Obama’nın Kampanya Direktörü: Sıkıcı olmayın

Türkiye’de seçim kampanyaları kapsamında kullanılan siyasal iletişimin pazarlama stratejilerine sunduğu katkılara odaklanan konferans Hedef “Hedef Kitle” konferansı 6 Mart 2015 tarihinde İstanbul The Ritz Carlton Otel’de yapıldı.

Element Strateji Yönetimi ve Danışmanlık tarafından düzenlenen konferansta, başta ABD Başkanı Barack Obama’nın dijital kampanya ve ulusal saha direktörleri olmak üzere, siyasal iletişim alanında uzman birçok yerli ve uluslararası uzman konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte, seçim kampanyalarında kullanılan iletişim yöntemlerinin incelikleri, hedef kitleyi bulma; doğru mesajları üretme ve hedef kitleye doğru kanaldan ulaşma yaklaşımları seçim kampanyalarının ve siyasal iletişim dünyasının öne çıkan isimleri tarafından masaya yatırıldı.

Sloganınız mesajınız değildir

Türkiye’de, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in yerel seçim kampanyasına da danışmanlık sunan Rick Ridder, siyasal iletişimde iyi olarak tanımlanan mesajların, ticari dünyadaki mesajlardan farklı, yönlendirici, soruna odaklı ve doğrudan gerçeklerle bağlantılı olması gerektiğinin altını çizdi. Adayların ürettikleri mesajlarda kim olduklarını ve ne için mücadele ettiklerini çok açık şekilde ifade etmeleri gerektiğini belirten Ridder, söylenenler ne olursa olsun, hedef kitlenin aday hakkında düşüneceklerinin farklı olabileceğine dikkat çekti. Sloganların verilmek istenen mesajlar anlamına gelmediğinin altını çizen Ridder, sloganı “Verilmek istenen mesajın elverişli boyutlarını vurgulayan kısa bir cümle ya da ifade” olarak tanımladı. İyi bir mesaj oluşturmakta kilit önem taşıyan dört unsuru “karşılaştırmalı ifade”, “vizyon”, “değerler” ve “gerçek sorunlar” olarak ifade eden Ridder, hedef kitleye özellikle onlar açısından önem ve anlam taşıyan konulardan bahsetmek gerektiğinin altını çizdi.

Joannie Braden ve Rick Ridder

Hedef kitleyi laf bombardımanına tutmayın, net olun

Joannie Braden ise “mesaj” kavramının çoğunlukla slogan, strateji ve misyon gibi kavramlarla karıştırıldığına dikkat çekti. Mesajın biyografi, aday geçmişi, yargı, misyon ya da slogan olmadığını ifade eden Braden, “Mesaj, kitleleri ikna etmek için kullanılan, dürüst bilgilerin bir parçasıdır” dedi. Braden, “Mesaj sizin ne için mücadele ettiğinizi gösterir. Bunu yaparken insanları sözcük bombardımanına tutmamalısınız. Bırakın mesajınızın içerisinden kendilerine anlam katacak temaları kendileri seçsinler. Tüm kavramları açıklamaya çalışırsanız, sözcükler arasında boğulmuş olursunuz” ifadelerini kullandı. Dürüstlüğe vurgu yapan Braden, “Her zaman için dürüst bir siyasetçi olduğunuzu söyleyin. Çünkü dürüstlük, güç ile birlikte en çok tercih edilen özelliklerden biridir” dedi.

Siyasal İletişim danışmanı Igor Mintusov, Türkiye ile Rusya’nın seçim kampanyaları arasındaki benzerliğe vurgu yaptı. Rusya’da yapılan bir araştırmada katılımcıların %70’inin bir adayda en çok önem verdiği konunun siyasi kimlik olduğunu belirten Mintusov, siyasal iletişimde en çok kullanılan duygulardan birinin korku olduğunu ifade etti. Negatif temalı kampanyaların Rusya’da olumlu sonuçlar getirmediğinin altını çizen Igor Mintusov, Rusya’da Başkan Vladimir Putin’in imajının bir geçen yıllarla birlikte daha da sağlamlaştığını ve seçimlerin bir bakıma Putin’e dair güven oyunu ölçen referandumlar haline geldiğini vurguladı.

ABD Başkanı Barack Obama’nın 2012 Başkanlık Seçimlerinde Dijital Kampanya Direktörü olarak görev yapan Teddy Goff, 90 milyon doların üzerinde bağış, 1 milyondan fazla seçmen kaydı, 45 milyon Facebook takipçisi ve 33 milyon Twitter takipçisi toplanılmasını sağlayan ekibi yönetmişti.

Sıkıcı olmayın

Konferansın katılımcılarına 2012 kampanyası hakkında önemli bilgiler veren Teddy Goff, dijital seçim kampanyalarının yaratıcılık açısından en üst seviye insanları bir araya getiren süreçlere sahne olduğunu ifade etti. “Yaptığımız iş, 19 ay sonra işlerine son vereceği kesin olan milyar dolarlık bir girişim kurmak gibiydi” diyen Teddy Goff, 2012 dönemindeki stratejilerini, ilham ve bilgi veren bir kampanya üzerine kurduklarını ifade etti. 2012’deki kampanya sloganlarını “Sıkıcı olmayın” (Don’t be lame) olarak belirlediklerini hatırlatan Goff, siyasetin genellikle toplum tarafından sıkıcı ve tekdüze bulunduğunu ancak kendisinin buna asla katılmadığını söyledi. “Biz de seçmenlere sıkıcı olmayan, yer yer komik yer yer de eğlenceli içerikler sunmak istedik ve bunda çok başarılı olduk” diyen Teddy Goff, haberlerini New York Times gibi geleneksel basın organlarından ziyade Facebook ve Twitter’dan alan hedef kitleye ilham ve bilgi verici bir iletişim yaptıklarını söyledi.

Teddy Goff

Bir medya şirketi gibi eğlenceli ve yaratıcı içerikler üretin

Obama’yı toplamda 5,2 milyon insanla, sansürsüz ve moderasyonsuz Reddit sitesinde konuşturduklarını ve Obama’nın bu riskli adımdan zaferle çıktığını aktaran Teddy Goff, bu yönüyle siyasal iletişimde samimiyetin kazanımlarına dikkat çekti. Teddy Goff, “Doğru içeriği yakalamak çok önemli. E-posta kampanyası yaparken elimizde çok geniş bir liste vardı. Aynı e-postayı herkese göndermektense, kitlenin %1 ila %5 arasında 5 farklı e-postayı deneme stratejisi izledik. En çok övgü alan içeriği geri kalan %95’lik kitleye sunduk” diyerek, doğru içeriği yakalama sürecinde harcanan emeğin altını çizdi.

Teddy Goff, son olarak şunları söyledi: “İyi bir iletişim yakalamak için yapmanız gereken üç şey var. Bir medya şirketi gibi düşünün. Bir medya şirketi nasıl hedef kitlesini sürekli olarak eğlenceli içerikle buluşturmak durumundaysa siz de aynı yaklaşımı göstermelisiniz. İkinci olarak ağlar üzerinden komüniteler kurun. Güven inşa edin. Bu zaman alacaktır fakat uzun vadede saygı temelinde bir ilişki oluşacaktır. Üçüncü ve en önemli tavsiye de bireysel iletişimi hedeflemenizdir. Dijital ortam bunun için kusursuz şartlar sunar” diyerek sözlerini noktaladı.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.