artwork

Golden State Warriors gibi olmak

7 sene önce

0

BBDO San Francisco’nun CEO’su ve Başkanı Jim Lesser, marka ve ajansların NBA’i darmadağın eden Golden State Warriors gibi kitleleri nasıl heyecanlandıracağını anlattı.

Geçen yıl Golden State Warriors, NBA şampiyonu oldu. Geçtiğimiz ay ise, NBA tarihinde 73 maç kazanan ilk takım oldular. Tutku ve akıcılıkla herkesi heyecanlandıran bir basketbol tarzıyla dünyayı etkilemeyi başardılar. Peki bu takımdan ajans ve markalar olarak ne çıkarabiliriz?

1- Gelişmekten vazgeçmeyin

Warriors geçen yıl NBA şampiyonu oldu ve Stephen Curry de ligin en değerli oyuncusu (MVP) seçildi. Peki, sezon bitince ne yaptılar? Havuz kenarında yatıp dinlendiler mi? Kesinlikle hayır! Pestilleri çıkana kadar çalıştılar. Lig çevrelerinde Curry’nin bu yıl hem MVP hem de kendini en iyi geliştiren oyuncu ödülünü alabileceği konuşuluyor. Şimdi bunu bir düşünün… Geçen yıl ligdeki en iyi oyuncuydu ve buna rağmen tatmin olmamıştı. Bizim sektörde düşününce bu, işleri biraz büyütmek anlamına mı geliyor? Pek değil, daha da geniş bir açıdan bakalım o zaman… Ödül kazanan kampanyalar yaptığınızı düşünelim. Dinlenmeye vakit ayırır mısınız? Daha sonra ne yapılabilir? Ekibinizdeki başarma duygusuna ilham vermek için ne yapılabilir? Bir gecede daha ne kadar kuvvetlenebilirsiniz?

2- Hazırlık eşittir özgürlüktür

Takımın antrenörü Steve Kerr’den spontanlıkla hazırlık arasındaki denge konusunda birçok şey öğrenebiliriz. Örneğin, Kerr takımın sahibiyle -ki bu da patronu anlamına geliyor- yaptığı bir görüşmede içi farklı taktiklerle dolu devasa bir defter getirmişti. Bu taktikleri bütün kariyeri boyunca topluyordu ve Warriors’ın da sezon öncesinde bazı zorluklar yaşayabileceğini biliyordu. Bizim sektörümüzde de hazırlık yapmak benzer derecede önemli. Kerr’in farkına vardığı durum ise ne kadar hazır olursanız olun, gerçekten o kadar rahat bir biçimde oynayabiliyorsunuz. Hiçbir detay çok ufak değil. Hazırlanma süreci güveni artırıyor ve bu da doğaçlama ve spontane oynamak için alan bırakıyor. Hem saha içinde hem de toplantı salonlarında.

3- İyimserlik yayılıyor

Takımın forveti Draymond Green, her takımın ihtiyacı olan pozitif enerjiye sahip. Dray, iyimserliği ve rekabeti bir arada taşıyabiliyor. Top boşa çıktığında kendini parkeye atan ve takım arkadaşları, düşündüğü kadar çalışmadıklarında onlara şakayla karışık vurarak takımı motive eden bir isim. Çok ateşli ve kaybetmekten nefret ediyor. İşte bu sebeplerden dolayı Dray’i seviyorlar.

Hepimiz toplantı sırasında bütün enerjiyi çeken bir vampir görmüşüzdür. Fakat bir iş sorununu yaratıcılıkla çözdüğünüz zaman -ki biz bunu her zaman yaparız- Dray gibi karakterler motivasyonu ve ortaya çıkan fikirleri birkaç tık yukarı çekebilir. Üstelik bu bulaşıcı bir durumdur ve başarı, başarıyı tetikler.

4- Herkesin bir rolü var

Ve sizin sıranız geldiğinde hazır olmalısınız. Örneğin, takımın skorerlerinden Andre Iguodala’yı düşünün. Veteran bir All-Star. Olimpiyatlarda altın madalya kazanan bir isim. Fakat geçen yıl Steve Kerr, ondan daha önce istenmeyen bir şey talep etti: Yedekten gelip, sahaya girmesini. Hiç söylenmeden kabul etti ve NBA finallerinde, Warriors, Cavaliers karşısında 2-1 gerideyken koç Kerr, Iggy’den sadece ilk beşte başlamasını değil, Lebron James’i savunmasını istedi. Bütün bir sezon boyunca yedekte kalmasının ödülünü aldı. Gerçekten NBA Finalleri’nin MVP ödülünü kazandı.

Sizin ekibinizdeki All-Star’lardan biri takımın iyiliği için kendi egosunu geri plana atar mı? Doğru an gelene kadar arka koltukta oturur mu? Yeni bir müşteriyle toplantıya gittiğinizde müşterileriniz sizi nasıl görecek, bir ekip halinde çalışan bir ajans mı yoksa bireysel All-Star’lardan oluşan bir grup mu?

5- Keyifle oynayın

Warriors’ın antrenman ve ısınma rutinleri diğer ekiplerinkinden çok daha farklı. Tabii şut atma ve hücum setlerini çalışıyorlar. Fakat ayrıca sahanın karşı tarafından, çocukken hepimizin yaptığı gibi şutlar da atıyorlar. Curry’yi basketbol topunu ayağıyla sektirirken bile sıklıkla görebiliriz. Bunun sebebi de koç Kerr’in önem verdiği değerlerden birinin eğlenerek oynamak olması. Warriors bunu gerçekleştiriyor ve herkes bu enerji, tutku ve eğlenceyi hissedebiliyor. Sonuçta, yaptığınız işi sevdiğinizde ve sevdiğiniz işi yaptığınızda şampiyonluklar kazanırsınız. İşler, konkurlar kazanırsınız. Ve en önemlisi de her gün işe gitmek için can atarsınız. Bu hepimizin amacı olmamalı mı?


Jim Lesser     

BBDO San Francisco Başkanı


Bu yazı Campaign Türkiye Mayıs 2016 sayısında yer almaktadır.

Senin için
Tümünü göster
Rolls Royce Türkiye’de satış rekoru kırdı

Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, 2013 yılındaki açılışından bu yana Rolls-Royce...

Yeni EQB milli voleybolcu Zehra Güneş’le yarışıyor

Mercedes-Benz, tamamen elektrikli kompakt SUV modeli EQB’yi, elektrikli marka yüzü...