Last Dance’ten pazarlama dersleri

Leila Fataar, pandemi döneminde tüm dünyanın ilgisini çeken bir içerikten; Last Dance’ten bahsediyor ve pazarlama dünyasının bu belgeselden neler öğrenebileceğini anlatıyor.1990’lar kültürel anlamda en etkileyici dönemlerden biriydi. Güney Afrika sınırlarını aşan ve hızla büyüyen ırkçılık, hip hopun altın çağını yaşaması, basketbolun futboldan daha popüler olması, modada spor giyimin yükselişi… Tam bir rüyaydı…

Last Dance de sadece bir spor belgeseli değil; aynı zamanda marka bilinirliğini inşa ederken eşitlik ve büyüme gibi birbirinden farklı dersleri de içeren kültürel bir dizi.

“Gerçek kültürel sesleri belirleyip onlarla uzun süreli yeni ve cesur işbirlikleri yapmak, çok daha derin bir marka değeri, ün ve nihayetinde sürekli devam eden satışları beraberinde getirir.”

ESPN’ye göre; belgeseli canlı olarak takip eden kişilerin sayısı ortalama 5 ile 6 milyon olarak belirtiliyor. Ayrıca Netflix tarafından yapılan açıklamada Last Dance, Amerika dışında tam 23.8 milyon kişi tarafından izlenmiş.

Benim bu müthiş seriden çıkardığım dersler ise şöyle:

Ders 1: Çeşitlilik başarıyı doğurur

Michael Jordan kesinlikle serinin yıldızı; basketboldaki yetenekleri ona tartışmasız bir şekilde “GOAT” (Greatest Of All Time) unvanını kazandırıyor.

Bence teknik direktör Phil Jackson, çağdaş liderliğin somutlaşmış hali. Takımdaki herkesi anlamayı gerçekten de başarıyor, her birini kendi tarzlarına göre başarıya hazırlıyor. Farklı yetenekleri ve kişilikleri uyumlu bir şekilde bir araya getirip sahaya çıkarıyor.

Ders 2: Doğru zamanlama

Belgesel, tam da ABD’de spor sezonu durduğunda, maçlar iptal edildiğinde yayına girdi. Buna rağmen uluslararası anlamda bir boşluğu doldurdu, spor hayranlarının ilgisini topladı. Özellikle de herkesin evde olduğu dönemde yayına girmesi oldukça iyi bir hamleydi.

İnsanlar kendilerini depresif hissederken, daha önce yayınlanmamış görüntülerle anlatılan dayanıklılık ve azim öyküsü izleyenleri eğlendirdiği gibi aynı zamanda çok daha iyi hissetmelerini sağladı. Last Dance, daha önce basketbolla ya da spor ayakkabı kültürüyle ilgilenmeyen insanların bile nostalji ve biraz entrika ile ilgisini çekmeyi başardı.

Ders 3: İlham oldu

Kültür, yaşamın bir parçası ve gerçekliğin bir yansıması. Jordan ve Chicago Bulls sadece bir basketbol takımı değil, sosyal medya olmayan bir çağda global bir fenomendi.

90’lı yıllarda, bizim gibi olan insanlar kültürlerin, renklerin ve nesillerin ötesinde bir etki yaratmayı başardılar.

Ders 4: Liderlik için zorlu bir yol

Bir markanın o zamanlar “gelişmekte olan” bir spor yıldızına yaptığı uzun vadeli yatırım onun ne kadar ileri görüşlü olduğunun bir kanıtı. Üstelik Nike, Gatorade ya da McDonald’s gibi Jordan’ı bir destekçi olarak kullanmanın ötesine geçip yeni bir ürün yelpazesi yarattı. Ve böylece 80’lerin ortalarında Jordan markası doğmuş oldu.

Gerçek kültürel sesleri belirleyip onlarla uzun süreli yeni ve cesur işbirlikleri yapmak, çok daha derin bir marka değeri, ün ve nihayetinde sürekli devam eden satışları beraberinde getirir. Bu süre boyunca, herhangi bir markanın yaşayabileceği inişler ve çıkışlar Jordan’da görülse de Forbes’a göre 2019’da 1,5 milyar doların üstüne çıkması beklenen Yeezy ile karşılaştırılınca yıllık 3 milyar dolarlık satışlara sahip olduğu ortaya çıkıyor.

Ders 5: Kültür oluşturmak

Jordan bir spor ikonu, bir marka ve bir ürün. Nike ile uzun süreli ortaklığı, kültürel pazarlamada açısından adeta bir ders niteliğinde. Air Jordan, Converse All Star, Vans Old Skool ve Adidas Superstar veya Stan Smith gibi, özellikle arka planda kalan hikayenin, kültür ve toplum üzerindeki etkisini anlayanlar için bir miras niteliğinde. Jordan ve Nike birlikte sporun yanına müziği, eğlenceyi alarak yeni bir kültür, ikon oluşturdular. Ve Jordan ürünü giymenin altında yatan bir söylem olmaya başladı.

Ders 6: Hikaye anlatmak markanın büyümesini de sağlar

İzleyicilere doğru zamanda, doğru kanalda (pandemi sırasında Netflix) ve çekici bir hikaye anlatırsanız, sonuçlarını kısa sürede satış olarak alırsınız. Complex’e göre; Jordan’ın satışları, galadan bu yana StockX’te bir önceki aya göre %40 arttı. Şirket ayrıca, her pazar yayınlanan yeni bölümden sonra Air Jordan sayfalarında ortalama %68 oranında trafik artışı kaydetti.

Leila Fataar

Kurucu, Platform13

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 101. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.