Kahramanlar: Gökberk Soydan

MullenLowe Istanbul copywriter’ı Gökberk Soydan kahramanın kim?” sorusuna yanıt arıyor: İnsani tüm duyguları hissederek dolu dolu yaşadığım binlerce anım ve o anılar için harcadığım zamanım… İşte benim en büyük kahramanım.”

Gökberk Soydan                            Copywriter, MullenLowe Istanbul

Benim kahramanım bana güzel bir ailenin kucağında başlayarak bu yazıyı yazdığım güne kadar süren bi30 yıl verdi, şimdilik… İlk yarısından birkaç yıl fazlasını sırasıyla çizgi film karakterleri, futbolcular, öğretmenler, rockstarlar, kitap karakterleri gibi birçok farklı insanın kahramanım olduğunu zannederek geçirdim. Sonra bir gün izlediğim The Curious Case of Benjamin Button’ın (bence kitabından daha güzel olan nadir filmlerdendir) ardından insanın en büyük kahramanının da en azılı düşmanının da zaman kavramı olduğuna inandım. Çünkü zaman, bazen en güzel hayalleri gerçekleştiren bir kahraman olsa da bazen de önümüze aniden bıraktığı mutsuzluklarla hem sahip olunan tek şey hem de hiçbir zaman ele geçiremeyeceğimiz bir süper güç. İşte bu yüzden kahramanların insanlar için sadece iyi şeyler” yaptıkları bir dünya yalnızca filmlerde veya kitaplarda gerçek oluyor.

Bu gerçeklikle geçen süre boyunca benim kahramanım elle tutulamaz, gözle görülemez, konuşamaz, beni eğlendiremez, kokusu ve tadı yok diye düşünürsem yanılabilirdim. Kahramanımın bana verdiği şeyi elle tutulur, gözle görülür, tadı ve kokusu olan, konuşan, dinleyen, ağlayan, gülen, susan, bakan birçok şeye dönüştürdüm.

 

Çünkü benim kahramanım, hiç tahmin edemediğim bir gün geldiğinde artık benim kahramanım olmayacak, verdiklerini almaya başlayacaktı. O gün gelene kadar ailemle başlayan, iyi arkadaşların eklendiği, zevk alarak yaptığım bir meslekle devam eden günlerde; insani tüm duyguları hissederek dolu dolu yaşadığım binlerce anım ve o anılar için harcadığım zamanım… İşte benim en büyük kahramanım. 

Kahramanım olan tüm insanlara ve tüm insani duygulara içten bir teşekkür ve sevgilerimle…

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 122. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.