Hayatım reklam: Onur Kutluer

 

Onur Kutluer

Manajans JWT Sr. Copywriter

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamcı olma sebebim:

Buna kısa bir cevap verelim; fikir bulmayı seviyorum.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

Aslında karar vermek yıllar geçtikçe zorlaşıyor. En konuşulan iş mi en gurur duyulması gerekendir, yoksa en içine sinen mi bilemiyorum. Ucuz prodüksiyonlu bir radyo spotu olan “Apollo” işimiz vardı. Cannes için İngilizcesini hazırlatmıştık. Bir bilimkurgu karesi gibi olmuştu. Gurur duydum ama çeyrek gurur. Tadımlık yani, çeyrek kokoreç gibi.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Kafamda birkaç alternatif var ama güncel olanlardan seçelim; Tide – If it’s clean.

Kariyerimdeki en iyi an:

Eğer uzaklara baktıran dramatik anlardan sıyrılırsak, başka insanların işte geçen bir günlerini dinlediğim her an diyebiliriz.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:

Lanet bir andı. Çok önemli isimlere yurtdışında oldukları için görüntülü konuşmayla film anlatıyorduk. Bilgisayarın ekranı bir an için karardı ve ben -burayı biraz sansürleyelim- “Lanet olası bilgisayar. Hey dostum, bu internet tam bir baş belası!” tadında yakarışlarla tuşa dokundum. O an fark ettik ki, bağlantı hiç kesilmemiş.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Evet, buna tek bir isim söylemek zor. Jenerik akıyor, hazır mıyız? Whatsapp’taki The Sırtlans grubunun değerli üyeleri Enes Hadzibegovic, Emir Y. Yavuz, Murat Küçükada. Kardiyolojistique grubundan Burak Tozkoparan, Turgut Say, Batu Eren. Veda Meyhanecileri grubundan Sezgin Rızaoğlu, Ümit Şentürk, Deniz Çavdar. Kreatif liderlerimizden Tolga Büyükdoğanay, Öykü Berberoğlu, Aren Selvioğlu, Ümit Taşlı, Melih Ediş, Sami Basut. Eski couple’ım Deniz Şencan, semt bebemiz Sercan Demircioğlu ve…

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişiler:

Yarın izleyeceğim filmin hikayesi. Dün dinlediğim parçanın sözleri. Şu köşedeki simitçi dayı. Bu çok konuşan taksici bey. Ana yadigarı, baba nasihati. Gardaş mesajı, Ankara ayazı. Sektörün demli ağabeyleri, stajdaki genç bebeler. Her gün birileri ekleniyor, liste uzayıp gidiyor. Çünkü bu iş, böyle bir şeydir.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 86. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.