Kaostan doğan yaratıcılık

MediaCom CTO’su Sue Unerman disiplinli ve düzenli bir iş yaşantısı ile yaratıcılık arasındaki bağlantıyı sorguluyor.

Masanız ne kadar düzenli? Benimki sürekli dağınık. Aramızda bulunan düzenseven insanlardan özür dilerim. Dağınık bir ortamda çalışmayı daha kolay buluyorum çünkü düşünmeme yardımcı oluyor.

Bazı kişisel eşyalar var: Aile fotoğrafları, benim için anlamı olan nesneler, Kathryn Jacob’un (Pearl & Dean’ın yönetici) bana hediye ettiği kupa, kalem ve akvaryum balığı gibi görünen bir zımba.

Şirket politikalarında birçok insanın masalarının düzenli olması beklenir. Benim bu konuda seçeneğim olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Uzun zamandan beri dikkat dağıtıcı unsurları azaltmak amacıyla insanların masalarında kişisel eşyalarının olmaması gerektiğine dair şirket görüşleri olduğunu okuyorum. Fotoğraf yok, çocuğunun yaptığı resimler yok, bardaklar yok.

Şahsen bu durum bende işe yaramazdı, özellikle doğum iznimden ilk döndüğümde çocuklarımın fotoğrafları benim için çok önemliydi. Onları çok özlüyordum.

MediaCom Podcast projesinde de konuklara “eviniz yıkılmaya başladığında hangi üç eşyanızı alırsınız” diye bir soru sorduk. Bu soru genellikle insanlar hakkında bizlere çok fazla bilgi verir.

Minimalist konuklarımız bu soruya cevap vermediler. Bu kişiler temiz masa politikasına sahip insanlar. Mesela; Twitter’dan Bruce Daisley işini yaparken tek bir öğeyi düşünmeyen bir insan. Genellikle çok hareketlidir ve konuşmalarında kişisel ve duygusal değeri olan birçok unsura yer verir.

MediaCom’un Genel Müdürü Stephen Allan’ın büyükbabası ikinci dünya savaşı sırasında yahudi mültecileri taşıyan gemideymiş. Yakalanmış ve hapsedilmiş. Serbest kaldıktan sonra gemi ile Lanetli Yolculuk’a katılmış ve ona bir denizci şeridi verilmiş. Bu şerit büyükbabasından babasına, ondan da Allan’a kalmış ve onu yanına almış.

Captify’nin Genel Müdürü, 19 yaşındaki annesi ile Kurt Cobain’in orijinal fotoğrafını saklıyormuş. MediaCom’un İngiltere Genel Müdürü Kate Rowlinson, “Queen Of The Stone Age” performansının posterini almış.

Endüstrinin önemli ismlerinden minimal masa politikasına uymayan örnek daha da çoğaltılabilir. Matthew Syed’in yeni kitabı “Asi Fikirler” de temiz masa politikasının verimli ya da üretken nitelikte olmadığını anlatıyor.

İşyerini bireylere uyacak şekilde ayarlamak aidiyet duygusunu arttıracaktır.”

Exeter Üniversitesi Profesörü Craig Knight, iki grup insanın incelendiği bir deney gerçekleştiriyor. Birinci grupta insanlar temiz ve minimalist bir ortamda çalıştırılıyor. İkinci gruptaki insanların duvarlarında ise bitki ve resimler var. Deney sonucunda ikinci gruptaki insanların %15 daha iyi performans gösterdikleri ortaya çıkıyor. Knight daha sonra deneyine bir grup insan daha ekliyor ve bu insanlardan çalışma alanlarını kişiselleştirmelerini istiyor. Üçüncü grubun verimliliği ise %30 oranında fazla çıkıyor.

Deneyin sonucuyla ilgili olarak Knight şunları söylüyor: “İnsanlara özerklik verin. Çünkü bu özerklik sayesinde insanlar daha iyi bir şeyler bulabiliyorlar.”

Syed ise konu ile ilgili olarak; “İnsanlar sevdikleri mekanları tasarlayabilirler ve alanlarını kendi özelliklerine göre şekillendirebilirler. Bu, küçük bir şey gibi görülebilir ancak çeşitliliği ciddiye alan bir yaklaşım olduğu için bu, aslında düşünüldüğünden çok daha büyük ve etkili bir şey.”

Ofis temizliği daha zor bir hale gelebilir ancak %30 verimlilik artışı buna değer. İşyerini bireylere uyacak şekilde ayarlamak aidiyet duygusunu arttıracaktır.

Sue Unerman
MediaCom CTO’su

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 95. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.