Markalar ve Facebook üzerine

Bir insan, Facebook’ta bir markanın niye hayranı olsun ki?

Bu soru bana son iki senede sıkça soruldu. Aslında öncelikli motivasyon basit: Kampanyalara katılıp bedavaya 3-5 bir şey kapmak aslında. Bununla ilgili yayınlanan en güncel infografiği inceleyip (infografiği yazının sonunda bulabilirsiniz) yorumlamak istersek;

Markaların Facebook’ta takip edilmesindeki başlıca motivasyonlar:

1- Kampanyalar

2- Alışveriş (bu Türkiye’de pek geçerli değil ancak yeni ürün tanıtımları yoluyla offline’daki veya private shopping’deki alışveriş diyebiliriz)

3- Markaların düzenleyeceği etkinlikler

4- Markalara şikayetlerini, isteklerini ulaştırma

Aslında dördüncü maddeyi Türkiye için ikinci sıraya alabiliriz. Çünkü Türk halkı olarak duygularımızı bildiğiniz üzere üstlerde yaşarız. Bir markayı seviyorsak en üstlere çıkarırız, yeriyorsak da yerin dibine batırabiliriz.

* Ürünlerin en çok paylaşıldığı ağ; Facebook. Şayet Facebook ile Pinterest’in kullanım yoğunluğu eşit olsaydı yapısı itibarıyla Pinterest, ürün paylaşımında Facebook’u geçebilirdi.

* Peki kullanıcıların Facebook’ta birden fazla markayı takip etme oranları nedir?

%52’si 2-5 markayı,

%35’i 5-10 markayı,

%13’ü 10’dan fazla markayı takip ediyor. Bu %13’lük dilime kampanya canavarı dediğimiz, kendini sadece sosyal ağlardan, web kampanyalarından ürün kazanmaya adamış kişileri de dahil edebiliriz.

* F-ticaret şu an emekleme aşamasında ama 4 kişiden 1’i markaların Facebook sayfalarından ürün satın alıyor. Bunu Türkiye için söyleyemeyiz. Türkiye’de henüz bunun için bir motivasyon bile yok. Bunlar hep F-Credits’in gecikmesi yüzünden. 

* Tüm satışların %90’ı sosyal medya etkisine tâbi. Sadece büyük şehirleri değil tüm Türkiye’yi düşündüğümüzde bu oran belki bu topraklar için fazla olabilir ama elbette artık bir ürün alırken sosyal ağlara danışmamak, forumlardan bilgi alışverişi yapmamak çok mantıksız geliyor. Ki ben bunu forum.donanımhaber.com üzerinden 2005’ten beri yapıyorum.

* Amaçlanan temel satış döngüsü sosyal ağlardan nasıl gerçekleşiyor?

1- Marka içeriğini girer, ürünü öne çıkartır.

2- Markanın hayranları, takipçileri bunu görür paylaşır.

3- İlgilenen kişiler tıklayarak siteye veya ürün uygulamasına gider.

4- Sitenin trafiği artar, satışlar gerçekleşir.

Ayrıca Facebook Retargeting ile sitenizde gezen fakat satın alma yapmadan Facebook’a yönelen hedef kitlenizi tekrar yakalama şansı da yakalayabilirsiniz.

Bu teoride olan fakat Türkiye için pratikte çok gerçekleşmeyen bir olay. Ki zaten Facebook’un en çok eleştirilen yönü de satın alma davranışı yaratamayıp kendi içerisinde satışa dönüştürememesidir.  Örneğin Sony notebook alacak kişi Google’a girer, siteleri araştırır ama gelip Facebook’tan Sony Notebook araştırayım, satın alayım demez. Google satış yaptırır, Facebook daha uzun vadede ama daha kalıcı ilişkiler kurmanızı sağlar. Müşterilerle sizi yakınlaştırır. Kim bilir, ileride entegre bir şekilde satış imkanı da olur. Sonuçta hedef kitlesi sosyal ağlarda olan her marka da sosyal ağlarda yer almalıdır. İşin özeti budur.

* Yine grafiğe göre 1 milyondan fazla site Facebook widget’larıyla geliştirildi. Keşke daha fazlası olsa. Çünkü olması gereken bu. Olması gereken web sitesi ile sosyal ağları konuşturabilmek. Birbirine trafik paslayabilmek.

* Kullanıcıların neredeyse %60’ı beğendiği bir sayfayı arkadaşlarına tavsiye ediyor. Bu Türkiye için kampanyalarla çok doğru orantılı. Çok ekstra bir sayfa yönetimi, içerik girişi söz konusu değilse ve kişinin de özel ilgi alanı değilse Türkiye’de bir sayfanın tavsiye edilmesi için o kişinin en az bir kere somut bir ödül kazanması gerekli.

* Ürünlerini, içeriklerini öne çıkarmak isteyenler için birkaç ipucu ise;

1- Fotoğraf kullanın. Görsellik özellikle Türk insanına yazıdan daha fazla ve daha çabuk işler. Unutmayın, saniyeler içerisinde birçok şeyi tükettiğimiz bir zamanda yaşıyoruz. Kampanyanız vs. yoksa o an, insanların sizin markanıza ayıracak dakikaları da pek yoktur.

2- Düzenli içerik önemli.

3- İlgili, alakalı bir kapak fotoğrafı.

Burada elbette işin tüm detaylarını vermeye yer yetmez ancak genel hatları bu şekilde…

 

Eren Caner  / erencaner.com.tr

—————————————————————————————————

Eren Caner kimdir?

Şu an Galatasaray Üniversitesi’nde Pazarlama İletişimi Yönetimi bölümünde master yapıyor ve mezunu olduğu Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde Sosyal Medyada Marka Yönetimi dersleri veriyor. İş hayatında ve öğretim hayatında “kullanılabilir bilgi’’ vermeye odaklanıyor, farklı verilerle farklı verileri bir araya getirip “akıl yürütmeler” oluşturmayı seviyor, “Keynote” ile sunum yapmaktan zevk alıyor.

Twitter: @erencaner

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.