Matrix gerçek olabilir mi?

Tüm teknolojiler suistimale açık. Her zaman karanlık tarafın da olduğunu bilmek gerekiyor. Bilgisayar korsanları da benzer ürünler geliştirerek suç işleme yeteneklerini artırabilir.

İnanması zor ama Matrix’in ilk gösteriminin üzerinden 20 yıl geçti. Muhtemelen, filmin en akılcı sahnelerinden biri Neo’nun (Keanu Reeves) makinaya bağlanarak savaş sanatlarını öğrenmesi ve uyandığında: “Kungfu biliyorum.” demesiydi.

Öyle görünüyor ki bu fantastik teknoloji artık yalnızca filmlerde görebileceğimiz bir hayal değil. Gerçek olmaya çok yakın bir düşünce.

Geçen hafta, AKQA’nın Neuromuscle adında yapay zeka destekli bir prototip üzerinde çalıştığını öğrendik. Yapay kol ve eller insanlar üzerinde deneniyor.

Yapay zeka destekli uzuvlar 1979’dan kalma orijinal Arcade Asteroids oyununu oynadı. AI sayesinde oyunu nasıl mükemmel oynayacağını öğrendi. Benzer mantıkla, yapay zeka satranç ve go gibi kompleks oyunları da oynamayı öğreniyor. Ancak, saatler, günler veya aylarca tekrarlanan kullanım sonrasında kas hafızanız, AI tarafından yaratılan gelişmiş motor becerilerini kullanmanıza izin verirse ne olur?

Amerikalı hoparlör üreticisi Halo elektrik akımlarını kullanarak beynin plastisitesini simüle edebileceğini düşünüyor. Bu yolla nöronların arasındaki bağlar güçlenebilir. Yalın bir ifadeyle  öğrenmek istediklerimizi hızlı kavrayacağız. Halo yapay zeka kullanımı yoluyla daha hızlı piyano öğrenme gibi söylemleri kendi pazarlama literatürüne de soktu.

Kelimenin tam anlamıyla bir koltuğa oturup kungfu öğrenerek kalkar mıyız bilmiyorum ama kas hafızasını bu denli geliştiren ürünlerin eğitim, sağlık ve spor endüstrisine pozitif etkileri var.

Hayal edin, insanlar hastalık, kaza ya da yaş ilerlemesi sonucu yapamadıkları bir çok aktiviteyi yapabilir hale gelecekler.

Pazarlamacılar için anahtar nokta Serena Willimas kadar güçlü ve doğru tenis oynayan ya da Jimi Hendrix kadar eşsiz bir şekilde gitar çalan bu gelişmiş insan yeteneklerinden topluma zarar vermeden yararlanmanın yolunu bulmak olacak.

Tüm teknolojiler suistimale açık. Her zaman karanlık tarafın da olduğunu bilmek gerekiyor. Hırsızlar ve bilgisayar korsanları da benzer ürünler geliştirerek suç işleme hızlarını, yeteneklerini artırabilir. Fakat hırsızların ya da hackerların oluşturduğundan çok daha büyük temel regülasyon problemlerimiz var; Steroidlere benzer yeni bir performans geliştirme modeli geliştiriyor olabilir miyiz? Servet sahibi ve imtiyazlı kişilerin güçlerini kullanarak üstün fiziksel ve teknik özellikler elde edecek yeni ekipmanlar almasının ve büyük zorluklarla bir yerlere gelen insanların önünü kesmesinin farklı bir yolunu mu açıyoruz?

Milletvekillerinin de teknoloji şirketlerinin oluşturduğu yalan haber ve dezenformasyonla ilgili hazırladığı çarpıcı raporda benzer bir soru üzerinden çıkarımlar yapılıyor: “Şirketlerin hızlı hareket et ve bir şeyleri kır kültürü genellikle izin istemek yerine özür dilemeyi öğütlüyor.” deniyor.

Liberal değerler üzerine kurulmuş serbest piyasa ekonomisini  çok iyi bilen bu kültür, fiziksel yeteneklerimizi radikal bir şekilde değiştirebilecek ve insanın gerçek sınırlarının ne olduğunu test edebilecek teknolojiye vardığımızda son bulması gerekir. Neuromuscle ve halo gibi ürünler, bahsedilen kültürü destekliyor; insanların hızlı hareket etmelerine ve bir şeylere kırmalarına izin veriyor.

Campaign Global Teknoloji Editörü

Omar Oakes

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 87. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.