Keşke Ben Yapsaydım: Hızır Kağan Tülüce

Muse İstanbul Jr. Art Director’ü Hızır Kağan Tülüce, “keşke ben yapsaydım” dediği kampanyayı anlattı.

Hızır Kağan Tülüce                                        Jr. Art Direktör, Muse İstanbul

Bir bedenin içine neler sığar? Hatta bir bedenin içinde kaç duygu aynı anda barınır? 

Acı, aşk, nefret, pişmanlık, umut, mutluluk, heves, hüzün…

Ve tüm bu duygu sirkülasyonunun yanında dayatılan onlarca kalıp var.

 ‘’Otur”, kalk”, ağlama”, bakma”, sorma”, yapma”…

Bir kadının yaşamındaki bariyerler, fiziksel deneyimler ve döngüsüyle olan aşk-nefret ilişkisi hakkında ne yazık ki çoğumuz empati yoksunluğu yaşıyoruz.

Çoğu zaman konuşmaktan bile çekiniyoruz, 4 maymunu oynuyoruz.

Görmedim, duymadım, bilmiyorum, anlamıyorum!”

 ‘’Womb Stories’’ isimli kampanya, bize bir kadının her şeye rağmen içinde yaşatabildiği onlarca hayatı hatırlatıyor. Bu deneyimlerin korkmadan ve daha yüksek sesle konuşulması gerektiğini vurguluyor.

 Kampanya, animasyonla renkli ve güçlü; gerçek hayat sekanslarıyla da net ve duygu yüklü bir dünya yaratıyor. Mesajını açıkça veriyor; Kadın bedenine ve sağlığına sessiz kalmayı bırakın!”

Bodyform, cesur ve gerçek bir dil konuşmaktan çekinmeyen bir marka. 2017deki ‘’Blood Normal’’ kampanyasında mavi sıvıyı kullanmayarak bunu kanıtlamıştı. Bu kampanyada ise tüp bebek tedavisi, endometriozis krampları, menepozal sıcak basması, gebelik süreci, korunma ve ilk regl deneyimi gibi çeşitli rahim hikayelerini, etkileyici bir gerçekçilikle karşımıza çıkarmış.

 Bu kampanyaya rastladıktan sonra bilincimdeki birçok şeyi daha fazla konuşma cesareti buldum içimde. Belki hoşça sohbet ederek, belki de sustuğum kadar haykırarak…

 Mesajını “hissederek” tüm çıplaklığıyla yayan, deneyimlerin konuşulmasında güçlü bir etki yaratan ve bir görsellik harikası olan bu kampanya ‘’keşke ben yapsaydım’’ dediğim işler arasında!

Her şeye rağmen kendisini doyasıya yaşayabilen her kadına hayranlıklarımla…

Künye

Marka: Bodyform

Proje: Womb Stories

Ajans: Abbott Mead Vickers BBDO

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 127. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.