgeler çok şeyi hesaba katma eğiliminde olsa da, kendinize şunu sorun: Kuruluşunuz için önemli olan şeyleri ölçüyorlar mı?

Bilgisayar bilimi gelişmeye devam edecek ve bu nitelik ve stratejik anlayış için daha fazla talep uyandırmalıdır. Başarılı medya izleme ve ölçümünün anahtarı, makine ve zihin arasında karma bir yaklaşım tanımlar; bu, doğru karar alabilmeyi ve işlem yapılabilir içgörünün güvenilirliğini sağlar, böylece iş kararlarınız gerçekten önemli olan bilgilere dayanır.

CARMA International Avrupa ve Amerika CEO’su ve AMEC Kurucusu Richard Bagnall

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 89. sayısında yayımlandı.

  

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.