Hijyen devrine hoş geldiniz

Geometry Istanbul’dan Bengü Çimendağ, pandemi ile beraber değişen gündelik alışkanlıklarımıza ve rutinlerimize değinirken değişecek tüketim alışkanlıklarımızın altını çiziyor.

Her gün olduğu gibi işe gidip eve dönüyor, hafta sonları sevdiklerimizle planlar yapıp “ne kadar kalabalık o kadar popüler” anlayışıyla mekanlara sığışıyor, Akdenizli olmanın hakkını mümkün olduğu kadar çok gülerek, dokunarak, eğlenerek veriyorduk. Sonra korona diye gözle göremediğimiz ve varlığıyla hepimizin hayatına yerleşeceğinden de habersiz olduğumuz bir pandemi ile tanıştık. Pandemi neydi, nasıl bu kadar hızlı yayılıyordu, ne yapmalıydık, paniğini atlatırken, evi yeniden keşfederken, ender çıktığımız sokaklarda baharı görsek de tedirginliğimizi üzerimizden atamazken değiştik ve bu değişim her an devam ediyor. Bu süreçte kimimiz az, kimimiz kökten değişti. Bazılarımız hayatında hiç yapmadığı sorgulamaları (evet yemekleri de) yaptı, bazıları hayalindeki evden çalışma ortamı ile yaşadığı deneyiminin ayrımına vardı ya da hayatındakilerin kıymetine vardı. Sonuç olarak hepimizin birlikte yaşadığı ortak bir durum var ki, Maslow piramidinde hızlı ve sert bir düşüşle, kendimizi ikinci basamak olan güvenlik basamağında bulduk. Durumun gerekliliklerine göre, güçlü adaptasyon yeteneğimizi kullanıp yukarıya farklı yollardan tırmanmayı deneyeceğiz tabi ki. Ama bir süre bu ikinci basamakta zaman geçireceğiz gibi görünüyor ve tam da bu basamakta karşımıza her hafta çıkan, kaçamadığımız bir rutin gözümüze çarpıyor; alışveriş. Eski zamanlarda yapmaktan çoğunlukla keyif aldığımız, son dönemde ise biraz kalp çarpıntısı yaratan bu eylem ve yeni oluşan ihtiyaçlarımız hakkında biraz konuşalım.

Hijyen güvenin temeline oturdu

Güven tanım itibariyle korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu demek. Tam da bu yüzden, başımızdan böylesine büyük bir değişim geçerken yüzümüzü devlet yönetimlerine dönüyoruz. Bu süreçte devletleri çözümleriyle, şeffaflıklarıyla, güncel bilgilendirme ve aksiyon kabiliyetleriyle değerlendiriliyoruz. Ama devletlerin bu konuda tek başlarına bir şey yapamayacaklarını bilecek kadar çok bilgiye de sahibiz artık. Tam da bu noktada güvendiğimiz markaların, şirketlerin olaya el atmasını, bizi rahatlatmasını ve yaptıklarıyla bir garanti verebilmelerini bekliyoruz. Şirketleri çalışanları, genel kamuoyuna ve Dünya’ya kattıkları değer, aldıkları önlemler ile ölçüyoruz. Güvende hissetmenin ilk koşulu fiziksel güvenlik olsa da, ekonomik ve mental anlamda da kendimizi sakin bir limanda hissettirecek çözümleri arıyoruz. Uzun bir yoldayız. Sadece ilk doğru adımı atanların, ilk aksiyonu alanların değil, sürekliliği sağlayan, atılan adımların marka varlık sebebiyle tutarlılığını koruyan doğru zamanda doğru aksiyonları alanların dönemi başlıyor. Bu dönemde, bulunduğumuz ikinci basamakta, kategori bağımsız ilk olarak “hijyen” koşulunun sağlanmasını istiyoruz. Bu koşulu sağlamak adına alışveriş dünyasında bir yarış çoktan başladı, önümüzdeki günlerde hızını daha da artıracak.

Alışveriş yapış şeklimiz değişti ve eskisi gibi bir daha olmayacağı kesin
Eskiden neyi ne zaman istersek alabileceğimiz, sokağa çıkmakla ilgili endişeler yaşamadığımız günlerde alışveriş bizim için günlük hayatın normal bir parçasıydı. Hepimiz bütçemize uygun seçenekler arasından en iyisini seçmek için birkaç mağazayı gezebilir, sıkı bir indirim yakaladığımızda sosyal mesafe ayarlama derdi yaşamadan uzun bir kuyrukta beklemeyi göze alabilir ya da beğendiğimiz kıyafetleri soyunma kabinde gönül rahatlığıyla üzerimize geçirebilirdik. Artık durum bundan oldukça farklı. Maskelerimiz, eldivenlerimiz, dışarı çıkarken giyip eve döndüğümüzde 60 derece sıcak suda yıpratmak konusunda rekora koştuğumuz kıyafetlerimiz var. Evden her çıkışımız ve geri dönüşümüz küçük bir tören. En yakınımızdaki market & mağaza alternatiflerini gözden geçiriyoruz. Kalabalık kelimesinin anlamı bizim için popülerlikten çok endişeyi temsil ediyor artık. Artık daha yüksek tutarda alışverişi daha az sıklıkta yapıyoruz. Büyük boy ve çoklu paket ürünleri tercih ediyor, evden çıkma yasağı olan günlerde biraz da olsun kendimiz şımartmak için ekstra ürünler ve küçük atıştırmalıkları sepetimize ekliyoruz. Ve günün sonunda biz eskiden aklımıza bile gelmeyen şeyler konusunda ciddi güvensizlikler yaşıyoruz, net bir güven arayışımız var. Bulunduğumuz yerde, hijyen kriterlerine dikkat ediyor, sadece markette sizinle aynı anda kaç kişi var, beni yaptığımız seçimlerde “temassızlık stratejisinin”in önemli bir rolü var.

Tüm perakende ve yiyecek içecek sektöründe inovatif çözümler dönemi
Artık dükkanlara aynı anda belli sayıda insan alınması, dışarıda ya da kasa kuyruğunda ne kadar mesafeyle duracağımızı gösteren stickerlar bizi rahatsız etmediği gibi, olmadığı ortamlardan rahat etmiyor, güvende hissetmiyoruz. Sadece bu da değil, aynı zamanda nakit paraya da dokunmak istemiyor, kartla hatta temassız ödeme yapmak istiyor, app’lerle ödemek istiyoruz. Yurtdışında daha aktif olan bu app ödemelerini ülkeizde yakın zamanda daha sık göreceğimizi düşünüyorum. Hijyen beklentisinde sadece temizlik değil, çalışanın durumu hakkında garanti, ödeme koşullarında yeni inovasyonlar, eve teslimatlarda güvenceler istiyoruz. Sadece market değil, moda perakendesinde de ciddi değişimler yaşayacağız. Açılan AVMlerle bazı mağazaların deneme odaları her bir sefer temizleneceğini, denenen kıyafetleri ayrı bölümlere alınarak dezefekte edildikten sonra yerlerine asacakları görüyoruz. Peki mağaza içinde dolaşırken hiç o elbiselere, şortlara dokunulmayacak mı? Burada hijyen nasıl kontrole alınacak. Ya restoranlarda… Bu kadar az müşteri ile o restoran nasıl dönecek, hijyene nasıl yatırım yapılacak, bu düşen gelirin yanısıra bu hijyen çalışmalarına yatırımını nasıl yapacak, nasıl müşteride o güveni sağlayacaklar. Çözümlerinin bulunmasına başlanmış ama bu uzun soluklu değişimimiz için daha çabuk daha fazla inovatif çözümler bulunması gerekliliği şart.

P&G’nin Antibakteriyel Microban 24 Seri lansmanı, hijyenik ürünlerinin yoğun iletişim yatırımlarıyla birbirleriyle yarışması, Getir, Banabi gibi alışveriş aplikasyonlarının hızlı bir biçimde temazsız teslimata geçişi ise bu devrin ilk ürün & servisleri olarak sayılabilir. Yakın dönemde birçok marka, ürün & ambalaj tasarımı, alışveriş & hizmet deneyimi anlamında atılımlarda bulunacak, perakende ve tedarik zincirindeki iyileştirmelerini ve stratejilerini gözden geçirecekler, hijyen anlamında artı değer katacak inovatif ürünleri tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak adına piyasaya sürecekler.

Özetle; alışverişçiler olarak bulunduğumuz ortamın, elimize aldığımız ürünlerin, ödeme alanındaki insanlı, insansız ödeme alanlarının hijyeninin düzenli olarak sağlanmasını, sadece bizim değil çalışanların sağlığının korunmasını her zamankinden fazla talep edeceğiz. Gideceğimiz restoranı, bineceğimiz taşıtı, katılacağımız toplantıyı, alışveriş yapacağımız marketi, gezeceğimiz AVM’yi hijyen kriterlerimiz belirleyecek. Perakende zincirleri, marketlerden, alışveriş yaptığımız ve servis aldığımız her ölçekteki mağazalar da bu duruma kayıtsız kalmayacaklar. Sağlığımızı koruyacak tedbirler alıp, bizi teması minimuma indiren önlemleri, ürünlerin paketli servis edilmesi, alışveriş yollarının belirlenmesi gibi yeni ve sayısı artarak prosedürler ve maske kontrol teknolojileri gibi olası yeni teknolojilerin kullanılmasıyla güvende hissettirmeye çalışacaklar.

Geometry’den inovatif çözüm Hygiene on Handle
Bu noktada Geometry MENA & Barrows’un Kovid’den bile önce 2015 yılında tasarladığı inovatif ürünü Hygiene on Handle ürününü ilk olarak Unilever Lifebuoy ile Dubai’de perakende de deneyimletmesinden bahsetmek istiyorum. Saniyeler içinde, tek bir hareketle alışveriş arabasının tutma alanındaki mikrop ve bakterilerin %99,9’unu yok eden bu ürün kullanıcının gönül rahatlığıyla alışverişini yapmasını sağlıyor. İnsanların %60’ının markette mümkün olduğu kadar temastan kaçınmaya çalıştığı bir alışveriş dünyasında, tutma alanında yer alan antibakteriyel jel dolu silindiri bulunduğu noktadan diğer yöne doğru çektiğinizde hijyen problemlerinizden birinden de kurtulabiliyorsunuz. 500’den fazla markette uygulanmış, 25 farklı ülkede test edilmiş, Cannes Lions dahil birçok uluslararası yarışmada ödül kazanmış olan, insanların hijyen ihtiyaçlarını, markanın varlık sebebiyle örtüşen bu inovasyon artık dünya çapında, büyük ölçekte ve perakendenin yanı sıra havaalanları, toplu taşımalar gibi farklı alanlarda kullanıma
hazır. Biz de İstanbul ofisi olarak Türk marketlerine bu ürünü kullanımlarına sunmanın, networkümüzün inovatif gücünün gururunu yaşıyoruz. www. handleonhygiene.com

Alınan her önlemin pozitif dönüşü, alınmayanların ise negatif sonuçlarının olması mümkün. Bizi ve sağlığımızı düşünen, günlük problemlerimizi çözen markalara yakınlaşacak diğerlerinden ise uzaklaşıp yeni alternatifleri değerlendirmeye başlayacağız. Bu dönem her şeyi sorgulama konusunda ustalaştığımız için de açıkçası marka sadakatimız da azalmış durumda. Her şeyi değerlendirirken önce biraz şüpheyle yaklaşacak, en güvenilir alternatifleri hayatımıza alacağız. Bugün artık sadakati iyi fiyatlar, promosyonlar, CRM değil, süreklilik kazanacak hijyen sağlayacak. Yeni yeni alışmaya başladığımız sorgulamalar tekrarlandıkça alışkanlıklara dönüşecek ve kalıcı olacaklar.

Yeni ihtiyaçların ürün, servis ve inovasyonlarla karşılandığı, insan odaklı çözümlerin ön plana çıktığı, güvende hissettiğimiz günlerde buluşmak dileğiyle…

Hijyen devrine hoş geldiniz.

Bengü Çimendağ
Head of Strategy, Geometry Istanbul

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye 99. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.