Keşke ben yapsaydım: Cenk Gümüşcüoğlu

Cenk Gümüşcüoğlu / Karbonat – Kurucu Ortağı ve Yaratıcı Yönetmeni

Marka: Dodge, Ajans: Wieden + Kennedy, İş: Dodge Charger “Man’s Last Stand”, Ülke: ABD, Yayın Dönemi: 2010 (Super Bowl)

Reklamcılar olarak bizler de bazı markaları seven, bazılarından nefret eden, reklamlarda gördükleri vaatlerden etkilenip satın alma kararları alan bireyleriz. Bu konuda “sokaktaki adam”dan hiçbir farkımız yok, üstelik kibirli davranıp uyanık geçinmemize rağmen reklamların gazına gelerek de pek çok ürüne ya da hizmete “lovemark” etiketini yapıştırmaya bayılıyoruz.

Benim “keşke ben yapsaydım” diyeceğim reklam, TV’de ya da her nerede bu reklamla karşılaştıysam elimde ne varsa bırakıp koşa koşa o ürünü almaya gideceğim reklamdır. Ticari hedeflerimiz doğrultusunda pek çok başarılı ya da yüksek bütçeli reklamı yapmış olmayı arzu ederiz elbette ama tüketici olarak bizi kalbimizden vuran bir işi yapmış olmayı istemek de madalyonun öbür yüzü…

İzlediğim anda bu açıdan beni en çok etkileyen reklam filmi, 2010’da Super Bowl finallerinde gösterilen Dodge Charger “Man’s Last Stand”dir. Bu filmi her izlediğimde Amerika’da yaşadığımı, elimde tereyağlı patlamış mısır ve kafamda tuttuğum takımın şapkasıyla Super Bowl finallerinde ekrana baktığımı hayal ederim. Bu reklam yayınlandığında patlamış mısırı havaya fırlattığımı, ceketimi alıp (Evde zaten ayakkabıyla oturuyoruz; Amerikalıyız malum) koşarak Dodge showroom’una gittiğimi düşünürüm. Satın alır mıyım bilemem ama deneme sürüşüne çıkacağımdan ve televizyonda gördüğüm motor sesini gerçekten veriyorsa Charger’a gönlümü kaptıracağımdan eminim.

Gerçekten de “içgörü” sözünün sözlük anlamıyla yüzümüze çarptığı nadir açıklıktaki ve yalınlıktaki reklam fikirlerinden biri bu. İlk defa kadın ve erkek ilişkisindeki çatışmalardan bir film yapılmıyor. Bugünlerde eleştirilmeye başlanan hedef kitle kavramının bu filmin ana stratejisi olmasını eleştirmek yersiz olur. Filmin seksist bir yaklaşıma sahip olduğu da söylenebilir. Ancak kadın erkek çatışmasında otomobillerin önemli bir yeri olduğunu da unutmamak gerekir. Zira bu konuyu bu şekilde işlemek maço bir otomobil markasına oldukça yakışıyor.

Prodüksiyondaki yalınlık ve filmin kreşendosu ile uyumlu stratejisi bence ortaya muhteşem bir film çıkarıyor. Kadınlardan tepki görüp neredeyse kendinden çok izlenen bir “spoof” videonun ortaya çıkması da, ortada dikkat çekici ve keskin uçlu bir film olduğunun ispatı.

 

Wieden + Kennedy, 2011 yılında aynı tarzı sürdürüp farklı içgörülerle zenginleştirerek yeni çalışmalar da yapmıştı:

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Mayıs 2013 sayısında yayınlandı.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.