Kahramanlar: Buğçe Onur

YW Copywriter‘ı Buğçe Onur, “kahramanın kim?” sorusuna yanıt arıyor: “Kahramanım ne?” diye düşünmeye başladığım saniyenin onda birinde buldum cevabı.”

 Buğçe Onur                                     Copywriter, YW

Ben de önce Kahramanın kim?” diye sordum kendime. 

Bir Word sayfası açtım ve saniyede bir istikrarla göz kırpan kısa çizgiye bakıp düşündüm.

Kim? Kim ki? Kim bu kahraman? 

Hangi evrenimi kurtardı? Hangi suçluyu alt etti içimde? Umudumu doladığım bir pelerini var mı sırtında? Bana ne öğretti? Nedir alameti? Ona ilk kez nerede rastladım? Süper gücü ne mesela? Kahraman sonuçta… Ne bileyim… Şöyle heybetli, uçan kaçan, tuttu mu koparan, konuştu mu düşündüren, dosta güven düşmana korku veren biri olsa gerek…

Hata” yapmışım meğer.

Benim sorum kim” değil, ne” olmalıymış.

Kahramanım ne?” diye düşünmeye başladığım saniyenin onda birinde buldum cevabı.

Hatalarım.”

Hatırladım… “Hata yapmanın şaşılacak bir tarafı yoktur; hata, her türlü bilginin ilk şeklinden başka bir şey değildir.” demişti, Alain. Demiştir yani herhalde, koskoca filozof.

Hatırladım… Elbette bunu, İhtiyaçlar Hiyerarşisinin çatı katında şimdiden 2+1 dairem var diye söylemiyorum. Fakat kendimi gerçekleştirmeye” çok yolum olsa da, şu an kendi yolumun yolcusuysam eğer, bu yolun tabelaları; hatalarımdır.

Bu durumda hatalarımın süper gücü; içimdeki ara sokakları, ana caddeye kavuşturmaktır.

Günün sonunda kendime varayım diye ışık olmaktır… Bazen bağıra çağıra bazen de sessizce.

Ortaokuldayım… Aldığı nota itiraz ettiği için haksız yere azarlanan bir kızın, ince ruhu sebebiyle masaya vuramadığı yumruğu vurdum ve müdürün odasına doğru bir yolculuğa çıktım. Hata yaptım. Sonuç; 14 yıllık bir dostluk.

Üniversitedeyim… Interraila gitmeden önce para biriktirmek için oyun ablası arayan bir ilana başvurdum. 2 çocuk” yazdığını görmeden iş görüşmesine gittim. Hata yaptım. Sonuç; sabrımı, sınırlarımı ve hayal gücümü büyüttüğüm koca bir 8 ay.

Erasmus yapıyorum… Pasaportumun, oturum kartımın ve tüm paramın içinde olduğu çantamı bir restoranda unuttum. Döndüğümde çoktan çalınmıştı. Hata yaptım. Sonuç; Den Haagda okumama rağmen yasal işlemler sebebiyle 1 ay boyunca farklı şehirlere yaptığım tren yolculuklarında onlarca insan tanımak, yüzlerce hikaye dinlemek.

Bunlara benzer çok hata” var yolumda.

Sonuçları ise zihnimde, kalbimde, aklımda. Hepsi birer tabela.

Düşünmeden yaptığım, 

yapmadan düşündüğüm, 

yatmadan önce günlerce düşünüp yine de yaptığım, 

henüz düşünmediğim ve yapmadığım… Tüm hatalarıma selam olsun. 

Elimizden ve aklımızdan geldiğince hata yapacak günlerimiz olsun…

May the mistakes be with you!

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 117. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.