Gündem: Birlikte çalışma kültürü

Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali gözlemlerini aktaran Burçin Ergünt, bu yıl Cannes’da konuşulanları dört başlık altında toparlamayı tercih ediyor.

1 – İlham

Görünen o ki hem sanal gerçeklik, hem de yapay zeka yakın dönemin reklamcılık ya da yaratıcı endüstrilerin tümü açısından en çok önem vermemiz gereken iki kavramı. Kevin Kelly, gelecekte işini yapay zeka ile en iyi birleştirenlerin en iyi işleri yapacağını söylerken, efsane yönetmen Innaritu ise sanal gerçekliğin imkanlarının genişliğinin yarattığı sonsuz seçeneğin çok etkileyici olduğunu fakat bir yönetmenin bu kadrajsız dünyada nasıl var olacağını henüz bulamadığını söyledi. Özetle reklamcıların bu iki kavramı hem iş hem de yaratıcılık olarak doğru okumaları, yakından takip etmeleri ve başarısız da olsa küçük uygulamalarla denemesi önemli bence.

2 – Etkin iş yapma

Dünya ekonomisindeki durgunluğun, yaratıcı endüstrilere olan etkisini de çeşitli sunumların satır aralarından okumak mümkün oldu. Adeta bir rock yıldızı gibi çalışan yaratıcı yönetmenlerin etrafına kurgulanmış ekiplerinden, çok daha fazla birlikte çalışma kültürüne sahip genç ekiplere dönüş bir taraftan daralan kar marjlarının çözümü bir taraftan da etkin iş üretmenin çözümü gibi gözüküyor. Bu da gelecek yıllarda daha genç yaratıcıları Cannes sahnelerinde göreceğimiz anlamına gelebilir.

3 – Uygulamada yenilik

Mobil telefonlarda içerik tüketiminin farkında olmamıza rağmen, bunun içerik üretimi tarafında karşılığını yeterince vermediğimizi çeşitli örnekleriyle gördük festivalde. Hangi film dikey olmalı, hangisine bir teaser çıkmak ilginç oluyor ve tabii içeriğin %60’ı sessiz tüketilirken neden filmlere alt yazı koymuyoruz; Adaptly’nin sunumunda rakamlarla önümüze serildi. Bunun reklam filmi üretimindeki yaratıcı bakış açısına negatif ve pozitif etkileri olacağı aşikar fakat bu yıl dikey mobil ekranları yok saymak mümkün olmayacak gibi gözüküyor.

4 – Ödüller

Açıkçası ödüllerin Cannes’da değilken daha yakın takip edilen bir şey olduğunu bir kez daha gördük. Hem kazananlar hem de kazanamayanlar hakkında İstanbul’da, Cannes’dan daha çok tartışma vardı. Cannes kafası diye bir şey olduğu, tartışılmaması gereken bir gerçek bana sorarsanız. Kodlarının çözülmesi de çok zor değil. Bunu David ve Burger King sunumunda bir kez daha anladık, marka ve ajansın eşgüdümünün ne kadar önemli olduğu hem sunumda hem de ödüllerde yine ortaya çıktı. Network’ler için ödül tipi ve sayısının bağımsızlardan daha ciddiye alınan bir şey olduğu da aşikar. Ben kendi adıma büyük işleri kovalamaktan çok alt kategorilere zaman ayırdım, orada da “Manboobs4boobs” işini ve Zappos’un “PayWithACupcake” işlerini beğendim. Ama bu yazıyı yazarken henüz iki bin küsur kısa liste işinin onda birine ancak bakabilmiştim. O yüzden, ödül hakkında yazdıklarımı biraz tenzilatlı okursanız sevinirim.

 

Burçin Ergünt

Güzel Sanatlar Ajans Başkanı

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Temmuz 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.