Koronavirüs ile yaşamak

Oliver McAteer, koronavirüs ile iş hayatının nasıl baş edebileceğini, danışmanlık hizmeti veren We Are Rosie Kurucusu Stephanie Nadi Olson’ın tavsiyeleriyle birlikte anlatıyor.

Koronavirüs korkusu; etkinlikler iptal edildikçe, seyahat kısıtlamaları yaşandıkça ve ölümle sonuçlanan vaka sayısı arttıkça daha da yayılıyor. Bu durumda reklam endüstrisi için de sıkıntılar kaçınılmaz oluyor. Ancak markaların ve ajansların, söz konusu iş olunca mutlaka bir çözüm yolu vardır.

We Are Rosie’nin Kurucusu Stephanie Nadi Olson da tam olarak içinde bulunduğumuz durumun altını çizerek uzaktan çalışan bir ekiple, bir işletmenin sıfırdan büyütülebileceğinin vurguluyor.

Olson, işletmelerin We’re Rosie’den çok talep ettiği hizmet olarak da daha esnek bir çalışma şekline geçişini sağlanması olduğunu belirtiyor. Olson böyle bir durumda firmaların öncelikle kültürlerini korumları ve geliştirmeleri gerektiğini, bu konuda neler yapabileceklerini düşünmeleri gerektiğini anlatıyor:

1- Bir işletme olarak temel değerlerinizi kendinize hatırlatın. Bir işi sonuçlandırmak ne kadar önemli olsa da öncelikle yapmanız gereken ekibinizin aynı hedefe doğru ilerlediğinden ve aynı kültürel perspektife sahip olduğundan emin olmak.

Ancak bu şekilde ekibinizi daha iyi tanıyabilir, doğru işi doğru kişiye vererek konumlandırabilir ve zamanla onlara güvenebilirsiniz.

2- İnsanların kendilerini huzursuz hissettiklerini kabul edin. Sanki son üç yıldır siyasi anlamda yaşadıklarımız yetmezmiş gibi herkes şimdi de son derece anlaşılır bir şekilde sevdiklerinin güvenliği konusunda endişeli. Ekibinize endişelerini paylaşacakları bir alan yaratın. Son derece basit bir eylem gibi görünse de, bu tip belirsiz zamanlarda ekibinizin bağını güçlendirebilir.

3- Ekibinizin çoğunun evden çalışma konusunda hevesli olduğunu unutmayın. Flex Jobs’un verilerine göre, insanların %65’i evde çok daha iyi çalıştıklarını düşünüyor. Bir kriz yaşadığınızı ve çalışanlarınızın her zamankinden daha iyi çalışmaya başladıklarını ve kendilerini iyi hissettiklerini düşünün. We Are Rosie’de en çok talep edilen hizmet; uzaktan çalışma esnekliğine sahip olabilmek. Üstelik uzaktan çalışma ile kendilerini göstermek ve parlamak için çok daha istekli olacaklar.

Peki işletme olarak ekiplerinizin uzaktan çalışma sistemine geçişini nasıl sağlarsınız? İşte Olson’ın tavsiyeleri: Kuruluşunuz için kılavuz görevi görecek bir iletişim hiyerarşisi geliştirin. Artık yüz yüze iletişimde olamayacağınız ve çalışanlarınızın kişisel hayatları daha çok gündemlerinde olacağı için uzaktan çalışma sistemine geçmek düşündüğünüz kadar kolay olmayacak. Bu yüzden bir projenin zamanlamasıyla ilgili ekibinizi uyarmak için hangi iletişim yollarını, ne sıklıkta kullanacağınızı düşünün. Sohbet uygulamaları, e-posta, proje yönetimi araçları gibi pek çok seçeneğiniz olduğunu unutmayın.

Sanki son üç yıldır siyasi anlamda yaşadıklarımız yetmezmiş gibi herkes şimdi de son derece anlaşılır bir şekilde sevdiklerinin güvenliği konusunda endişeli. Ekibinize endişelerini paylaşacakları bir alan yaratın.”

Ekibinizin tüm sistemlere ve dosyalara uzaktan erişebilmesini sağlamak için BT ekibinizle çalışın. Uzaktan çalışırken uyulması gereken veri yönetişim politikalarını tekrar gözden geçirin. İşletmenizin, herkesin erişebileceği, tercih edilen bir video konferans platformuna sahip olduğundan emin olun. Bu sayede istediğiniz zaman yüz yüze bağlantıyı sağlayabilirsiniz.

Ayrıca işinizi yürütürken çalışanlarınızın güvende olmasını sağlamak için atmanız gereken adımlar ilk başta korkutucu görünebilir, ancak bunu başarabilirsiniz. Kim bilir, bu çalışma şeklini ileride çok daha cazip bile bulabilirsiniz.

Oliver McAteer
Editor, Campaign US.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 97. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.