Güven şart

Reklamcılık Derneği Başkanı Keith Weed, markalar için güven kazanmanın ve bunu korumanın hayati olduğunu vurgularken bunun sürekli değişen bir zorluk olduğunu da ekliyor.

“Güvensiz bir marka sadece bir üründür ve güven olmadan reklam sadece gürültüdür.” Üç yıl önce Reklamcılık Derneği başkanı olarak gündemimi belirlediğimde, bu benim harekete geçme çağrımdı.

Kamu güveninin sektörümüz için en kritik ve paylaşılan konu olduğuna inanıyorum. Sektörümüzü ileriye taşıyan sağlıklı bir rekabetçi yapıya sahip olmasına rağmen, Reklamcılık Derneği bir araya geldiğimiz ve hepimiz için önemli olan büyük sorunları çözdüğümüz bir yer. Üç yıl önce halkın reklamlara olan güvenindeki düşüşü durdurmak için bir “güven eylem planı” geliştirmesi ve uygulaması konusunda derneğe bilgi verildi.

Lead 2019 etkinliğinde ilk Credos araştırma bulgularının lansmanıyla ve benim motto olarak belirlediğim “güven şart” ile başladık. Bu bulgular, kamu güveninin düşüşte olduğunu ve 2018 yılında diğer sektörlerle karşılaştırıldığında sektöre olan güvenin %50’de olduğunu gösterdi. 

Güven değerli bir kavramdır, zamanla oluşur ve çok daha hızlı bir şekilde yok olabilir. Bu nedenle güven kazanmak ve onu korumak sürekli değişen bir zorluk. Tüm kanıtların gösterdiği gibi güven, kampanyalardan daha iyi bir getiri sağlar ve markalar için uzun vadede değer kazanımı olarak geri döner.

Yeni Credos araştırması, en önemli müşterimiz olan kamuoyunun reklamcılık hakkında ne düşündüğünü söylüyor ve 2018’deki ilk araştırmadan bu yana meydana gelen değişiklikler hakkında bize bir kez daha parlak bilgiler veriyor. Reklama duyulan güven %10 artarken, önümüzde hâlâ tırmanmamız gereken dik bir yokuş var.

İngiltere’de güven dinamikleriyle ilgili hem olumlu hem de olumsuz anlamda diğer tüm büyük reklam pazarlarından daha fazla şey biliyoruz. Ne mutlu ki bu bilgiye sahip olmak karmaşık çözümlere ihtiyacımız olduğu anlamına gelmiyor. BBC yayıncısı Evan Davis’in Lead 2019’da söylediği gibi: “Güvenilir olmak için işlerinizde güvenilir şeyler yapıyor musunuz?”

Bu sektör en sorumlu şekilde davrandığında güvenilirdir ve İngiltere’ye sadece ekonomik olarak değil, toplumsal düzeyde de değerli bir katkı sağlar.

Sektörün uzun vadeli refahı için “Yasal, dürüst ve güvenilir olma” ilkeleri, tüketicilerin reklamlara neden güvenmeleri gerektiğinin merkezinde yer alır. İskoçya’daki ASA reklam kampanyasının sonuçları, ASA’in tüm kanallarda reklam düzenlemedeki rolünün, halkın güven seviyelerini nasıl iyileştirdiğini açık ve tutarlı bir şekilde iletirsek neler yapılabileceğini gösteriyor. Şu anda ASA’in farkındalığı düşük ve insanların yalnızca %12’si bu kuruluştan haberdar.

Sektörümüzdeki herkes, biz bu kampanyayı İngiltere genelinde kullanıma sunarken ASA’i ve çalışmalarını desteklemek için daha genel olarak neler yapabileceklerini düşünmeli. Ürettiğimiz reklamlar, pandemi sonrası toplum toparlanırken güvenin yeniden inşasına yardımcı olacak. Önümüzdeki yıllarda yapacağımız çalışmalar, İngiltere ve uluslararası pazarların iklim değişikliğine yanıt vermesine yardımcı olmada çok önemli bir rol oynayacak. Gelen yetenekleri işe alma, elde tutma ve geliştirme şeklimiz, bu işin ne kadar kapsayıcı ve başarılı olduğunu şekillendirecek. Tüm bunlar, halkın sektörümüze bakış açısına, nihayetinde de gerçekten ne kadar güvenilir olduğumuza katkıda bulunuyor.

Son üç yılda öğrendiklerimize dayanarak sektördeki her bir kişi, ASA sistemini destekleyerek ve her kampanya planının merkezine halkın reklamcılık deneyimini nasıl geliştirebileceğimizi koyarak geleceğimizi şekillendirebilir. İş için daha iyi getiriler sağlayacak ve reklamların amacına ulaşacağı daha olumlu bir ortama katkıda bulunacaktır.

Yeni bir rota belirlendi: Güven şart.

Keith Weed

Reklamcılık Derneği Başkanı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 117. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.