Hayal Et ve Gerçekleştir

Bizde projeler, farklı fikirler, standartların dışında uygulamalar genelde zihinsel bariyerler yüzünden ya da kolaycılık, ‘amaan ne uğraşalım o kadar’ yap gitsin benzeri tepkiler ile herkesin yaptığı gibi ilerler. Aksini düşünenler, klişeleri, genel geçer kuralları yıkmaya çalışanlar, daha fikir aşamasındayken saldırıya uğrar ya da sabotaja varan müdahalelere uğrar. Hadi bir şekilde yapabildin, bu kez de ‘kronik mutsuzlar’ çıkar ve enerji emerek adeta bir bilgisayar oyunundaki bölüm sonu canavarı gibi karşına dikilir. Sadece ülkemizde mi peki? Haksızlık etmeyelim, bu tip karakterler tarih boyunca var olmuşlardır ve de varlıklarını kurdukları ‘statüko’lar ile sürdürür, vasatla yetinir ve çevresindekileri de vasata çekerler. Sanatta da, bilimde de, siyasette ve iş hayatında da benzer ‘canavarlar’ hakimdir sisteme.

Ama yukarıdaki kötü örneklerle yılmayıp nasıl olmayacağına, nasıl yapılamayacağına değil; bir projenin, fikrin gerçekleşmesi için nelerin gerekli olduğuna odaklanan, yapılmayanı, yapılamayanı nasıl yaparım için kenetlenen insanlar bir araya gelirse o zaman işte bölüm sonu canavarları yenilir, zihinlerdeki o eşikler bir bir yıkılır ve ortaya muhteşem bir sonuç çıkar.

07 Ekim 2019 günü WPP Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Co-Future Stream Bosphorus işte tam olarak yukarıda bahsetmeye çalıştığım ‘klişe yıkıcı’ bir etkileşim, ilham alma ve cesaret örneği olarak sadece ülkemizde değil, dünyada da eşi benzeri olmayan bir yeniliğe imza attı. Sadece 2000’den fazla iş insanını her konudan fikir önderi, bilim adamı, sanatçı, aktivist, gazeteci ve birçok dehayı bir araya getirmekle kalmadı, aynı zamanda katılımcıların ve bu etkinliği takip eden tüm paydaşları da farklı düşünmeye, ülkesine, işine, çevresine, ailesine ve en önemlisi kendisine daha nasıl faydalı olurum diye sorgulamaya yönlendirdi. Aldığımız tepkiler, etkinlik sonrası geri bildirimler, konuşmacı-katılımcıların da yorumlarını dikkate alarak böylesine farklı bir projenin içerisinde yer almak bizler için çok büyük bir keyifti.

‘Stream’ fikrinin sahibi WPP şirketinin yıllar önce böyle bir formatı düşünmüş olması bile bizler için çok büyük bir ilham olmakla kalmadı; günlerce, aylarca bunu ülkemizde nasıl uygulayabiliriz diye kafa yorarak hayata geçirilmesinde pay sahibi olmanın verdiği haz paha biçilmez.

Bu organizasyonun ev sahibi WPP Ülke Müdürü sevgili Demet İkiler ve bir kafede ‘gelin bunu vapurda yapalım’ hayaline ilk ortak olan sevgili Hande Ergün sayesinde muhteşem bir gün yaşadık. Emeği geçen, katkıda bulunan, destek veren, sponsor olan, içerik sağlayan, bedenen ve zihnen çalışan tüm iş ortaklarımıza ve değerli ekibime teşekkür ediyorum.

Son ve belki de en önemli teşekkür ise oldukça riskli ve alışılmamış bir etkinlik olmasına rağmen hikayemize inanan, İstanbul’un en önemli simgelerinden biri olan Şehir Hatları vapurlarından en güzelini bize tahsis eden, tanıştığım ilk andan itibaren temsil ettiği kurumun emin ellerde olduğu hissiyatını aldığım Genel Müdür sevgili Sinem Dedetaş ve aylar öncesinden bizimle her türlü detayda ilgilenen, bir an olsun bizi yalnız bırakmayan sevgili Göksel Mutlu başta olmak üzere tüm İBB Şehir Hatları çalışanlarına…

 

İyi okumalar…

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.