İçimdeki çocuk “hadi dışarı çık” diye bağırıyor

Aykut Aslantaş ile profesyonel hayatının yanında ortaya çıkardığı vizesizgeziyorum.com’u ve keşfetme heyecanını konuştuk.

Pandemiyle beraber hayatımızda pek çok şey değişti ve değişmeye de devam ediyor. Eskiden sahip olduğumuz sıradan özgürlükler, şimdilerde burnumuzda tütüyor. Maske takmadan sokakta yürümek, sevdiklerimize sarılmak, uzaklaşıp yeni yerler keşfetmek istediğimizde kısıtlamalar olmaksızın rahatça seyahat etmek…

Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra web sitesi kurulumu ve tasarımı ile ilgilenmeye başlayan Aykut Aslantaş, dijital pazarlama dünyasını keşfettikten sonra bu alanda çalışmaya devam ediyor ve şu anda GroupM’de 30 kişilik dijital büyüme ekibinin başında yer alarak yerel/global markalara dijital pazarlama alanında danışmanlık hizmeti veriyor. Ancak O’na sayfalarımızda yer vermemizin nedeni endüstrideki başarılarından ziyade profesyonel hayatının yanında kendini adadığı kâşif ruhu… “Vizesiz geziyorum” diyerek ülkeleri geziyor, yeni hayatlarla tanışıyor ve bütün deneyimlerini de internet sitesinde paylaşıyor.

Kamer Yılmaz Bir süre önce sanırım 2015 yılında “vizesizgeziyorum.com”u ortaya çıkardınız. Nereden aklınıza geldi, neden böyle bir maceraya başladınız, biraz bahsedebilir misiniz?
Aykut Aslantaş Evet, Şubat 2015’te vizesizgeziyorum.com’u ortaya çıkardım. Aslında keşfetme ve seyahat etme isteğim her zaman içimde vardı. Herkes “babam sağ olsun” der ama ben annem öğretmen olduğu için 25 yaşına kadar yeşil pasaport edindiğimden “annem sağ olsun” cümlesini tercih ediyorum. 🙂 2015’in Şubat ayının sonlarına doğru İstanbul’da uzun süre görülmeyen bir kar yağışı mevcuttu. O zamanlar da gezmeye işimden dolayı kısa bir ara vermiştim. Ve tabii elimde de 25 yaşı geçtiğim için bordo pasaport vardı. Üst üste evden uzaktan çalışmaya geçtiğimiz zamanda içimdeki çocuk “hadi dışarı çık ve seyahat et” diye bağırıyordu. Daha sonra 20 Şubat 2015 Perşembe günü hızlıca nerelere gidebilirim araştırmasını yapmaya başladım. Önce yurdumun güzel şehirlerine bakmak istedim ama her yerde kar/yağmur mevcuttu. O zaman ben de “yurt dışına bakabilirim” deyip bordo pasaport olduğu için vizesiz ülkeler araştırmasını yapmaya
başladım. İşim dijital pazarlama olduğu için de kim ne arıyor, ne gibi sorular soruyor gibi tüm verilere ulaşmıştım. Sonra en yakın ülke olan Arnavutluk’un başkenti Tiran’a cumartesi sabahı için biletimi almıştım. Tabii bu süreçte o kadar araştırma yaptım ve kendi kendime dedim ki: “Bu kadar veri topladım bari bir web sitesiyle bu bilgileri insanlarla paylaşayım.” Daha sonra da vizesizgeziyorum.com domaini alıp macerama başlamış oldum.

Kamer Yılmaz Vizesiz Geziyorum’un aslında çok anlamlı bir sosyal sorumluluğu da var. Bu nereden aklınıza geldi?
Aykut Aslantaş Evet, projenin bir diğer dikkat çekici ve benim için önemli tarafı ise sitede yer alan her içeriğin, görme engelli takipçiler için seslendirilmiş olması. Hatta şu anda Spotify üzerinden tüm takip eden kişiler ilgili tüm yazıların seslendirilmiş versiyonlarını dinleyebiliyor. “Seyahat engel tanımazsa, seyahat edilecek yerler hakkında bilgi edinmek de engel tanımaz” mottosuyla hareket edip içindeki gezgin ruhunu ortaya çıkarmak isteyen herkese hitap etmesini istedim.

Kamer Yılmaz Gezi kültürünün biraz da sosyal medya ile arttığını düşünüyorum. İnsanlar Instagram’da gezen birilerini görünce, “biz de gidelim, biz de o fotoğrafı çektirelim” diye düşünüyorlar. Ve hatta bir bakıyoruz bir yıl bir ülke çok popüler oluyor. Herkes aynı yerde aynı pozu vererek fotoğrafını paylaşıyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Aykut Aslantaş Ben daha çok popüler kültürden uzak ve genellikle “buraya gitmem” denilen yerlere gidip keşfetmeyi daha çok seviyorum. Hem popüler olmadığı için daha keşfetmeye değer oluyor hem de lokal insanlar hiç turist görmediklerinden daha bir samimi ve sıcak iletişim kuruyorlar. Birçok popüler ülkenin turist kovaladıklarını haberlerde duyuyoruz. 🙂

Kamer Yılmaz Gezmeyi bir kültür olarak ele alırsak Türkiye’deki yaklaşımı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce gezginlerimiz ne kadar bilinçli?
Aykut Aslantaş Aslında son zamanlarda çok daha fazla bilinç mevcut ama çoğunluk olarak gezmeye ve keşfetmeye hâlâ uzağız, bu bir gerçek. Hâlâ seyahat etmeyi konfor ve lüks olarak görüyoruz. Tabii bunun ekonomik şartlarla da ilgisi var. Sırt çantamızı alıp şehir değiştirmeden gezmenin bile seyahat etmek olduğunu anlayabilsek ve hayatımıza entegre etsek çok daha bilinçli olacağımızdan eminim.

Kamer Yılmaz Daha önce gitmediğiniz bir ülkeye giderken ne gibi hazırlıklar yapıyorsunuz? Ders çalışır gibi listeler ve planlar hazırlıyor musunuz; yoksa spontane mi ilerliyor?
Aykut Aslantaş İlk başladığım zamanlarda çok iyi plan ve program yapıyordum. Hem zamanım kısıtlı olduğundan hem de dolu dolu gezmek istediğim için. Ama son zamanlarda eğer özel bir “road trip” yapmıyorsam ülkeye gittikten sonra akışına bırakıp seyahat etmeyi tercih ediyorum. Çok daha keyifli ve heyecanlı oluyor.

Kamer Yılmaz Aslında biz bu bölümde iş hayatının yanında neredeyse profesyonelliğe varan uğraşlarıyla öne çıkan isimlere yer vermeye çalışıyoruz. Sizin de tahminimce iş hayatınız oldukça yoğun olmasına rağmen ciddi anlamda mesai harcadığınız başka bir alan daha var. Bunu nasıl başarıyorsunuz? Zorlukları ya da sizi motive eden noktaları neler?
Aykut Aslantaş Aslında benim için çok net. Seyahat ettikçe işime daha çok motive oluyorum ve keşfettikçe enerjime enerji katıyorum. 🙂 Zorluk olarak ise şunu söyleyebilirim: Özel bir toplantı veya çözmeniz gereken bir durum varsa seyahatte bile 7/24 telefonunuz açık olmak zorunda kalıyor. Yakın zamanda 2. defa FAS’a gitmiştim, global bir araba markasının lansmanı için. Lansman yapılırken ekipte çalışan bir arkadaşımızı istifa etmemesi için ikna ediyordum. Bazen bu tarz durumlar yaşanırken zorluklar çekebiliyorum; çünkü ânı yaşamaktan uzaklaşıyorsunuz. Ama tabii bu durum, her zaman yaşanmıyor. Sonrasında hemen yolda lokal bir insanla muhabbet edip tüm derdimi tasamı bir kenara bırakıp yoluma devam ediyorum.

Kamer Yılmaz Pandemiyle beraber pek çok kısıtlama geldi ve en çok da gezginler etkilendi sanırım bu süreçten. Siz neler düşünüyorsunuz? Yakınlarda seyahatler olacak mı?
Aykut Aslantaş Pandemi süreciyle beraber gezginler de dahil herkes seyahat etmekten korkmaya başladı. Ben de dahil yurt dışına giden birçok gezgin artık sene sonuna kadar yurt içinde seyahat etmeye devam edecekler. Ben sene sonuna kadar kimsenin yurt dışına çıkacağını düşünmüyorum. Hem sınırların açılmaması konusu var hem de kimse risk almak istemez. Bundan dolayı sabırla bekleyip eski günlere özgürlüğümüze kavuşmayı bekleyeceğiz.

Kamer Yılmaz Vizesiz Geziyorum ile neler yapmayı hayal ediyorsunuz?
Aykut Aslantaş Aslında bir çok hayalimi Vizesiz Geziyorum ile gerçekleştirdim. Ama hâlâ keşfedilmeyi bekleyen ülkeler ve şehirler var. Ve hiçbir zaman da bitmeyecek. Keşfetme, ruhumu ve heyecanımı her zaman dinç tuttuğu sürece Vizesiz Geziyorum sayesinde birçok hayalimi gerçekleştireceğime inanıyorum.

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye’nin 103. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.