İz Bırakmak

Çok nankör bir sektörde çalışıyoruz; günlerce, hatta aylarca kafa yorulan kampanyalar, hayata geçirilemeyen projeler, bitmek bilmeyen konkurlar, çok ince detaylarda çalışılan ama iki dudak arasından çıkan bir cümle ile bozulan stratejiler, toplantılar, brief’ler, yayın planları, TV filmleri gazete ilanları, outdoor uyarlamaları derken, nefes bile alamadan haydi bir başka kampanyaya sil baştan…

Değerli bir dostumun şu sözlerini hiç unutmam: “En son yaptığın işle anılırsın.” 
İçinde bulunduğumuz sektörü bu kadar net ve özet anlatan başka bir cümle olamaz sanırım.

Bütün bu hengamenin içerisinde yapılan tüm bu hazırlıkları arşivleyebildiğimiz, kayda geçirebildiğimiz tek bir yöntem var, o da sektörel yarışmalar. Yukarıda belirttiğim tüm hazırlıkların ete kemiğe büründüğü, sektörle paylaşıldığı, kişisel ve kurumsal tatminlerin doruğa ulaştığı ödül törenleri. Kim kısa listeye kaldı, jüri başkanı kim, jüride kimler var, kim gold aldı, kimin hakkı yendi diyerek devam eden ve bitmek bilmeyen tartışmalar.

Campaign Türkiye olarak, yayın hayatına başladığımız ilk sayıdan beri hedefimiz aynı: İz bırakmak ve iz bırakanların takipçisi olmak. 2013-2016 yılları arasında, dört yıl boyunca, yapılamaz denilen her şeyi yaparak, tüm klişeleri yıkarak Kristal Elma Festivali ile iz bırakmaya çalıştık ve çıtayı çok yükseğe taşıdık.

Yaratıcı bir endüstride çalışıyoruz ve hep yenilik peşinde olmamız gerekiyor. İşte tam bu doğrultuda yine yapılamayanın peşine düştük. Sektörün yukarıda örneklerini verdiğim tüm çabalarını ve çalışmalarının sonuçlarını tarayarak, tamamen objektif kriterlere bağlı kalarak, başta İngiltere ve Asya Pasifik ülkelerinde yıllardır yapılmakta olan Campaign Agency & Brand of the Year ödüllerini ülkemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Tam 161 ulusal ve uluslararası yarışma, 297 ajans, 665 marka aylar süren titiz çalışmalar sonucu tarandı ve çok önemli bir veri tabanı oluşturuldu. Oluşturulan veri tabanı ajans ve markalarla kapalı devre paylaşıldı, var ise düzeltme ve değişiklik talepleri alındı. Sonrasında yine objektif kriterler esas alınarak kazanılan bu ödüllerin coğrafi kapsam, başvuru sayıları, başvuru yapılan ülke sayıları, ödül organizasyonlarının kaç yıldır yapıldığı değerleri üzerinden çarpanlar belirlendi. Ve son olarak bu veriler, tıpkı diğer örneklerinde olduğu gibi, uluslararası bağımsız bir denetim kurulu tarafından doğrulanarak bugün sizlere açıklanıyor. Önümüzdeki yıllarda sektörel bilgilerin çok daha şeffaf olarak paylaşılmasına hizmet edeceği düşüncesiyle ciro aralıkları, medya harcamaları, kazanılan-kaybedilen konkurlar, sözleşmesi yenilenen müşteriler, personel sayıları ve benzeri objektif veriler ile değerlendirme kapsamının genişletilmesini düşünüyoruz.

Sanırım yine bir deli işine giriştik ama düşününce bu yıldan itibaren müthiş bir arşiv çalışmasına da imza attık. Öyle ki bu yıldan itibaren ajans ve markaların kendilerinde bile bulunamayan sektörel bir arşiv oluşturmaya başladık. Bunları hangi ajans ve markaların yaptığını sektörün ulaşabileceği bir hale getirdik. Bitmedi, önümüzdeki yıldan itibaren bu işlere kimlerin imza attığını, hangi yeteneklerin ya da ekiplerin bu önemli işlerde rol aldığını da Campaign People of the Year ile ortaya koyup arşiv çalışmamızı daha da genişleteceğiz.

15 Mart 2018’de ilkini gerçekleştirdiğimiz Campaign Türkiye Agency & Brand of the Year ödül gecesi sadece içeriği ile değil, organizasyonu ile de birçok klişeyi yerle bir etti. Gecemize ait tüm detayları sayfalarımızda göreceksiniz.

Bu hazırlıklarda yine muhteşem bir iş çıkaran çok değerli çalışma arkadaşlarıma ve organizasyonda bize destek olan tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum.

Mart 2019’da çok daha büyük bir organizasyonla huzurlarınızda olabilmek dileğiyle, “İz Bırakmaya” devam etmek istiyoruz.

İyi eğlenceler

Ömer Erdem
Lift Content Factory Kurucusu

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Mart 2018 sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.