Kontrol bizim elimizde olacak

Metaverse’ler ya da üç boyutlu oyun benzeri sosyal dünyalar, artık ismi Web 3.0 olan merkeziyetsiz internetin bir parçasıdır. Bu merkeziyetsiz yeni internette metaverse’ler dışında DeFi (merkeziyetsiz bankacılık) NFT’ler (dijital mülkiyet hakları ve kayıtları) DAO’lar (yeni tür merkeziyetesiz şirketler) da çok yakın geçmişte ortaya çıktı.

Business people browsing the web on a screen

Metaverse, basitçe tarif etmeye çalışırsak, içine yeni tür dijital mülkiyet hakları takılmış sosyal dünyaların genel adıdır. Bunlar oyun içerikli olabileceği gibi, sanal hayat alanlarını da 3D üniversiteleri de içerebilir, evden çıkmadan gidilen üç boyutlu çalışma ofislerini de barındırabilir. Halihazırda gençlerin oynamakta olduğu üç boyutlu oyunlar zaten bu yüksek çözünürlüklü ve kaliteli dijital dünyanın görsel olarak neye benzeyeceği konusunda bize bir referans oluşturuyor.

Eski adıyla Facebook, yeni adıyla Meta şirketi, şu anda hizmet verdiği 2.6 milyar insanı yavaş yavaş bu sanal evrene taşımayı düşünüyor. Sosyal ilişkilerimizi artık iki boyutlu bir web sayfasından değil, içinde üç boyutlu avatarımızla yürüyerek hareket edebildiğimiz, üç boyutlu dijital kampüslere gidebildiğimiz, sanal amfilerde oturup ders izlediğimiz, çok sesli ve sunumlu, zengin görsellikli bir dünyada yaşayacağız. Facebook bu öneri ile bize geliyor ancak çok önemli bir detaya da dikkat etmek gerekiyor: Bir önceki iki boyutlu sosyal web içinde mülkiyet haklarımız bizde değildi, kullanıcılar olarak Facebook’un elinde ve kontrolündeydik. O eski yapıya Web 2.0 deniliyor şimdi ve artık bu durum Web 3.0’da bizim lehimize değişiyor.

Tamamen öyle, kendi ekonomik modelini oluşturmakta olan yeni bir internet çağına giriyoruz, Web 3.0 işte bu yeni modelin ve yeni çağın adı. Bu yeni model, bizi global ekonomik sistemin yeniden tanımlanmasının eşiğine getiren, son yıllarda icat edilmiş yepyeni araçlar içeriyor. Bu araçlar metaverse’ler kadar görünür değil, daha çok duvarların içinden giden kablolar ve borular gibi ancak metaverse’ler yani sanal dünyalar işte bu kabloların ve boruların üzerine inşa edildikleri için yeni ekonomik sistemi görselleştirebilmemiz de bu sanal-sosyal dünyalar sayesinde olacak. Bu yeni araçlar eski merkezi paraların yerine hiçbir merkezi olmayan blok zincirleri üzerinde işleyen kripto paralar yerleştiriyor.

Kripto paralar, metaverse’ler sayesinde gündelik hayatımız içinde çok daha fazla yer almaya başlayacak. Tüm alışverişlerimizi onlarla yapmaya başlayacağız bir kere. Ardından yavaş yavaş bizim mülkiyetimizdeki tüm nesneler, dijital olanlardan başlamak üzere burada, bu üç boyutlu evrenlerde kayda geçirilecek. Yani zamanla sadece sanal varlıklarımız değil gerçek dünyadaki eşyalarımız, mal ve mülkümüz de bu yeni internet tarafından kayıt altına alınacak. Burada önemli bir husus, yeni Web 3.0 internetinin araçlarıyla artık kontrolün bizim, sıradan halkın eline geçmekte olduğudur. 

Ödeme sistemleri de değişecek. Örnekle anlatalım; şu anda internette alışveriş yaptığımızda ödeme adımına geldiğimizde karşımıza gelen 3D Secure sayfasını bize bankalar temin ediyor, ödemeyi onlar tahsil ediyor ancak Web 3.0 dünyaları içinde artık ödemeler, bir blok zincir hesabından diğerine “dijital cüzdan” dediğimiz yazılım araçları ile yapılıyor olacak. Bu durumda siz direkt olarak mağazaya ödemenizi yapacaksınız, oysa şu anda arada bir banka var ve siz ödemenizi mağazaya değil o bankaya yapıyorsunuz. Kısacası, bankaların ve eski paraların (dolar, euro, TL gibi) ortadan kalktığı, yerini kripto varlıkların aldığı yeni bir evrene doğru hızla seyahat ediyoruz.

Cemil Şinasi Türün

Paribu Danışma Kurulu Üyesi

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 118. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.