İnovasyonun anahtarı bulut bilişim

Amazon Web Services (AWS) Türkiye Ülke Müdürü Burak Aydın, AWS’nin bulut bilişim ile inovasyon konusunda müşterilerine nasıl yardımcı olduğunu anlatarak önümüzdeki yıllarda teknolojinin hayatımızı nasıl etkileyeceğine dair fikirlerini paylaştı.

2020 diğerlerinden farklı bir yıldı ve dijital dünyaya geçişi hızlandırdı. Her ölçekten işletme ve hükümeti her alanda değişmeye zorladı; teknoloji de bu değişiklikleri yönetmelerine yardımcı oldu. Blackboard, Zoom, Netflix veya diğerleri olsun, yemek hazırlamak, çocuklarımızın eğitimi, birlikte çalışmak ve evde geçen bir günün ardından kendimizi eğlendirmek için teknolojiye bel bağladık. Dünya ‘yeni normal’e alışmaya devam ederken, dijital dünyadaki bu ivme devam edecek. Önümüzdeki yıllarda teknolojinin hayatımızı nasıl etkileyeceğine dair bazı öngörülerimiz şöyle:

1) Bulut, her yerde olacak

Bulut hizmetlerinin veri merkezlerinde merkezileştiği günler hızla geride kalıyor. Bulutun bilgi işlem ve depolamasına erişim (kırsal topluluklardan, uzak vahşi doğalara ve dünyanın iç yörüngesine kadar) daha da yaygınlaşıyor yani buluta hemen hemen her yerden erişilebiliyor ve önemli olan tek şey mesafe değil, aynı zamanda da bağlantı hızı. Örneğin 5G, ağların en uç noktasına bile erişebiliyor ve gerçek hesaplama işlemlerinin yapılmasını sağlıyor.

2) Makine öğreniminin daha hızlı benimsenmesi

Bugün bir saatte 2000 yılının tamamında üretilenden daha fazla veri üretiyoruz. Önümüzdeki üç yıl içinde de son 30 yıldakinden çok daha fazla veri üretmiş olacağız. Tüm bilgileri ele almanın tek gerçekçi yolu, bunları anlamlandırmaya yardımcı olmak için makine öğrenimi modellerinde yer alan araçları kullanmak. Makine öğrenimi modellerinin farklı sektörler ve devlet kurumları tarafından daha hızlı benimsendiğini göreceğiz. 

3) Resimler, videolar ve sesler kelimelerden daha fazla konuşacak 

Geçtiğimiz yıl, hepimiz karantinanın derinliklerine girerken, ses, video ve görüntü yoluyla daha fazla iletişim kurduk. Sonuç olarak, iletişim için multimedyadan daha fazla yararlandıkça ekranlarımızda tükettiğimiz metin miktarı azalıyor. Müşterilerinin gözünde güncel kalmak isteyen şirketlerin bu değişen alışkanlıkların son derece farkında olması gerekiyor; yani müşterilerinin ürün ve hizmetleriyle klavye, fare ve diğer mekanik yollarla etkileşimde bulunmasını beklememeliler.

4) Teknoloji, dijital dünyalarımız kadar fiziksel dünyalarımızı da dönüştürecek

Geçtiğimiz yıl sosyal mesafe kavramıyla tanışmamızla şehirlerimizin nasıl yaşadığı, nefes aldığı ve ilerlediği üzerinde yeniden düşünme şansımız oldu. Yaşadığımız ve çalıştığımız yerlerin çoğunun pandemide iyi performans göstermediğini gördük. Gelişmiş veri analizi yardımıyla, şehirlerimizi sosyal mesafenin avantajlarından faydalanacak şekilde, ayrı olma duygusu olmadan nasıl tasarlayacağımızı anlamaya başlayacağız. Planlamamız, yalnızca daha yoğun ve daha verimli olmak yerine, toplumu nasıl daha sağlıklı ve güvenli hale getireceğimize odaklanacak. 

5) Uzaktan eğitim, eğitim sistemindeki yerini alıyor

Teknoloji ve ona erişim, bu salgın sırasında çocukların eğitiminde büyük bir rol aldı. Dünya uzaktan öğrenmenin işe yarayabileceğini ve bazıları için daha iyi bir seçenek olabileceğini, eğitimde olumlu, daha kalıcı bir role sahip olabileceğini görecek. Uzaktan eğitim (ve çalışma) seçeneklerinin her zaman yaygın olarak kullanılabilmesi, çocukların hastalandıklarında derslerinden geride kalmadan evde kalabilecekleri anlamına geliyor. Ya gidecek bir okul hiç olmasaydı? İnternet bağlantısı olduğu sürece bir tür eğitim olasılığı da var.

6) Küçük işletmeler buluta koşacak

Büyük değişimle birlikte küçük işletmeler müşterilerine ulaşmak için bulut teknolojisini kullanmaya başlayacak. Küçük işletmelere hitap eden üst düzey teknolojilerde ve hizmet sağlayıcılarda bir artış göreceğiz. Bu trend küresel olarak genişledikçe, genişlemenin liderleri olarak Güneydoğu Asya’daki Endonezya, Filipinler, Tayland, Vietnam ve Afrika, Kenya, Nijerya ve Güney Afrika gibi Afrika’daki ülkeler öne çıkacak.

7) Kuantum Bilişimi gelişmeye başlıyor

Araştırmacıların ve geliştiricilerin, araştırma ve keşifleri hızlandırmak için teknolojiyi kullanmaya başlamasına yardımcı olan, tam olarak yönetilen bir kuantum bilişimi hizmeti olan Amazon Braket’i 2020 yılında herkesin kullanımına sunduk. Şirketler ve kurumlar kuantum ile ilk kez deneyler yapmaya başladığında ve bu uzmanlık akademik dünyanın ötesine geçmeye başladığında, kuantum bir geleceğe odaklanan iş planlarını ve ürün ve hizmetlerin ilk tohumlarını göreceğiz.

8) Uzay daha uygun maliyetli ve erişilebilir olacak 

2019 yılında AWS Ground Station adlı bir hizmeti kullanıma sunduk. Bu, bir yer istasyonu altyapısı oluşturma veya yönetme konusunda endişelenmenize gerek kalmadan uydu iletişimlerini kontrol etme, verileri işleme, işlemleri ölçeklendirmenizi sağlıyor. Örneğin; araştırmacıların buzul durgunluğunu izlemesine yardımcı olan uydu verilerine erişme ve işleme yeteneğini şimdiden görüyoruz. Start-up’lar uzay boşluğunda yeni bir hızlı ve güvenli ağ türü kurmaya çalışıyor. Uzaya erişimi her geliştirici için uygun fiyatlı ve erişilebilir hale getirerek, büyümemize ve gelişmemize yardımcı olan yenilikleri görmeyi bekliyoruz.

Bulut bilişimin Türkiye’deki organizasyonlara sunduğu fırsatlar da bizi heyecanlandırıyor. Farklı sektörlerden müşteriler dijital dönüşüm ve inovasyon için AWS ve bulut teknolojisine başvuruyor. Türkiye’deki en büyük ve köklü bazı organizasyonlarla birlikte çalışıyor, dijital dönüşüm yolculuklarında onlara yardımcı oluyoruz. Bunun sonucu olarak inovasyon ve büyüme için buluta geçiş yapan Türk müşterilerimiz arasından başarı hikayeleri çıkıyor. Örneğin; Arçelik şirket genelinde bir analitik ve makine öğrenimi programı oluşturuyor. Şirket, AWS’yi kullanarak tedarik zinciri, bakım, üretim, kalite kontrol ve satış operasyonlarından aldığı verileri kümeleyip inceleyerek müşteri memnuniyet oranlarını değerlendirmek, büyüme tahminlerinde bulunmak ve envanterini yönetmek için tahmini içgörüler elde ediyor. Bu data lake, gücünü AWS’den alan yeni bir makine öğrenimi çözümüne aktarılarak veri bilimcilerin ve geliştiricilerin belli biçimleri ortaya çıkarmak ve süreçlerdeki iyileşmeleri belirlemek için makine öğrenimi modellerini oluşturmalarını, eğitmelerini ve konuşlandırmalarını sağlıyor.

Bunlara ek olarak Türkiye’nin en yıkıcı start-up’larına da işlerini kurma ve globalleşme konusunda yardımcı oluyoruz. Getir her alanda AWS’yi kullanan ve bir yandan yeni AWS ürünlerine adapte olurken, bir yandan da hızlı bir şekilde büyümeye devam eden bir start-up. Londra faaliyetlerine ek olarak global büyüme planları kapsamında Almanya, Fransa, Hollanda ve Brezilya’ya açılmayı planlıyor. 

Müşterilerine daha iyi hizmet sunma misyonlarını yerine getirebilmeleri için bulut yolculuklarında Türkiye’deki müşterilerimize yardımcı olmaya odaklanmaya, onlar adına inovasyon yapmaya devam edeceğiz.

Burak Aydın

Amazon Web Services (AWS) Türkiye Ülke Müdürü

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 114. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.