Kahramanlar: Roald Dahl

Reklam dünyasının en iyilerine ilham vermiş olan şahısların incelendiği bu yeni seride, Sunshine’ın Kurucu Ortağı ve CCO’su Al MacCuish, “Yaşamış en iyi hikaye anlatıcı olarak tanımladığı yazar Roald Dahl’ı kaleme aldı.

Yaratıcı endüstri içinde olup da mesaj yerine değeri ön plana çıkaran insanlar için “Dünyadan geçmiş en harika hikaye anlatıcı”dan başka bir ilham kaynağı düşünülemez.

Dennis Kelly ve Tim Minchin’in çektiği Roald Dahl imzalı Matilda’da, dört çocuğun söylediği ve seyircilerin When I Grow Up isimli şarkıya eşlik ettikleri bir an vardı. Şarkı sırasında çocukların yerini yetişkinler alıyor ve şarkının sözleri hiç de garip kaçmıyor. Ansızın ebeveynler sözlerle kendilerini anlatıyorlar ve bir anda çocukluğumuza dönüyoruz. Çocuk olmanın neye benzediğini hatırlıyoruz.

İşte bu Dahl’ın en büyük armağanıydı. O, izleyicilerini yaşamış bütün hikaye anlatıcılardan daha çok hissediyor, onları anlıyor ve saygı duyuyordu. Dahl, onların zihinleri ve kalpleriyle bağlantıya geçmenin yolunu biliyordu. Bir keresinde, “Bir çocuğun dünyasında yaşamanın nasıl bir şey olduğunu hatırlamak istiyorsanız elleriniz ve dizinizin üzerinde çökerek bir hafta boyunca o şekilde yaşayın” demişti. Onun “sesi” anında maceraya kapı açıyordu. O yazar, siz de okuyucu olarak iki kişilik bir çetesiniz ve birazdan bir maceraya hazırlanmaya başlıyorsunuz.

Oğlumun okulunda Dünya Kitap Günü’nde yarım düzine Willy Wonka, dört Matilda, iki çift Twit ve bir Fantastik Bay Tilki gördüm. Üstelik bunlar sadece kostüm giyen ebeveynlerdi. Neredeyse 60 dile çevrilmiş 200 milyonu aşkın kitap, dünyanın en çok sevilen aile filmleri ve en başarılı müzikaller… Roald Dahl gerçekten dünyanın en harika hikaye anlatıcısıydı ve benim de kahramanım.

Dahl’ın dünyaya etkisine bakınca nefesim kesiliyor: Gremlinler, James ve Dev Şeftali, Charlie ve Çikolata Fabrikası, Fantastik Bay Tilki, Dünyanın Galibi Danny, Henry Sugar’ın Harika Hikayesi, Twits, Dev Timsah, BFG ve Matilda… Bunlar sadece aklıma gelen çocuk kitaplarından bazıları.

Chitty Chitty Bang Bang ve Sadece İki Kez Yaşarsınız gibi oyunlarla birlikte pek tanınmayan yetişkin serisi Tales Of The Unexpected ve kendisine hayranlarından gelen binlerce mektuba verilen cevapları da işin içine katınca sürdürülebilir ve sınırsız yaratıcılığın bu adamda olduğuna kanaat getirebilirsiniz.

Ölümünden 25 yıl sonra hikaye anlatıcı olarak gücü ve konuyla ilgili kalması hala takdire şayan. Başrolünde Mark Rylance’ın oynadığı ve Steven Spielberg imzalı BFG, DreamWorks’ün bu yaz hit filmi. Spielberg de etkileyici bir hikaye anlatıcı fakat o bile Dahl’ın bir hikayesini beyaz perdeye taşımak için birkaç yıl harcamak zorunda kaldı.

Dahl’ın torunuyla tanışmak ve onun edebi mirasını sürdürmek için birlikte çalışma şansına sahip oldum. Birkaç yıl önce Great Missenden, Buckinghamshire’daki Gipst House’ta Luke ve büyükannesi Liccy ile yemek yedim. Daha sonra beni ve Mcgarrybowen London’da tasarımdan sorumlu arkadaşım Jim Bletsas’la, bizi Dahl’ın arkadaşı Wally Saunders tarafından yapılan kulübeye götürdüler. Orada BFG’yi yaratmak için ilham aldı. O deneyimi asla unutmayacağım. Demek istediğim, yükselen binaların ve ihtişamın merkezde olduğu bir dünyada sıradan ve ihtişamlı olmayanın zaferiydi bu. Tavanda nikotin dolayısıyla hare hare sarı noktalar vardı, aynı büyükbabamın evinde olduğu gibi. O yapı kışın çok soğuk olur gibi bir hissiyat vardı içimde. Kulübenin içinde dururken gerçek deha için çok fazla bir şeye ihtiyaç olmadığının farkına vardım. Bir kalem, bir kağıt ve biraz da huzur ve sessizlik…

Bütün etkili hikayelerini o ufak kulübede yazmıştı. Hayalgücü ve sağlıklı bir doz olarak iyi niyet ve muziplikle birlikte yüzmilyonlarca insana çok anlam ifade eden hikayeler yarattı.

Hikayelerinin ötesinde Dahl, yaşam tarzıyla da benim kahramanım. Hayatı boyunca birçok trajedi yaşamış olsa da bardağın yarısını her zaman dolu görürdü ve şöyle bir sözü var: “Eğer bir şeyle ilgiliyseniz, bu ne olursa olsun son sürat ona doğru ilerlemelisiniz. Ona iki kolunuzla sarılın, onu sevin ve bunların ötesinde o konuda tutkulu olun. Bir şeye karşı ılık olmak iyi bir şey değildir. Kor gibi alev alev yanmak da iyi değildir. Önemli olan sıcak olup aynı anda da tutkulu olmaktır.

Pazarlama dünyası çözülürken, hikaye anlatım dünyasının önceki dönemlere oranla daha güçlü ve daha ilgili olduğu bir gerçek. Hikayeler, verdikleri mesajlarla değil, yarattığı anlamlarla bir şey ifade ediyor. Haydi, bu konuda ateşli ve tutkulu olun. Roald Dahl olsa bunu onaylardı.

 

Al MacCuish

Sunshine’ın Kurucu Ortağı ve CCO’su

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Ağustos 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.