Hata yok, deneyim var

Kariyeri ve eğitimi için yurt dışında yaşamayı seçen Altay Yıldız, sinema ve reklam sektörü üzerine yurt dışında eğitim alıp çalışmanın kendisine neler kazandırdığını anlatıyor.

Bu ay da her ay olduğu gibi  yurt dışı sayfalarımızda ilham veren, içimizdeki cesareti uyandıran, yaratıcılığımızı nerede nasıl kullanmak istediğimizi sorgulatan bir isimle devam ediyoruz. Altay Yıldız sinema ve reklam sektöründe pek çoğuna göre çiçeği burnunda olmasına rağmen uluslararası alanda elde ettiği başarılarla geleceği ile ilgili ipuçları veriyor. Şu anda Manhattan’da yaşayan Yıldız, yurt dışına gitmeye nasıl karar verdiğini, eğitim ve çalışma hayatının beraber nasıl ilerlediğini ve projelerini anlatıyor.

Sanat her zaman hayatımda vardı. Çocukluğumdan beri hep sanata ilgi duydum ve İzmir’de üniversitede okurken, İzmir Sanat Atölyesi’nde çalışmaya başladım. Orada bulunduğum 4 yıl boyunca oyunculuk, sahne tasarımı, müzik tasarımı ve reji alanlarında deneyim kazandım. Üniversiteyi bitirdiğim yıl İstanbul’a taşınıp Digital Film Akademisi’nde sinema üzerine sertifika aldım. Orada arkadaşım Derya Efe’nin önderliğinde ilk filmimiz olan “Sokağın Sesi”ni çekmiş olduk. Derya, projenin yönetmenliğini üstlenirken, ben de görüntü yönetmenliğini üstlendim. Ortak yapımcılar olarak yer aldığımız bu kısa film projesi İstanbul’da ödül alarak bizleri oldukça mutlu etti. Bu projenin ardından 1 yıl boyunca İstanbul da sinema ve reklam sektöründe freelance olarak çalıştım. MTV Europe için müzik klibi ve Nokia için ise reklam klibi çalışmalarında yer aldım.

Çalışmalarım yoğunlaştıkça sinema ve görsel tasarım üzerine eğitim almak için yurt dışına gitmeye karar verdim.

San Francisco şehir kolejinde sinema, görüntü yönetmenliği ve kurgu üzerine eğitim aldım. Orada gördüğüm ve belki de Türkiye’de çok nadiren görebildiğimiz bir şey var: Amerika’da eğitim tamamen deneme üzerine kurulu. Derste herkes konuşma özgürlüğüne sahip ve sürekli proje üretilmesi bekleniyor. Çünkü burada insanlar başarının, defalarca tekrarlanan deneyimler sonucunda elde edildiğine inanıyorlar. Yani elde edilemeyen sonuçlar, hata ya da kayıp olarak değil, gelişim için yapılmış birer yatırım olarak görülüyor. Bu da kişinin üzerindeki baskıyı azaltıyor ve yaratıcılığı artırıyor. Yani “hata yok, deneyim var” diyorlar. İnsanlar bu konuda risk almanızı ve üretken olmanızı bekliyorlar.

Buradaki sistemin bir diğer artısı da dünyanın pek çok yerinden gelen insanlarla birlikte eğitim alıyor olmanız. Gelişmemdeki en önemli etmenlerden biri de bu: Kültürel çeşitlilik, deneysellik, ve özveriye dayalı bir sistemin içinde ilerliyorsunuz.

Yurt dışına çıkmak isteyenlere tavsiyem şu olacak: Bunu bir an önce yapın. Hayatta doğru an diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Güven ve alışagelmiş düzen yerine  üretkenlik ve cesareti seçmek tabii ki de kolay bir karar değil. Ama bunu herkesin yapabileceğine de inanıyorum. Önemli olan bir yerden başlamak.

Sanatın, insanlarda hayatı farklı yönlerden görebilme becerilerini artırdığını düşünüyor ve sağduyu kültürünün gelişmesinde çok önemli bir yere sahip olduğuna inanıyorum. Bu nedenle ikinci projeme başlamadan önce kadınları konu olan bir proje yapmak istediğimi biliyordum çünkü kadınlara ekranda ve perdede olumlu yönde yeteri kadar yer verilmediğini düşünüyorum. Bu nedenle ikinci filmimin konusunu araştırırken güçlü kadınları anlatabileceğim bir konu arayışına girdim. Ve Misión Flamenca ile de bu esnada tanıştım. Misión Flamenca, San Francisco’da düzenli konserler veren bir Flamenko grubu. Onları sahnede ilk gördüğümde yeni filmimde onların hikayesini anlatmaya karar verdim.

Sinema sabır gerektiren, uzun soluklu bir serüven. Bu proje de yaklaşık 2 yıl sürdü. Ama sonunda proje, hem yurt dışında hem de Türkiye’de ödüller aldı, San Francisco Dance Film Festivali’nde gösterildi. Misión Flamenca yönetmenlik ve kurgu rölünü üstendiğim ilk filmim oldu. Bu filmim sayesinde New York’ta The New School Üniversitesi’nin Medya Yöneticiliği bölümüne burslu olarak kabul edildim. Parsons Tasarım Fakültesi’nde görsel tasarım, kurgu, grafik tasarımı ve motion graphics derslerinin yanı sıra prodüktörlük, medya yöneticiliği, medyada yaratıcılık ve inovasyon yönetimi gibi konularda dersler aldım. Bitirme tezim olarak tasarladığım Augmented Reality Art Guide App, en başarılı tez projeleri arasına seçildi ve 2017 Mayıs ayinda yüksek lisansı dereceyle tamamlamış oldum bu sayede. Son 3 yıldır Manhattan’da yaşıyorum. Eğitimimle eş zamanlı ilerleyen ve devam eden reklam ve sinema sektöründe yeni projeler üzerine çalışıyorum.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Ağustos 2017 sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.