Handan Abdurrahmanoğlu: “Dönüşen dünyaya ayak uydurmak, süreklilik için çok önemli.”

Grundig Türkiye Grup Yöneticisi Handan Abdurrahmanoğlu, Cannes Lions 2018 deneyimini anlattı.

Dolu dolu geçen bir haftayı geride bıraktık. Geçen senelere göre katılım biraz daha azdı. Bunun biz katılımcılara avantajı oldu. Daha çok konuşma dinleyebildik. Konuşmalar, fuar alanı civarındaki özel alanlar (Google, Facebook beach vs), ödül törenleri ile doyurucu bir festival oldu. Ancak ilham verici örnekler geçen senelere göre daha limitliydi.

Sürdürülebilirlik ve eşitlik/çeşitlilik (diversity) konularının tartışmasız olarak tüm markalar için sosyal sorumluluk ya da kampanya anlayışından çıkıp markaların ana değerleri arasında yer alması umut verici bir gelişme. Yıllardır tartışırız ama son iki senedir tüm markaların bu konuları içselleştirdiklerini gözlemliyorum. Teknolojinin insanlaştırılması, insan hayatına dokunmadığı takdirde anlamsız olduğunun belirtilmesi, teknolojinin korkutucu gelişimini insan odaklılığa çekmesi açısından kritik. Bunların yanında bu kadar teknoloji konuşulan bir festivalde hâlâ konferans alanındaki birçok sürecin teknolojiden uzak olması şaşırtıcıydı. Bu tarz festivallerin dönüşen dünyaya ayak uydurması, süreklilikleri için çok önemli.

En belirgin trendler

  • Değişen teknoloji ile ortaya çıkan yeni segmentasyonlar: New Voices
  • 5G network ile mobilin hayatımızdaki yerinin değişimi: M-commerce
  • Diversity (Eşitlik/Çeşitlilik)
  • Purposeful Marketing / Brands for Good / Humanized Brands: Amacı olan Markalar
  • Cesur kampanyalar / Hackvertising (Burger King bunun en iyi örneği.)
  • Apple mağazalarının perakendeciliğe getirdiği yeni bakış açısı: Hardware to Software / Humanized Shops: Largest tech company humanizes the technology
  • Be Yourself / Kendin gibi ol trendi.
  • Shared Economies / Paylaşım Ekonomisi

Öngörüler

Aslında bakıldığı zaman, Grundig olarak tekrar Türkiye’de yatırıma başladığımız son iki senedir Türkiye’de hümanist/purposeful marka olmayı sahiplenen, konumlandırmasını bu şekilde belirleyen markaların başında geldiğimizi düşünüyorum. Özellikle sürdürülebilirliği yaşam stili olarak benimseyip bir kampanyanın ötesine taşıdığımız platformumuz “Grundig – Ruhun Doysun” gerek yeni nesil iletişim modeli gerekse içeriğinin sürekliliği ile aslında Cannes’daki konuları düşündüğümüzde dünya çapında bir farkındalık kampanyası olarak öne çıkıyor. Bu da bize platformumuzu dünya çapında duyurmak için cesaret veriyor. Markaların değerlerini, ne için varolduklarını çok net tanımlayıp “amacı olan marka” konumlandırması yapmaları çok önemli. Bunun karşılığında müşterilerimizin de bunun samimiyetinden şüphe etmemesi, markaları desteklemeleri birçok şirkete cesaret verecektir. Dünyadaki problemler, ancak büyük şirketler bu konulara kaynak ayırdıkça büyük kitlelerce çözülebilir ve sürdürülebilir bir dünya oluşabilir.

 

Handan Abdurrahmanoğlu: “Dönüşen dünyaya ayak uydurmak, süreklilik için çok önemli.” yazısı ilk kez Campaign Türkiye’nin 79. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.