“İnsan yaratıcılığı robotlarla beraber daha da genişleyecek”

Açıkçası ben robotların insanoğlunun sonu olduğuna inanmıyorum. Yapay zekanın, robotların belki de dünyanın geleceğini daha doğru bir yöne taşımak, yaşam kalitemizi artırmak adına önemli bir şans olduğunu düşünüyorum. Artık ne yapay zeka, ne de insanoğlu tek başına güçlü olamaz. Güçlü olmak için bu ikili, bir arada ve verimli olarak çalışmak zorunda. Denge, her konuda olduğu gibi burada da anahtar kelime.

Robot kullanımı sektörel bazda değişebilir. Bazı sektörler, bazı ürünler robotlaşmaya daha fazla imkan verirken, bazıları daha limitli kullanıma sahip. Ben burada aslında şu ayrımı önemli görüyorum, birbirini tekrarlayan işler ve süreçler için insanoğlunun kaybedecek zamanı yok. O yüzden bu işler robotlara bırakılabilir. İnsanoğlu varoluşunu devam ettirmek istiyorsa dünyaya katma değer getirmek zorunda. O yüzden değer yaratacak işler insanların işleri olarak kalmaya devam edecek.
Yaratıcı endüstrinin robotu; yapay zeka. Bildiğiniz gibi bizim sektörümüzde, doğru iç görü keşfi ve buna bağlı yaratıcılık farklılaşmanın, yenilik vaadinin temel çıkış noktası. Tam bu noktada yapay zekanın imkan verdiği iç görü ve davranış analizleri ile kuvvetleneceğiz. Akıllı, öğrenen ve kendini geliştirebilen teknolojiler sayesinde tüm verileri uçtan uca kontrol edebiliyor, yapay zekanın geliştirdiği modellerle daha doğru tahminlemeler, ihtiyaç analizleri yapma ve süreçlerimizi geliştirme şansımız olacak.

İnsan yaratıcılığının sınırları robotların ve yapay zekanın sürece dahil olması ile genişleyecek ve çeşitlenecek. Bu yeni yetkinlikleri hayal gücümüzü zorlayacak boyutta kişisel ihtiyaçlara anlık cevap verebilmek için kullanmak mümkün olacak. Ve hatta anlık ihtiyaç gerçekleşmeden hemen önce!

İnsanın potansiyelinin ve yaratıcılığının sonu yok. İnsanlar yapay zekayı rakip görmek yerine destekleyici olarak kullanabilirse; dünya yeni yetkinlikler kazanacak. Var olan zanaat ve uzmanlıklar şekil değiştirecek. Örnek olarak sağlık sektörü verilebilir. Robotik çözümler bugün nasıl olur da bilim insanlarından daha etkin sonuçlar yaratabilir diye düşündüğünüzde, hemen arkasından şunu görüyorsunuz, robotik çözümleri kullanan bilim insanlarının başarı oranları neredeyse %100 başarıya ulaşıyor. Bu nedenle artık sadece hikâye geliştiricisi olamazsınız. Sadece ürün yönetimi yapamazsınız, markanızı standart pazar araştırma yöntemlerine dayanarak konumlandıramazsınız. Multidisipliner olmak ve süreçlerinize, karar alma mekanizmalarına yapay zekayı entegre etmek zorundasınız. Perakende sektörünün kurtuluşu ve geleceği hem global hem de yerel ölçekte dijitalleşmeye ve yapay zekanın katkısı ile büyümeye bağlı.

Şunu unutmamak gerekiyor; sahip olunan yapay zeka ne kadar yüksek seviyede olursa olsun, onu da anlamlandırmak ve size hizmet edecek şekle getirmek için yön vermeniz gerekiyor. Ve günün sonunda gidilecek vizyonu çizecek liderlere ve vizyona akıl katacak ekip arkadaşlarına ihtiyacımız var.

Duygu Badem Uylukçuoğlu
Vestel Ticaret A.Ş. Yurtiçi Pazarlama ve Mobil Ürünleri Satış Genel Müdür Yardımcısı

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 94. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.