artwork

Kahramanlar: Oğulcan Arslan

12 ay önce

0

MullenLowe Istanbul Kıdemli Reklam Yazarı Oğulcan Arslan, kahramanın kim?” sorusuna yanıt arıyor: “Kahraman dediğimiz; bize “biri” gibi gelse de “bir şeydir” çoğu zaman.”

Oğulcan Arslan

Kim zaten bir yere kadar öyle değildir ki. Ben de öyleydim. Birilerini, başka başka dönemlerimin kahramanı ilan ettim. Bir filmin başrolünü, bir çizgi romandaki intikamcıyı, iyi bir öğretmeni, başarılı bir yakını, çılgın bir rockstar’ı… Dönemlerin ardışık olmasına rağmen kahramanlar tutarsızdı çoğu zaman. Aynı kişiden bunca farklı tercih çıkıyorsa o tercihlerde mutlaka bir korelasyon vardır. Benimkilerde yoktu. Yok gibiydi! Sonra bir gün dizim kanadı, bir gün arkadaşlarıma küstüm, haksızlığa uğradım bir gün, bir gün kaza oldu, bir gün canım sıkıldı, bir gün bir yolculuğa çıktım, bir gün döndüm bir yolculuktan; bir gün başıma bir şeyler geldi ve ben o gün ben tüm kahramanlarımdan biraz biraz kullandım. Bak işte!

Fırsat verildiğinde insan fark edebilen bir canlıdır. Ben de fark ettim. Hiçbir kahraman, tümüyle kahramanım olmadı. Onları benimsemedim. Onları yalnızca merak ettim. İşte burada bir kahraman doğdu;

Merak! 

Hayatım boyunca beni harekete geçiren, zoraki değil ilgili, istekli, doyumsuz bir öğrenici kılan, bazen bir şeyden her şey bazen de her şeyden bir şey aldıran o bitmek tükenmez merak! Benim için o kadar güçlü bir kahraman ki hayatımdaki her şeye ona borçluyum. “En çok okuyan mı, en çok gezen mi bilir?” sorusuna bile “Merak eden” diyerek cevap veriyorum. Öğrenmek ya da gezmek zorunda olanın değil, merak ettiği yeri gezenin, merak ettiği şeyi okuyanın, merak ettiği insanla sohbet edenin, merak ettiği şarkıyı dinleyenin daha özenli daha kavrayıcı olduğunu biliyorum. Bu yüzden tüm benliğimle durmadan merak ediyorum.

Kim zaten bir yere kadar öyle değildir ki. Ben de öyleydim. Şimdi merak ediyorum. Başladığım yazının sonunu, yeni yayınlanmış bir kitabı, yeni yılın filmlerini, uzaklarda bir adayı, en yakın arkadaşımın nasıl olduğunu, bugünü, yarını… Merak ettikçe özen gösteriyorum, üstünkörü değil ilgili yaklaşıyorum. Özenle davrandıkça da işimde, özel hayatımda karşılığını görüyorum.

Bu kahramana, onu ilgisiz bırakmayacağıma söz veriyorum.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 129. sayısında yayımlandı.