Hangi influencer’ı seçmelisiniz?

ITB Worldwide Genel Müdürü Emma Shuldham, pandemi etkisiyle beraber değişen marka amacını ve influencer seçimlerinin neden önemli olduğunu anlatıyor.

Geçen yıl bu zamanlarda sihirli sürelerine bakıp 2020’de neler olacağını bize anlatan trend uzmanlarına şapka çıkarmak gerekir. Şimdiye kadar kimse tam olarak başımıza gelecekleri bilememiş olsa da bazı tahminler isabetli olmadı değil.

  • Medya ortamında değişiklikler olacak. Tamam.
  • Tüketiciler alışveriş yapmak için giderek daha fazla dijital cihazlarına yönelecekler. Tamam.
  • Sosyal medya dünyayı kasıp kavuracak. Tamam. Hayal ettiğimiz hızda veya ölçekte olmasa da tüm bunlar gerçekleşti. Bir yandan sosyal ve politik huzursuzluklar bir yandan da küresel bir salgın, sosyal medya ortamını çarpıcı bir şekilde değiştirdi. Tüm bu değişim beraberinde de insanların nasıl ve nerede ilham bulduğuna, içerik tüketimine ve satın alma alışkanlıklarına ciddi anlamda farklılıklar getirdi.

Bunu anlamak için sadece TikTok, Twitch, Instagram Reels gibi kanalların nasıl büyüdüğüne bakmanız yeterli. Bilinçli tüketiciliğe doğru artan bir hareket göze çarpıyor. Bu da insanların daha az satın alması ve daha fazla düşünerek yatırım yapması anlamına geliyor. Gösterişli görüntüler karantinadaki bir dünyada pek de yankı uyandırmıyor. Etkileşim, bir konu üzerinde tartışmanın önemli bir göstergesi ve toplumdaki dönüşümü de giderek daha fazla etkileyecektir. Ancak yetenekleri ile kitleleri arasındaki gerçek uyumu göstermek için markaların, daha bilinçli stratejiler ve yankı uyandıracak içerikler oluşturmaları, kullanıcı davranışını analiz etmek için kitlelerin konuşmalarını dinlemeye zaman ayırmaları ve özgün hissetmeleri gerekir.

Influencer’ların gerçek değeri, hedef kitlelerinin büyüklüğünde değil, onlarla girdikleri etkileşimde yatıyor. Hem markalar hem de influencer’lar uzun vadeli projeler için kendileriyle ilişkilendirebilecekleri ortakları dikkatlice seçtiklerinde, gerçek özgünlüğü elde edebilirler. Markaların istedikleri sonuçları elde etmek için en başından net hedefler koymaları ve doğru içerik oluşturucularla, hikaye anlatıcılarla bir araya gelerek akıllı bir strateji edinmeleri gerekir.

Özellikle Z kuşağının oluşturduğu tüketiciler, sosyal ve çevresel faktörlere karşı daha büyük bir farkındalığa ve ilgiye sahip. Markaların, sundukları ürün ve hizmetten daha fazlasını temsil etmelerini bekliyorlar.

Özellikle 2020’de yaşanan kriz ile platformlarını daha büyük iyilikler için kullanarak değişimi hedefleyen markaların ürün odaklı anlatılar yerine insan merkezli hikayelere odaklanmalarını sağladı.

Emma Shuldham

ITB Worldwide Genel Müdürü

 

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 109. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.