Jaguar F-Type 2.0 Ingenium

Jaguar’ın 2 litrelik Ingenium motoru ürün gamına ekleyen spor otomobili F-Type’ı Norveç’in eşsiz doğasında deneyimledik.

Geçtiğimiz ay Norveç’te gerçekleşen Jaguar-Land Rover grup ortak organizasyonunda önce Land Rover Velar, hemen sonrasında da Jaguar F-Type dünya lansmanına katılma imkanı buldum. Otomotiv şirketlerinin birleşmeleri sadece teknoloji-dizayn-motorlarda ortak platformlar, yenilikler, etkileşim ve benzeri faydalar getirmekle kalmıyor aynı zamanda lansman-ilk sürüş gibi organizasyonlarda verimli sonuçlar da doğurabiliyor.

Borusan Otomotiv Türkiye kurumsal iletişim ekibinden sevgili Begüm, Norveç seyahati ile ilgili daveti iletirken hem Land Rover Velar hem de Jaguar F-Type Convertible’ın 2.0 litrelik motora sahip yeni versiyonunun lansmanı olduğunu söylediğinde aklıma ilk gelen bu oldu. Bir taşla iki kuş. Hem zaman yönetimi hem de maliyetler açısından çok mantıklı bir uygulama ve örneklerin önümüzdeki dönemde daha da çoğalacağını tahmin ediyorum.

Jaguar Land Rover grubunun tasarım ve motor teknolojileri konusundaki ilk ortak projesi, iki litrelik ‘Ingenium’ benzinli motorun kullanıldığı 300 beygirlik F-Type’ı global lansmanında Norveç’in muhteşem coğrafyasında deneyimleme şansı buldum. Otomobil markaları Norveç’i genelde karlı ve buzlu zeminlerde gerçekleşen test sürüşleri için tercih ederken yaz döneminde arkadan itişli, coupe ve hatta convertible bir model için Norveç’te olmak oldukça ilginçti. Açıkçası Norveç’i hep karlar altında görmüştüm ve ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum. Karşılaştırdığım manzara tek kelime ile büyüleyiciydi. Yılın büyük bir kısmında etkisi altına alan yoğun kar kütlelerinin aslında doğayı ne kadar koruduğu, beslediği ve güneşin bu coğrafyaya ne kadar yakıştığını söylemeden edemeyeceğim. İlk fırsatta, benzer bir mevsimde ailemi de alıp otomobil ile uzun bir Norveç seyahati planlıyorum.

Bize tahsis edilen otomobil beyaz renkli bir convertible F-Type idi. Yol arkadaşım yine eski komşum sevgili Fatma Tüker’di. Şanslıydık çünkü güneşli hava bize otomobili üstü açık kullanabilme fırsatı vermişti. Convertible otomobillere oldum olası mesafeliyimdir. Gürültü ihtimali, güvenlik ve rüzgarın performansı etkilemesi sebebiyle (serde otomobil sporları olmasından da kaynaklı) birkaç istisna dışında convertible otomobiller ilgimi pek çekmez. Otomobil Jaguar, model efsanevi F-Type ve motor 2.0 litre 300 bg olunca etkilenmemek elde değil. Otomobilin iç ve dış tasarımı için söylenecek tek şey ‘muhteşem’. Abartılı, oturmamış, göze rahatsızlık veren hiçbir unsur yok; bir bütün olarak kusursuz. Motor performansı ve sürüş özelliklerine gelince, optimum ve olması gerektiği gibi. Ne çok güçlü ne de yetersiz. Tekrar ediyorum her şey o kadar dengeli ve kararında ki sanki eleştirilecek tüm olasılıkları düşünmüşler hissiyatı bırakıyor. Yazıyı aradan bir süre geçtikten sonra hazırladığım için bende bıraktığı tat tam olarak bu. Tabi Norveç’in o muhteşem ve pürüzsüz yolları, doğanın olağanüstü hali, havanın güzelliği de aklıma geldiği için eleştirecek bir şey bulamıyorum. Unutmadan, kullandığım otomobilde (R-Dynamic) bulunan ‘değiştirilebilir aktif egzoz’ özelliği sayesinde egzoz valfini sürekli açık bırakabilmek ve 2.0 litre 300 bg motorun yüksek devirdeki homurtularını duyabilmek performans tutkunları için çok başarılı bir özellik; ben bayıldım.

2013 – 2014 yılından bu yana üretilen F-Type’ın, iki litrelik son teknoloji ‘Ingenium’ motorlu versiyonu Türkçede tam karşılığı olmasa da otomobili ‘affordable luxury’ (erişilebilir lüks) haline getiriyor. Yüksek performanslı modellerin fiyatlarını düşününce bu modelin ülkemizdeki başlangıç fiyatı olan 140.000 euro hiç de fena değil. Karşılığında ne alıyorsunuz derseniz; ‘natural born collectible’ bir otomobil, 300 beygir güç, sekiz ileri quickshift şanzıman, 5.4 saniyelik 0-100 km/s değeri, +250 km/s’lik maksimum sürat, arkadan itiş ve bol teknoloji. Üstelik çok daha yüksek performansa sahipmiş hissi veren egzoz sistemi de cabası. Bu arada otomobilde bulunan kamera ve sensörlerle destekli sürücü yardımcı ve güvenlik sistemleri, çok sade tasarlanmış orta konsol sayesinde kullanımı kolay bilgi-eğlence sistemi ve klima paneli dikkat çekiyor.

Bu otomobili alır mıyım? Kesinlikle evet ama İstanbul yerine Norveç’te olmayı tercih ederdim. Evet o kadar soğuk bir iklime sahip olmasına rağmen… Gözü rahatsız eden, gaza boğan metrobüsler ve terminatör hafriyat kamyonları arasında bu otomobille dolaşmak pek aklıma yatmıyor.

Sevgiler…

Ömer Erdem
Lift Content Factory Kurucusu

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.