İrtibatı kesmek!

Independent Gazetesi’nin “Uzaktan çalışmada mesai dışında gelen iş talepleri özel hayat bırakmadı. Batı’da yaygınlaşan iş dışında “İrtibatı kesme hakkı Türkiye’de de isteniyor.” başlıklı haberi içinde olduğumuz zamanları çok iyi anlatıyor.

Pandemiyle birlikte uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, beraberinde mesai saatlerinin de esnekleşmesi sonucunu getirdi. “Nasıl olsa evde” düşüncesiyle kimi iş kollarında mesai saatlerinin dışında da çalışandan iş istenmesinin artması beraberinde sıkıntıları da artırdı.

Bunun sonucunda geçen günlerde Brüksel’de gerçekleştirilen Avrupa Parlamentosu Genel Kurul oturumunda, “İrtibatı kesme hakkı” ile ilgili hazırlanan rapor kabul edildi.

Mevcut durum sonucu çalışan üzerindeki artan taleplerin kaygı, depresyon, tükenmişlik gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı belirtildi.

Türkiye’de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan Uzaktan Çalışma Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İletişim danışmanlığı sektöründe çalışanlar da bu konuda ciddi sorunlar yaşıyor. Bu aşamada İDA içinde bir komite kurarak çözüm yolları aramaya başladık. Elbette bizim meslekte irtibatı tamamen kesmek mümkün değildir. Özellikle kriz iletişimi konusundaki hizmetlerimiz zaman bağımsız 7/24 yürütülmek zorundadır. Ancak, sürekli yoğun olan müşterilerin istekleri için başka bir formül bulmak zorundayız. Çünkü fazla mesai yaptırdığımız arkadaşlarımızın bunları işverenden istemesi kadar doğal bir durum yok. Ayrıca bu nedenle istifa eden arkadaşların fazla mesai hakkından doğan ücretlerini mahkemelerden aldıklarını da biliyoruz. Yani bu durum kanuni bir zorunluluk ve işverene külfet getiriyor. Herkesin ruhen yorulduğu bu dönemde, evde çalışma saatlerini neredeyse ikiye katlayan denklemin bir ucunda da “müşteri” duruyor. Resmi Gazete’de bu konu yer almıyor doğal olarak. Bu nedenle fazla mesailerin müşterilere fatura edilerek, çalışanların fazla mesailerinin ödenmesi gibi bir çözüm ortaya çıkıyor. Bu gerçekliğin piyasa gerçekliği ile nasıl uyum sağlayacağı elbette yakıcı bir soru.

Önümüzdeki günlerde bunları daha çok konuşacağız ve müşterilerimizle ortak bir çözüm bulmaya çalışacağız. İDA’nın öncülüğünde çözüm için pek çok farklı öneri çıkacağını umuyoruz. Çünkü tam da iletişimin konusu olan; sömürüye dayalı bir sistem içinde çalışanlarımızın bu dönemi atlatmasını bekleyerek, çağ dışı bir sistemde yaşayamayız.

Ergun Gümrah

İDA Üyesi

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 111. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.