Kahramanlar: Eren Biterge

Kahramanlar: Eren Biterge

Salt İletişim Dijital Sanat Yönetmeni Eren Biterge, hayatı boyunca yoluna çıkan herkesten topladıkları ile kendi kahramanını; kendini yarattığını söylüyor.

Kahramanın kim?

Güzel soru… (Benden söylemesi, sanırım bu kısımdan sonra biraz boş yapacağım.)
Parantez içindeki kısımlar size iç sesimden bildiriyor olacak. Bu yazı boyunca iç sesimi çok duyacaksınız çünkü bu soru hayatımın, aklımın bir köşesinde kalan şeyleri kurcalamama ve iç dünyamı sorgulamama sebep oldu. O sebepten “İç Ses Volume Up”…
Acaba kahraman dediğin kişi ilham aldığın birisi mi olmalı, yoksa hayatına dokunmuş birisi mi? (Aklımda deli sorular)
Ayrıca hayatımın hangi aşamasının kahramanı bu?
Çünkü bence bir kişinin birden fazla kahramanı olabilir. Ben hayatımın her aşamasında kahramanlar edindim. (Anlayacağınız, bende her konu başlığının bir kahramanı var.) Mesela; aile hayatımda bir kahraman, okul hayatımda bir kahraman, iş hayatımda bir kahraman, ilham aldığım bir başka kahraman ve gerçekten bir süper kahraman…
Aile hayatımdaki kahramanlarım annem, teyzem ve anneannem. Onlar çok başka, onlara sahip olduğum için çok şanslıyım. (Duygusala bağlamayacağım, bağlamayacağım!)
Okul hayatımdaki kahramanım; ilkokul öğretmenim Hasan Elyak. (Hocam yok, öğretmenim) Bana gerçekten insan olarak çok şey öğretti, yeteneklerimi fark etti ve onu geliştirmem için türlü türlü mücadeleler verdi. Her seferinde yılmadan usanmadan ailemle konuşarak bir şeyleri fark etmemi ve önemsememi sağladı. Onun o mücadelesi bende olan şeyin ne kadar değerli olduğunu fark etmemi sağladı. (Adam bende olan için bu kadar uğraşmışken, ben onun için neler yapmazdım ki!) Onun sayesinde önce insan olabilmeyi denemeyi sonra da sevdiğin bir şeyin peşini asla bırakmamam gerektiğini öğrendim.
İş hayatımdaki kahramanlarım, Gökçe Akın (Bu işin bir yerinden tutmamı sağladı), Murat Boduroğlu ve Serkan Çalışkan ikilisi (şu an ne biliyorsam onlar sayesinde, o enerjiniz hiç eksilmesin abiler!), Seher Kalkan (ardı arkası kesilmeyen sorularıma bıkmadan, usanmadan cevap verdiğin için ve bir şekilde hep yanımda olduğun için sana ayrı bir teşekkürü borç bilirim).
İlham aldığım ise kahraman; Christoph Niemann. Dünyayı gerçekten onun seviyesinden görmek isterdim. (Ama göreceğim, çalışmalarım sürüyor.)
Süper kahraman kavramının gerçek karşılığı ise Ironman… Adam zekasıyla dünyanın en zengini, zenginliği ve zekasıyla bir süper kahraman! Babandan bulaşan zekayı kullan sonra gel dünyayı kurtar. Hem de meta insan veya uzaylı değil. İNANILMAZ!!! Bu, yazarken dış sesimden kelimelere döküldü o sebepten onu parantezlemiyorum. Bence kahramanlık birisinin hayatını kurtarmak değil, hayat serüvenine yön veren dokunuşlar yapmaktır.
Anlayacağınız ben melez bir kahramanlık ürünüyüm; biraz ailemden, biraz öğretmenimden, biraz iş arkadaşlarımdan, biraz daha Christoph Niemann’dan, umarım en çok da Ironman’den.
Yani aslında herkes kendi hayatının kahramanıdır. Çünkü benim hayatım yaşarken yolda edindiğim kahramanların bir bütünüdür. Onlardan aldığım parçaları bir araya getirip el birliğiyle kendime kendi kahramanımı; kendimi yarattım. Bir Tony Stark olmasam da eldeki imkanlarla süper gücümü de hayallerim yaptım. Gerçekleştirdikçe de kendimin kahramanı oluyorum.
Ben metin yazarı değilim ama iyi mektup yazarım. Bu da benden adı geçen herkese bir teşekkür mektubu olsun.
(Biraz sıkıcı olabilir, boş yapacağım demiştim…)

Bu yazı Campaign Türkiye 93. sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.