Gresi Sanje: “Tasarım yöneticileri yetiştireceğiz”

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İletişim Tasarımı ve Yönetimi Lisans Programı bölümü açılıyor. İletişim alanındaki uzmanlığını derinleştirecek olan program, bölümü tercih eden öğrencilere farklı bir vizyon sunmayı hedefliyor. Program mezunları, marka yöneticisi, tasarım müdürü, tasarım stratejisti gibi farklı uzmanlıklara sahip olabilecek. Bölümün başında olan Gresi Sanje ile hem program hem de yakın zamanda Paris’te düzenlenen Avrupa Reklam Eğitimcileri Derneği’nin (EdCom) Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilmesi hakkında konuştuk.

Gresi Sanje

Seda Büktel İletişim Tasarımı ve Yönetimi Lisans Programının kapsamı nelerdir? Öğrencilere nasıl bir vizyon sunulacak? Bu bölümün farkı ne olacak?

Gresi Sanje Programın aslında adının İletişim ve Tasarım Yönetimi olması planlanmıştı ancak YÖK isminin bu şekilde kullanması yönünde karar aldı. Program tasarım ile pazarlama ve yönetimden anlayan; yönetimin derdini tasarımcının dilini buluşturan; tasarım alanına dair ihtiyaçları tespit edebilecek ve tasarımın uygulama süreçlerini yönetebilecek profesyoneller yetiştirmeyi amaçlamakta.

Baktığınızda, iş süreçleri içerisinde, bir ürün, mekân, ambalaj, aplikasyon gibi tasarıma dair ihtiyaç yönetim tarafından belirlenir. Bu kararla tasarımı uygulayan insanlara gidilir, durum anlatılır; tasarımı uygulayan da bu tasarım problemini gideren bir çalışma ortaya koyar. Bu iş modelinde tasarım ihtiyacını belirleyen kişi, genellikle tasarıma; tasarımı yapan kişi ise pazarın ihtiyaç belirlenme ve yönetme süreçlerine hâkim değildir. Bu bölüm işletmedeki ihtiyacı tespit eden, hatta bunu pro-aktif olarak belirleyen ve ihtiyacı tasarım içerisinde çözen kişileri yetiştirecek. Adı design manager, yani tasarım yöneticisi.

Seda Büktel Derslerin kapsamı nasıl olacak, nasıl bir metodoloji izlenecek?

Gresi Sanje Ders programının bir kısmı görsel iletişim tasarımı programının özellikle görsel kültür, görsel kavram ve uygulama süreçleri ile reklamcılık programının pazarlama ve yönetim alanındaki derslerinden oluşuyor. Ancak girişimcilik, proje geliştirme ve yazma, yönetim teorisi, haliyle tasarım yönetimi gibi yeni dersler de program içerisinde yer alacak. Tabii ki görsel iletişim tasarımı ve reklamcılık programlarının geleneği İletişim Tasarımı ve Yönetimi’nde de bozulmadı ve son yıl uygulamalı proje dersleri yer aldı. Burada sadece ulusal değil uluslararası boyutta bazı iş birlikleri gerçekleşmesini planlıyoruz.

Seda Büktel Buradan mezun olanların unvanları, çalışma alanları ve iş dünyası genelinde artıları neler olacak?

Gresi Sanje Tasarım yöneticisi unvanlarını alacaklar ve sektöre göre iş geliştirme, pazarlama gibi departmanlarda kendilerine yer bulabilecekler. Ama biz bu programdan çıkan öğrencinin tasarım ajansları kurmasını da gönlümüzden geçiriyoruz doğrusu. Ayrıca bu program hem yabancı öğrencilere açık hem de yabancı konuk eğiticileri de ağırlamayı hedefliyor. Öğrencilerin sunulan bu networkten de yararlanabileceklerini öngörüyoruz.

Seda Büktel Mayıs ayında EdCom’a seçilen ilk Türk başkan olma onurunu yaşadınız. Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz? Yeni dönemde planlarınız ve hedefleriniz neler?

Gresi Sanje EdCom’un resmi açılımı the European Foundation for Commercial Communications Education ve alanında en kapsamlı network olma özelliğini taşıyor. Ben 2011-13 ve 13-15 dönemlerinde EdCom’un yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiştim. Bu dört sene içinde çeşitli projeler başlatıp, işbirlikleri geliştirmiştim. Aday olmam için öneri de bu dört yıl içerisinde çalıştığım üyeler tarafından dile getirildi. İlk önce adaylık konusunda çekincelerim vardı. Başkanlar bugüne kadar istisnasız hep İngiliz’di ve İngiltere’nin 5 delegasyonu; yani oyu vardı. Bir istisna dışında hepsi erkekti ve kimsenin yaşı 50-55’in altında değildi. Ama bir şekilde ikna oldum ve adaylığımı nisan başında resmen duyurdum. Sonrası gerçekten çok heyecanlı ve çekişmeliydi, rakiplerim İngiltere ve Almanya üniversitelerindendi ve benim de çok saygı duyduğum iki adaydı. Ama oy çoğunluğunu sonunda aldım. Bu gerçekten kendime adıma çok onur verici. Düşünün Ekim ayında Brüksel’deki Effie ödüllerinde, bir Türk kadın olarak, Brüksel merkezli bir oluşumu temsil edeceğim.

Çalışmalarıma da hemen başladım tabii. EdCom şu anda markasına bir yön verme ve stratejik olarak bazı kararlar almanın dönemecinde; büyümenin verdiği bir kurumsal yapılanma ihtiyacında. İşlerimden biri bu süreci yönetmek olacak. İkinci önemli işim ise öğrencilerin ve reklam verenin daha fazla katılacağı uluslararası projeler olacak. Bu benim zaten yönetim kurulu üyesi olarak başlattığım ve adımlarını attığım bir süreçti. Şimdi bunu EdCom içerisinde süreklilik oluşturacak şekilde kurumsal bir sisteme oturtmayı hedefliyorum. Zaten başkan olarak üyelerin beni seçmelerinin temel nedeni de bu iki konudaki çalışmalarım oldu. Anlayacağınız üzere şu an sürekli tele-conference ve skype görüşmeleri yapıyorum. Bu yıl içerisinde de bazı meyveleri toplamayı hedefliyorum.

Onur Özgen TÜBİTAK ve BM Kalkınma Programı’nda girişim pazarlaması ve sosyal girişimcilik konularında da çalışmalarınız var. Bunlar nasıl başladı? Nereye gidecek?

Gresi Sanje Girişim pazarlaması ve sosyal girişimcilik 2010 yıllarında biraz tesadüfi kendimi bulduğum alanlar oldu. Bu konuya bulaşmamda ODTÜ Teknokent’ten Ufuk Batum ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ege Yazgan etkili oldu ve beş yılda oldukça yol kat etmiş oldum.

Girişimciliğin bu iki alanında da devam eden çalışmalarım var; Marka Okulu Yüksek Lisans Programı’nda bu konuda ders veriyorum. Zaman zaman gazete ve dergilere yazı yazıyorum. Benim ikinci alanım oldu. Şimdi TÜBİTAK ve BM Endüstri Geliştirme Programı ile çevre alanında girişimcilik üzerine yapılan bir çalışmanın içerisindeyim. BM Kalkınma Programı ile İstanbul Ticaret Odası için uygulamadan çıkan bir akademik çalışmayı yeni tamamladım. EdCom ve Birleşmiş Milletlerin uluslararası ofisi IICOSD ile ortak bir çalışma yapma konusu gündemde, hatta bu konuyu daha EdCom bile bilmiyor.

Girişimcilik keyif aldığım, ilgi duyduğum bir alan; Türkiye’de daha yapılması gereken çok şey olduğuna inanıyorum. Hem kültürel hem de ortamsal olarak bazı bariyerlerimiz mevcut. Benim adıma girişimcilik çalışmaları nereye gider doğrusu ben de bilemiyorum; yaşayıp göreceğim.

Onur Özgen 2012 yılında “Sektörün Penceresinden Reklam Süreci” adında bir kitabınız çıktı. Bu kitap hakkında bilgi verebilir misiniz?

Gresi Sanje Bu kitap benim doktora eğitimim sırasında başladığım bir çalışmaydı aslında. O zamanlar sektörde çalışıyordum ve üniversitede reklamcılık öğrencilerinin sektöre dair sordukları sorular beni böyle bir çalışma yapmaya yönlendirmişti. Reklamcılık öğrencilerinin özellikle eğitimlerinin ilk iki yılında sektörü biraz içselleştirmeleri, süreçlere dair bilgi edinmeleri amacıyla yazılmıştı. Şimdi benim öğrencilerim benden dinliyor tabii ama dinleme fırsatı olmayanlar için mezun olduklarında neler yapabileceklerine dair iç görü sunan bir el kitabı aslında.

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.