Keşif: Fırat Dövencioğlu

Freelance illüstratör ve diorama sanatçısı Fırat Dövencioğlu , bu sayımızda keşif bölümümüzün konuğu oldu.

Fırat Dövencioğlu                                              Freelance İllüstratör, Diorama Sanatçısı

Fırat Dövencioğlu 1986 yılında doğdu. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü’nden 2009’da mezun oldu. Akademik desene duymadığı ilgiyi illüstrasyon ve çizgi romana gösterdi. Mezun olmaya yakın yağlı boya ve suluboya ile çalışmalar yaptı. 2009-2021 yılları arasında 5’i kişisel toplam 13 sergiye katıldı. Resim,çizgi roman, grafik tasarım, sahne-dekor tasarımı, heykel, gibi farklı disiplinlerde çalışmaları oldu. Güncel olarak ise diorama üzerinde çalışıyor.

 

Burak Becan: İllustrasyona ve diorama yapmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

Fırat Dövencioğlu: Çocukken gazete kağıtlarını hamura dönüştürüp ufak mobilyalar yapardık ailece. Daha sonraları oyun hamurları çıktı. Kötü kokuyor olsalar da hamurlarla daha pratik çalışılabiliyordu. Derken sonrasında lego ile tanıştım. Bina temelli çalışmaları ilk olarak bu aşamada yapmaya başladım. İlkokuldayken ev planları çizerdim. (Bunda, o zaman oynadığım kuş bakışı dos oyunlarının etkisi büyüktür.) Daha sonraları karikatür çizmeye başladım ve arada 3 boyutlu figürlere çalıştım. Karikatürler kısa çizgi hikâyelere dönüştü. Tüm bunların yanında bir süre de illüstrasyonlar yaptım. 2012 yılında yakın bir arkadaşım Moda’da bir atölye kurdu. El yapımı minik objeler, figürler ve kişiye özel tasarımlar yapıyordu. Tüm bunlar bana çok keyifli göründü ve yardım etme amacıyla başladığım işe daha sonra ortak oldum. Derken tüm bu disiplinleri aynı anda çalışabileceğim bir alan olan dioramalarımı yapmaya başladım. Ben 3 boyutlu resimler diyorum. Böylesi daha eğlenceli oldu.

Burak Becan: Maket minyatürlerinizin yapım sürecinden bahseder misiniz? En çok zorlandığınız kısım nedir?

Fırat Dövencioğlu: Muhtemelen daha önce çalışmadığım türde bir işe başlama fikri en zorlayıcı kısım. İlk olarak bir plan çıkartıyorum. Eğer bir mekân yapmaksa hedefim, bir mimar titizliğinde çiziyorum. Sonrası inşa kısmı. Son olarak da en keyifli olan detaylar, süslemeler ve eskitmeler. Önceki senelerde heykeltraş arkadaşlarımın atölyelerinde ve sanayide çalıştım. Malzeme bilgimin çoğunu bu aşamalarda öğrendim bu bilgiler işlerimde epey yardımcı oluyor.

“Kadıköy/Moda’da lokal sanatçı olarak bilinmek güzel. Mahallemdeki ikonik binaların dioramalarını yapmayı seviyorum. Hem yapım aşamasındaki efor hem de sonrasındaki mutluluk heyecan ve gurur verici.”

Burak Becan: En çok ne tür şeyler yapmaktan keyif alıyorsunuz?

Fırat Dövencioğlu: Kadıköy/Moda’da lokal sanatçı olarak bilinmek güzel. Mahallemdeki İkonik binaların dioramalarını yapmayı seviyorum. Hem yapım aşamasındaki efor hem de sonrasındaki mutluluk heyecan ve gurur verici. Gerçek yapıların haricinde kendi hayal ürünüm olan iç ve dış mekân diorama çalışmalarım ise tam olarak istediğim tarzı yansıtıyor. Sosyal medya yoluyla çalışmalarımı globale taşıyabildiğim ve yurt dışından da güzel geri dönüşler aldığım için mutluyum.

 

Burak Becan: Çalışmalarınızda ilham kaynağınız neler oluyor? İlham aldığınız sanatçılar var mı?

Fırat Dövencioğlu: Fırsat buldukça oyun oynuyorum. Oyunlar ilham almamda bana epey yardımcı oluyor ve tabii film izlerken de mekânlara daha farklı bir gözle bakıyorum. Özellikle belli bir tema üzerinde çalışacaksam ilgili belgeselleri izlemekten keyif alıyorum.

Burak Becan: Hedefleriniz ve hayalleriniz neler? Bunların şu an için neresindesiniz?

Fırat Dövencioğlu:10 küsur senedir üzerinde çalıştığım çizgi karakter ‘Rob Defo’ ya doğru hikâyeyi bulmaya çalışırken hikayedeki mekanların modellerini yapma fikri ortaya çıkmıştı. Sahneleri 3 boyutlu olarak istediğim kadrajdan görebilmek çok önemli. Doğru zamanda Rob’ ile ilgili bir film çekmek istiyorum.

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 121. sayısında yayımlanmıştır. 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.