Maraton öncesi gündemimiz Cause Marketing

Bu hafta sonu, İstanbul’da Vodafone isim sponsorluğunda gerçekleşecek İstanbul Maratonu öncesinde gerek dünyada gerekse de Türkiye’de revaçta olan bir konuyu sayfalarımıza taşıyoruz: Cause Marketing!

Önce biraz tarihinden bahsetmek gerek. ABD’de American Express‘in Özgürlük Heykeli‘nin restore edilmesi için yaptığı kampanya sonrasında markaya geri dönüşler oldukça etkileyici oldu. 1983’te gerçekleşen bu kampanya sonrasında American Express kartlarının kullanımı %27 artarken, yeni kart başvurusu da önceki yıla oranla %45 oranında artış gösterdi. Bunun benzerleri arasında Nike‘ın Lance Armstrong Foundation ile ortaklaşa başlattığı sarı lastik bileklikler (Live Strong) ve GAP, Apple, Armani gibi markaların destek verdiği Product (RED) oluşumunu da örnek gösterebiliriz.

İşin bir başka boyutu da markaların kendi topluluklarını yaratma istekleridir. Günümüzde spor markaları ağırlıklı olmak üzere birçok teknoloji, giyim ve perakende markası kendi tüketicilerini bir araya getirerek, belli hedefler doğrultusunda yönlendirebiliyor.

Bu konuyu ele alırken, STK’lara fon sağlamayı amaçlayan Adım Adım’dan da bahsetmemek olmaz. Destek verdiği onlarca STK’yla markaları ve bağışçıları bir araya getiren Adım Adım’ın kurucu ortaklarından akademisyen Itır Erhard‘e sorduk, kendisi de samimiyetle sorularımızı yanıtladı:

Yiğit Can Kaytmaz Adım Adım’ın kuruluş sebebi ve hikayesini öğrenebilir miyiz?

Itır Erhard Adım Adım 2008 yılında Türkiye’de yardımseverlik koşusunu yaygınlaştırmak amacıyla kuruldu.  Bir yandan bireylerin spor yaparak sivil topluma katkı sağlamalarını, bir yandan da sivil toplumun bireylerden yarattığı kaynağın artmasını hedefledik. Sivil toplumun gelişmesi için mutlaka bireylerin harekete geçmesi gerektiğine inanıyorduk.

Yiğit Can Kaytmaz Son dönemde sportif etkinliklerle yardım etme kültürünün neden yaygınlaştığını düşünüyorsunuz?

Itır Erhard Kendinize bir yarış hedefi koyuyorsunuz: örmeğin İstanbul’da maraton koşmak, Boğaz’i yüzerek geçmek. Bu spor hedefine bir de bir sivil toplum kuruluşuna destek hedefi eklediğinizde motivasyonunuz daha da artıyor. Devlet korumasında çocuklar için, çevre için, gençler için, Alzheimer hastaları için koşuyorsanız, yüzüyorsanız antremanları daha da ciddiye alıyorsunuz; daha düzenli gidiyorsunuz. Bırakamıyorsunuz…

Diğer yandan da eğer bir sivil toplum kuruluşunu desteklemek istiyorsunuz bunu sporla yapmak çok daha etkili. “Biliyor musun AÇEV’in ‘okuyan bir gelecek’ adında harika bir projesi var, bağış yapmak ister misin?” demek yerine “ben bu proje için aylardır karanlıkta kalkıp koşuyorum” dediğinde yarattığın farkındalık alacağın destek çok daha yüksek oluyor.  Karşındakini ikna etme ihtimalin artıyor.

Bir bakıma her ikisi bir birini besliyor, güçlendiriyor. Yarış bitip hem spor hem bağış hedefini tutturduğunda hissettiğin tatmin de çok yüksek oluyor.

Yiğit Can Kaytmaz 2016’da Adım Adım aracılığıyla STK’lara elde edilen yardım ne boyutta?

Itır Erhard 2016 yılında, Runatolia’da 1,5 milyon TL bağış toplandı. 13 Kasım Vodafone Istanbul Maratonu için hedefimiz 5 milyon TL. Şu ana kadar bu miktarın 2,5 milyon TL’si toplandı.

Yiğit Can Kaytmaz Kurumsal taraftan ve markalardan Adım Adım’a ve STK’lara geri dönüşler nasıl oluyor?

Itır Erhard Çok sayıda kurumsal takım Adım Adım ile birlikte yardımseverlik koşusu yapıyor. Vodafone İstanbul Maratonu’nda 202 kurum bizimle birlikte koşacak. 2016 yılında toplam bağışın %35’i kurumsal takımlar tarafından toplandı.

Markaların desteği de çok büyük. Kurumsal destekçilerimiz şöyle: http://www.adimadim.org/destekcilerimiz/Destekcilerimiz.aspx

Yiğit Can Kaytmaz Türkiye’de markalar yardım olgusuna nasıl yaklaşıyor sizce?

Itır Erhard Çok sayıda marka çalışanları ile birlikte sivil toplum projeleri gerçekleştirmek istiyor. Bazı kurumlar gönüllülük aktiviteleri düzenliyor; bazıları bağış yapıyor, bazıları ise Adım Adım ile birlikte koşuyor. Son zamanlarda çalışanların kurumlarına projeler götürdüklerini de görmeye başladım. Bu beni çok mutlu ediyor.

Yiğit Can Kaytmaz Batıdan Türkiye’ye gelen bu trend gelecek yıllarda da devam eder mi sizce?

Itır Erhard Evet… Bundan 30 yıl önce ABD’de kimse koşarak bağış toplamıyordu. Şu anda bu rakam milyonlara ulaştı. 2008 yılında Türkiye’de koşarak bağış toplayan 40 kişi vardı, topladığımız bağış 200,000 TL idi. Bugün Adım Adım’ın koşucu sayısı 23, 867.  Bağış hedefimiz ise tek bir yarış için 5 milyon TL. Bunun artmaya devam edeceğini düşünüyorum.

Bu haberin yazarı olarak, ben de Vodafone İstanbul Maratonu’nda koşuyorum… Eğer yardımlaşma kültürünün bir parçası olmak isterseniz aşağıdaki linke bakmakta fayda var.

https://ipk.adimadim.org/kampanya/CC11763

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.