Hayatım Reklam: Didem Öztürker

77. sayımızda Hayatım Reklam diyen isim, C-Section Metin Yazarı Didem Öztürker oldu.

Reklamcı olma sebebim:

Üniversitenin ilk yıllarında hiç aklımda olmayan bir şeydi reklam (Bölümüm sebepli olsa gerek, zira antropoloji okuyordum). Sonrasında çift anadal programı ile iletişim fakültesine gittim ve orada “Reklam Atölyesi” ile tanıştım. Bodrum katında, öğrenci topluluğu gibi duran ama içine girince yazarların, art direktörlerin, müşteri temsilcilerinin, ajans başkanlarının, koordinatörün olduğu, profesyonel bir reklam ajansının simülasyonu niteliğinde bir oluşum olduğunu anladığım garip, büyülü bir yerdi. Ben de kapıldım büyüsüne ve reklamcı oldum. İyi ki de kapılmışım, iyi ki de o bodrum katına inmişim!

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

Aslında kariyerinin başlarındayken yayınlanan her işi gurur veriyor insana. Öyle çok seçici olunmuyor yani. Ama ben yine de bir tanesini seçtim. O da Domestos için yaptığımız “Mikroplar Ağlarmış” kampanyası. Gerçekten her yönüyle içime çok sinen, her aşamasında çok eğlendiğim ve sonucundan da mutluluk duyduğum bir iş oldu.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

İlk aklıma gelen, her yıl sabırsızlıkla “bu yıl ne yaptılar acaba?” diye beklediğim John Lewis Christmas işleri. Her biri birbirinden tatlı, özenle hazırlanmış, net bir şekilde mesajını veren, bir kısa film edasıyla izlediğim sıcacık filmler. İçlerinde en sevdiğim de 2013 yılında yapılan “The Bear and the Hare”.

Kariyerimdeki en iyi an:

Kariyerimin ilk Kristal Elma ödülünü aldığımızı, ödül töreninin kapısındayken ekip liderimin “KRİSTAL ELMA ALDIIIK” mesajıyla öğrendiğim an. Keşke kapıda olduğum ana denk gelmeseydi dedim ama böylesi de daha unutulmaz oldu aslında. Her zaman keyifle hatırlayacağım bir ilk yaşamış oldum.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:

Çok düşündüm gerçekten ama aklıma öyle bir an gelmedi (neyse ki).

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü:

Samsung’un Kıtalararası Yüzme Yarışı kampanyası için çalıştığımız Ata Demirer çalıştığım en iyi ünlülerdendi diyebilirim. Enerjisi, profesyonelliği, cana yakınlığı ile tekrar çalışırım umarım dediğim bir isim kendisi.
Bir de yakın zamanda bir projede birlikte çalıştığımız Demet Özdemir var. Hem dünya tatlısı, sevecen ve ışıl ışıl hem de işine çok saygılı, çalışması keyifli biri.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Buraya ne tek bir isim yazmak ne de tek tek isimleri saymak mümkün benim için. Ama şöyle bir özet geçersem onlar kendilerini bilir diye düşünüyorum. Hem Alafortanfoni’de hem de Wanda Digital’de birlikte çalıştığım insanların yeri bende çok ayrı. İkisi de hem çok iyi dostluklar hem de gerçek bir ekip ruhu ile çalışma şansı kazandırdı bana.

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi:

Öncelikle sektöre adım atmamdaki katkılarıyla Ankara Üniversitesi İLEF hocalarım sevgili Mehmet Sobacı, Reyya Advan ve Pınar Özdemir’e minnettarım. Sektörde de kendilerinden çok şey öğrendiğim Seral Çelikbaş, Enis Baruh ve Merve Erozan’a sonsuz teşekkürler.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 77. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.