artwork

Gelecek için Kadın Gücü Zirvesi

2 ay önce

0

Gelecek için Kadın Gücü Zirvesi’nde, Cumhuriyet’in 100. yılında da kadınlarının etkisi, yönetim gücünü ve liderliğini ayaklandırma noktasında konuşmalar gerçekleştirildi.

Cumhuriyetimizin 100. yılında, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği tarafından düzenlenen “Gelecek İçin Kadın Gücü Zirvesi” kadının gücünü vurgulamak, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık konularında topluma ve gelecek nesillere ilham vermek amacıyla, cinsiyet eşitliğini hayatın her alanında göstermeyi, artırmayı ve desteklemeyi amaç olarak gören akademisyenler, sivil toplum liderleri, fikir öncüleri ve etkili liderlerin katılımıyla bugün Swissotel The Bosphorus İstanbul’da gerçekleşti.

Cumhuriyet’in 100. yılında, kadın liderliğine dikkat çekme konusunda ortak paydada buluşan konuşmacılar, medyada kadın olmak, yönetimde kadın olmak, bugünün ve geleceğin perspektifinden kadın gibi başlıklar altında daha eşitlikçi ve kadının da başrolleri paylaşması gerektiği üzerine söyleşiler gerçekleştirdiler.

Gelecek kadının gücü ile aydınlanacaktır

Özlem Gürses moderatörlüğünde başlayan açılış konuşması, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Murat Özyeğin ve Galatasaray Üniversitesi Öğretim Görevlisi Bahadır Kaleağası’nın konuşmalarına yer verildi. Ardından 100. yıl marşımız ile Norm Ender ve Atatürkçü Sesler Korosu sahnede yerini aldı. Oturumlar, “Kadın Merceğinden Hukuk” ve “Medyada Kadın” başlıklı içerikler ile hem hukukçu hem spiker ve yönetim kurulu başkanı gibi başarıları ile imza atmış kadınlar tarafından devam etti.

Gelecek İçin Kadın Gücü Zirvesine katılan İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, toplumsal cinsiyet eşitliliği için “bulunduğumuz nokta çok övülecek bir nokta değil”  ifadelerine yer vererek konuşmasına başladı.

Kadınlar için yapılan çalışmalarda işin neresindeyiz? sorusuyla ilgili bir kişisel not defteri olduğuna değinen İmamoğlu, bu konu hakkındaki karnesine baktığında çok ileri seviyede olduğunu göremediğini dile getirdi.

“ÖNCÜ ADIMLARIMIZ DEVAM EDİYOR”

2019 yerel seçimlerinde İBB Başkanlığına aday olurken, 3 ana unsuru ön plana çıkardık. İstanbul’un kadınlar, erkekler ve çocuklar için çok daha adil, çok daha yaşanabilir ve çok daha yenilikçi bir kent olması için çalışmaya, bütün İstanbullular huzurunda söz vermiştik. Bu sözümüzün gereği için de ilk önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde kurumsal olarak atmamız gerektiğini ve bağlı kuruluşlarında bunu net olarak göstermemiz gerektiğini elbette biliyorduk. Farklılıkları önemseyen, fırsat eşitliğini önceleyen ve daha adil bir ortam yaratan ve aynı zamanda dahil eden bir yönetim anlayışı ile kurumlarımızı yönettik ve bundan sonra da yönetmeye devam edeceğiz. Bu, zaten açıkçası tüm çalışmalarımıza yansıdı. Öncü adımlarımız halen devam etmekte ve bu konudaki ısrarımızın daha da yukarılara taşınmasıyla ilgili gelecek hedeflerini ortaya koymaktayız.

“KADIN ÇALIŞAN ORANINI %40 ARTTIRDIK”

Bu dönemde bu oranın önemli bir adım olduğunu söyleyen Ekrem İmamoğlu, kadınların iş başvuru oranını %100’ün üzerine çıkarttıklarını ve kadınlara Fırsat verildiğinde nasıl bir saha olduğunu görebildiklerini söyledi.

“KADIN KAHRAMANLARIN, BUGÜNÜN TOPLUMUNDA DA VAR OLDUĞUNU BİLİYORUM”

Kurum tarihinde ilk olarak açtığımız kreşler, 0-4 yaş arası bebeği olan annelere sağladığımız ücretsiz toplu taşıma hizmeti, Bölgesel İstihdam Ofisleri ve Enstitü İstanbul İSMEK üzerinden kadınlara sağladığımız iş olanakları hizmetlerini de hatırlatan İmamoğlu şu sözleri ile konuşmasını bitirdi:

İstanbul’u kadınlar için çok daha adil, çok daha yaşanabilir ve çok daha umut dolu bir kent yapma arzumuzdan hiçbir zaman geri durmadık, eksiltmedik, hatta çoğaltarak yol yürüyoruz. Gelecek, kesinlikle kadının gücüyle aydınlanacaktır. El ele, kol kola ve özellikle Yönetim Kurulunda Kadın Derneğimizin de bu yöndeki adımlarını da bir nevi kutsal bir yere taşıyarak, onlara da başarılar diliyorum. varız, buradayız ve hazırız. Hep birlikte olacağız ve hep birlikte koşacağız.”

Yönetimde Daha Çok Kadın: Kotalı mı? Kotasız mı?

Cinsiyetçi yaklaşımlar üzerinde cinsiyet eşitliğine İzlanda %90 oranlarında yaklaştığı, Litvanya, İsveç, Finlandiya gibi ülkelerin ise %80 civarı bir oranda olduğunu ve Türkiye’nin ise bu sıralamada 190. sırada olduğunu ifade eden Burçak Güven moderatörlüğünde açılışı yapılan oturumda konuşmacılar, yönetimde daha çok kadın için kota olmalı mı olmamalı mı? sorusu üzerinde tartıştılar. Oturumda Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali, YKKD Yönetim Kurulu Başkanı Hande Yaşargil, QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan gibi isimler yer aldı.

179 şirketin hiçbirinin yönetim kurulunda kadın yer almadığını söyleyen Ahmet Dördüncü, kadınlara bilinç kazandırılması gerektiğini ifade ederken, Aclan Acar ve Yaşargil, bu problemin kültür ile çözülebileceğine dikkat çekti.  Karaboğan ise, yönetime niteliksiz kadınların girmesinden endişe uyanlar için bu korkudan çıkıp, yönetimdeki yetersiz erkekleri oradan çıkarmamız gerektiğinin altını çizdi. Bali ise, kotalı veya kotasız, her kadının hak ettiği yere gelmesini ve bunun temel eğitim düzeylerinden başlaması gerektiğini belirtti.

Türkiye tarihine damgasını vurmaya başlayan o dizi, Kızılcık Şerbeti

Seküler mi, muhafazakar mı? Hangi taraftayız, mutlaka bir tarafta olmamız şart mı veya objektifte olmayı seçebilir miyiz? Tüm bu soruları ve bu kutuplaşma halini gündeme getiren dizinin yapımcısı Faruk Turgut, senaristi Melis Civelek ve yönetmeni Ketche dizi konsepti bağlamında kadın perspektifini konuştular. Kadının toplumsal rollerinin kimi zaman zannedilme hali taşıdığını ifade eden konuşmacılar, en çok tarafsızlık ilkesi ile ortak paydada buluştular. Gerçek ve tarafsız bir şey yazarak çizgisini oluşturduğunu belirten Civelek, “İlk başta kimseye yaranamasam da 2. sezon itibari ile izleyici bu kutuplaşmayı ve kırılmaları gerçekten yaşadığımızı anladı.” ifadelerini kullandı. Ketche ise, kadının yönetim gücünü ” Erkek kafa ise kadın boyundur, istediği yere yönlendirir.” metaforuna dikkat çekti.

Her canlının ilk lideri kadındır, annesi

Hande Yaşargil’in kapanış konuşmasında, “Liderlik konuşulduğu zaman her insan canlısının tanıdığı ilk lider kadındır, annesi.” ifadelerinin ardından 100. yıla özel yöresel dans gösterisi ile zirve sona erdi.