Geri bildirim almaya açık mısınız?

Abbott Mead Vickers BBDO’dan Craig Mawdsley, hepimizin geri bildirim verme becerisinde uzman olan Roy Keane’den bir şeyler öğrenebileceğimizi savunuyor.

Roy, 2002 yılında dünyanın en yetenekli futbolcularından biriydi ve becerilerini dünya çapında gösterme fırsatına sahipti; Japonya’daki Dünya Kupası’nda elde ettiği önemli başarı ile pozisyonunu sağlamlaştırdı. Ancak İrlanda ekibinin yönetilme şeklinden memnun değildi ve bu durum, yöneticisi Mick McCarthy ile yaptığı meşhur sert konuşma ile sonuçlanmıştı.

“Mick, sen bir yalancısın, kahrolası bir pisliksin. Seni oyuncu olarak, yönetici olarak ve insan olarak değerlendirmiyorum. Dünya Kupanı al da başına çal. Seninle herhangi bir ilişkim olmasının tek sebebi, ülkemin yöneticisi olman!” 

Hepimiz geri bildirim vermekle ilgili eğitim kurslarında bulunmuşuzdur ve öyle gözüküyor ki Roy da öyle yapmış (ya da belki de futbolda olduğu gibi sezgisel bir anlayışa sahipti, çok az resmi eğitim gerektiriyordu). Bu geri bildirim özel, dava konusu olabilir; Roy iyi iş çıkardı.

Yüksek performanslı kuruluşlar, gerektiği üzere geri bildirimi ciddiye alırlar. Bir öğrenim kuruluşu, düzenli olarak geri bildirim verir ve insanlarını da bunu iyi bir şekilde verebilmesi için eğitir; bu her zaman işe yarar. İnsanlar sık sık başka insanlara ne yapmaları gerektiğini, neyi yanlış yaptıklarını ve daha iyisini nasıl yapacaklarını anlatmaktan epey hoşlanır. Oldukça tatmin edici olabilir, eminim Roy da hemfikir olacaktır.

Bununla birlikte bu denklemin diğer tarafı; çok daha az tartışılmış, nadiren eğitilmiş ve çok daha önemli. Doğru ya da yanlış şekilde yeterli geri bildirimin verilmemesiyle sonuçlanan görünmez bir faktördür: Geri bildirim nasıl alınır?

Bu hareketi son zamanlarda iki kere gördüm. Bir müşteri ile tanışma toplantısının ardından saha ekibine patronları tarafından geri bildirim verilmişti; hepsi de işleri nasıl daha iyi ve biraz daha farklı bir şekilde yapabileceğimiz konusunda oldukça makuldü. Bu daha sonra somurtkanlık ve ekibin iç değerlendirmesi ile sonuçlandı. Belki de ‘çak bir beşlik’ tarzındaki standart ajans geri bildirimine ve olumlu basmakalıp laflara alışkınlardı; bunu kaldıramadılar.

Müşteri ekibi büyük bir tartışmaya girmek istemediği için paylaştıkları fikirler hakkında dürüst bir değerlendirme alamayan yaratıcı ekip bir müşteri toplantısından sonra kanlı bıçaklı oldu. Müşteri tarafı için ekibin fikirlerini öldürmesine izin vermek kolaydı, cevabı başka yerde de arayabilirlerdi…

Her iki (geri bildirimin var olduğu ve olmadığı) durumda da ekip, işlerinde daha iyi olma şansını kaçırdı. Ancak konu, iş arkadaşlarının geri bildirim vermede kötü olması ile ilgili değildi. Asıl problem bu ekiplerin geri bildirim almaya açık olmamalarındaydı.

İşinizde gerçekten iyi olmak istiyorsanız bunun da bir bedeli olacak. Bu bedel sadece saatler, çalışma ve odaklanma ile bitmiyor; çaba ve egoyu da kapsıyor. Mükemmel olmak için gerçekten insanların size geri bildirim vermesini kolaylaştırmalısınız. Size geri bildirim vermenin günün en eğlenceli kısmını oluşturabileceği şartları yaratmalısınız. Bunun onlar için nasıl eğlenceli ve ödüllendirici hissettirebileceğini düşünmelisiniz. Söyledikleri şeyler için onları asla yargılamamalısınız ve duymak istemeyeceğinizi varsayabilecekleri şeyleri size anlatmanın nasıl hissettireceğini düşünmelisiniz.

Burada olay onların yapmanız gerektiğini düşündükleri her şeyi yapmanız gerekmediğini hatırlamak. Geri bildirimlerinin işe yarayıp yaramayacağına karar verme gücü sizde, hemfikir olmak zorunda değilsiniz. En önemlisi de verilen tüm geri bildirimleri öz güveninizi örselemeden veya kendinize verdiğiniz değeri yok etmeden kabul edebilmeniz…

Tabii ki bunu duymak kolay değil. Olumlu basmakalıp laflar veya onaylanma ile sonuçlanan bariyerleri kurmak daha kolay gelir çünkü insanlar aslında nasıl olduğunuzu söylemekten çok korkar. Daha sonra neden zam veya terfi almadığınız, ya da işinizi kaybettiğiniz konularında şaşkınlık yaşayabilirsiniz. Kızgınsınızdır ve bunu size daha önce söylemedikleri için onları suçlarsınız. Kısmen de haklısınızdır çünkü anlatmaları gerekir ancak onları rahatlatmak ve sizi eleştirmeyi gerçekten eğlenceli hale getirmek için çabalamadıysanız korkarım ki bu konuda sorun sizdedir.

Geri bildirim verebilirsiniz ancak asıl maharet bunu alabilmektedir.

Craig Mawdsley

Abbott Mead Vickers BBDO Joint Chief Strategy Officer’ı

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 91. sayısında yayımlandı.
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.