Her gün ruh sağlığı günü

Amplifi Başkanı Steve Ballinger, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü öncesinde Dentsu’nun ruh sağlığı politikalarını mümkün olduğunca halka açık ve erişilebilir hale getirdiğini belirterek bu konudaki hassasiyete dikkat çekiyor.

20 yılı aşkın bir süredir medya sektöründe çalışıyorum ve şu anda Dentsu’nun medya yatırım bölümünün Birleşik Krallık kolu olan Amplifi’nin başkanıyım. Doğu Londra’da büyürken akıl sağlığı hakkında konuşmadık ve dürüst olmak gerekirse, konuşulsaydı da dinlemezdim ancak beş yıl önce kendi zihinsel sağlık krizimi kafaya taktığımdan beri, bunu hem evde hem de iş yaşamımda değiştirmeye karar verdim. Bu konu özellikle günümüzde çok önemli hale geldi. Çünkü pandemi sadece insanların ruh sağlığının daha fazla acı çekmesine neden olmakla kalmadı, aynı zamanda iş arkadaşlarının stres belirtilerini fark etmelerini veya birinin hayatında neler olup bittiğini anlamalarını da zorlaştırdı.

Dentsu’da ruh sağlığı politikalarımızı mümkün olduğunca herkese açık ve erişilebilir hale getirerek bununla mücadele etmeye çalıştık. Bunlara dikkat çekmeli ve insanlara karşı işlerinin ötesinde bir sorumluluğumuz olduğunu kabul etmeliyiz.

Bu bağlamda çalışanlara şunları taahhüt ettik:

– Pazarlarımızın çoğunda ruh sağlığı kapsamında ilk yardım programı hazırlamak.

– Bölüm yöneticilerimizi ruh sağlığı konusunda eğitmek ve yatırım yapmak.

– Eğitici konuşmacı oturumları ve herkes için ilgi çekici etkinlikler içeren mutluluk festivali için bir araya gelmek.

– Çalışanlarımızın, ortaklarımızın ve müşterilerimizin kendi deneyimlerini paylaştığı bir podcast serisi yapmak.

– Sohbeti teşvik etmeye, mevcut kaynakları tanıtmaya ve geri bildirim sağlamaya yardımcı olmak için işletme genelinde ‘iyilik’ (wellbeing) elçileri oluşturmak.

– Çalışanların zaman ayırması ve kapanması için kuruluş genelinde yılda üç güne kadar küresel sağlıklı yaşam günü (kafa izni) sağlamak.

Bunların hiçbiri tek başına bir çözüm sunmaz ve işe yaramaz. Ruh sağlığı desteğinin tutarlı, sürdürülebilir ve tüm yıl boyunca devam etmesi gerekir. İnsanların konuşmak için kendilerini güvende hissetmelerini ve hepimizin dinlemesini gerektirir.

Üniformalarımızı bir kenara koyup kolektif gücümüzü kullandığımızda sektörümüzün ne kadar parlak olabileceğini biliyorum. Arkadaşlarım, medya ortaklarım, meslektaşlarım ve hatta rakiplerim bu süreçte bana harika destek mesajları gönderdi. Bu gerçekten öz güvenimi tekrar kazanmama yardımcı oldu.

Umarım sohbete katkıda bulunarak ve politikalarımızı herkese açık olarak yayınlayarak diğer işletmeleri de aynı şeyi yapmaya teşvik edebilirim; birilerini iletişime geçmeye, açılmaya veya sadece mücadele etmenin ve bu tip şeyler hakkında konuşmanın uygun olduğunu gösterebilirim. Medyadaki herkesin kendiyle baş başa kaldığı (sektörümüz için bir mutluluk günü) bir gün için toplu olarak anlaşabilseydik ne kadar şaşırtıcı olurdu. Belki diğer sektörler bile ileride aynı şeyi yapacaktır.

Steve Ballinger

Amplifi Başkanı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 118. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.