Gerilla pazarlama ne değildir?

Değişiyoruz. Beklentilerimiz, kullandığımız markalar, tepkilerimiz, alışkanlıklarımız değişiyor. Bu hızlı değişim içinde markaların hedef kitleleri ile her zaman doğru ve sağlam bir ilişki kurmaları gerekiyor. Bu ilişkiyi hangi mecrada kurmaya çalıştığımız değil önemli olan, bunu nasıl yaptığımız? Nasıl konuştuğumuz? Ne hissettirdiğimiz, neyi deneyimlettiğimiz?

Deneyimsel pazarlamanın gücünü artık tartışmıyoruz, ancak deneyimsel pazarlama araçlarından biri olan gerilla pazarlama ile ilgili konuşmamız gerekenler var.

Gerilla pazarlama sadece pazarlama bütçesi düşük markaların kullandığı bir yöntem değildir. İlk ortaya atıldığı dönemde küçük işletmeler tarafından çok kullanılmış ancak giderek büyük pazarlama bütçeleri olan
markaların da dikkatini çekmiştir.

Gerilla pazarlama yaratıcı mecra kullanımı değildir ya da sokakta uyguladığınız farklı bir sampling çalışması da. Gerilla pazarlamanın bir mecrası yok. Gerilla gibi taktiksel düşünerek kurgulanan işler var. Dijitalde, açıkhavada ya da televizyonda da gerilla bir iş yapabilirsiniz. Temelinde şaşırtma ve konuşturma var.
Yaratıcılık, esneklik, hız ve biraz risk gerektirir. İşte bu riski alan, cesur markalar fark yaratıyor.

Aslında son zamanlarda konuştuğumuz, tartıştığımız işlere baktığımızda hepsindegerilla bir iz görürüz. 120 bin dolara satılan muzun hikayesinde de, Mercedes’in CEO’su Dieter Zetsche’nin emekliliğini BMW ile
kutladığı filmde de bu izi görürüz. Çünkü gerillanın ruhunda konuşturma, şaşırtma var.

Sürekli, daha fazla etkileşim yaratacak mecralar peşinde koşuyoruz. Hedef kitlemize daha fazla nasıl dokunur, nasıl kalbine işleriz diye çalışıyoruz. Belki de çözüm daha fazla cesarettedir.

Cesaret, alışılmadık ve beklenmedik olmayı getirir.Beklenmeyen şaşırtır, merakettirir. Bu da benzersiz
etkileşim demektir.

Çağrı Alıcı
DPİD Yönetim Kurulu Üyesi

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 96. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.