Kahramanlar: Mert Can Demir

Leo Burnett İstanbul copywriter’ı Mert Can Demir, kahramanın kim?” sorusuna yanıt arıyor: “Geçen ekmek almaya giderken deliymişim gibi yargılayan gözlerle beni izleyen yaşlı teyze, bu yazıyı okuyorsan neden öyle hareketler yaptığımın haklı sebeplerini de anlamışsındır!”

Mert Can Demir                                                          Copywriter, Leo Burnett İstanbul

Kahramanlar köşemizde sizi ağırlamak isteriz.” gelen mesaj tam olarak buydu…

Bayram haftası arkadaşlarımla gittiğimiz tatilde, kaldığımız o korkunç, rutubetli, her yanı örümcek ağlarıyla çevrili, pislikten geçilmeyen, adeta şeytanla dans ettiğimiz ev aklıma geldi. Gider gitmez bu evde kalınmaz abi” diyen ilk kişi ben oldum ki daha önce kötü yerlerde kalmışlığım çoktur. Ortamda daha önce benden çok daha kötü yerlerde kalanlar olmuş ki bişi olmaz abi uyuyacağız altı üstü” diye çıkışmalar oldu. Karar demokratik bir şekilde (!) bir gece kalacağız, sonrasına bakacağız” olarak kesinleşti. Eve yerleşip bir an önce çıktık. Denize gittik, gezdik, tozduk akşam da içmeye gittik. Eve gitme saati yaklaşıyordu ama neyse ki sarhoşluğun verdiği o vurdumduymazlık vardı üzerimde. Evin pisliği, korkunç havası ve kaldığımız o 30 dakika içerisinde gördüğüm 15-20 arası kocaman örümceği pek de umursamıyordum artık. Eve geldik, yatmadan film izleyelim dedik. Açtık evin havasına uyan korkunç bir film, onuncu dakikasında ben bayılmışım. Sabah uyandığımda kolumda kocaman bir böcek ısırığı, her yerim pislik içinde, üzerime çektiğim battaniyede 2 tane kocaman örümcek, garip garip sesler ve daha niceleri… 

Tatil bitti, mesai başladı ama o böcek ısırığı izi hala benimleydi. Ara ara ulan acaba örümcek adam falan olacak mıyım” diye düşünmeden edememeye başladım. Gizli gizli değişik el işaretleriyle ağ çıkarmaya çalışmadım, bir yerlere tırmanabiliyor muyum diye denemeler yapmadım desem yalan söylemiş olurum. İz yavaş yavaş yok olmaya benim de aklımdan bu düşünceler kaybolmaya başlamıştı ki kahramanlar köşemizde sizi ağırlamak isteriz” mesajını gördüm.

İnanmazsınız ama bu mesaj bana tatil sonrası ilk hafta 03.54te yine sarhoş olduğum bir akşamın gecesinde gelmişti. Vay arkadaş dedim, daha maske tasarlatacaktım art arkadaşlarıma, ne ara kahraman olduk da bir de dergiler kahraman köşelerinde beni ağırlamak ister oldu? Bütün gece hem içtim hem hangi kahramanlık hikayemi anlatacağım diye düşündüm. Ama bisıkıntı vardı, benim henüz bir kahramanlık hikayem yoktu. Daha ağ bile atamıyordum. O gece yeniden değişik şekillerde ağ atmayı deneyerek uyuyakalmışım. 

Sabah uyandığımda internetten derginin kahramanlar köşesine girip baktım ve bu köşenin süpermanlere batmanlere spidermanlere değil de kahramanın kim” sorusunu cevaplayan, geneli reklamcılardan oluşan insanlara ait olduğunu gördüm.

Yaşadığım bu olayı kalbim kırık, yüreğim buruk bir şekilde anlatmak istedim.

Artık orada burada ağ çıkarma işaretleri denemeyeceğime ve bir yerlere tırmanmaya çalışmayacağıma da söz veriyorum. Geçen ekmek almaya giderken deliymişim gibi yargılayan gözlerle beni izleyen yaşlı teyze, bu yazıyı okuyorsan neden öyle hareketler yaptığımın haklı sebeplerini de anlamışsındır!  

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 126. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.