Geleceğin peşindeki İK süreçleri

Turkcell’de İK süreçleri farklı işliyor, çalışanlar kariyerlerini birden fazla alanda ilerletme olanağına sahipler. Örneğin yıllarca veri bilimci olarak çalışmış biri, Turkcell’in İK departmanına transfer edilebiliyor. Bu oluşumun iş yaşamlarını nasıl etkilediğini bir de Turkcell çalışanlarından dinledik.

“Turkcell’de kendinizi ve yeteneklerinizi gerçekleştirmenize izin veren bir oyun alanınız var”

 

Hilal Yazıcı Atılay

Organizasyon Geliştirme ve İK Planlama Direktörü

 

 

Turkcell’de 20 yıl boyunca teknik ekiplerin farklı bölümlerinde görev aldım. Bu süre boyunca iş birimleriyle de ortak çok çalışmalarımız oldu. Bu da bana teknolojinin yanında organizasyonu ve dinamiklerini özümseme imkanı verdi. Seyfettin Bey’in İK’da yapmak istedikleri ve vizyonu, bu yolda tecrübelerimi tamamen farklı bir alan olan İK’da faydaya çevirebileceğimi görmemi sağladı. Bu durum beni çok heyecanlandırdı. Uzun yıllar teknoloji üzerine çalıştıktan sonra şimdi Organizasyon Gelişim ve İK Projeleri’nin sorumluluğunu üstlenmiş bulunuyorum.

Önceki dönemlerden edindiğim bilgi ve beceriler açısından, “Organizasyon Gelişim” boyutunda, organizasyonun bu noktaya gelme hikayesine hakim olmanın ve tabii teknoloji ve iş ihtiyaçları ile ilişkilendirebilmenin avantajını yaşıyorum. Bunun yanında Dijital Operatör’ün Dijital İK yolculuğunda da teknoloji önemli bir yer alıyor. Ben özellikle bilgi teknolojilerinde veri yönetimi üzerine çalıştığım iş zekası tecrübesinin çok faydasını görüyorum. Zira İK analitiği de derinleşmemiz gereken kritik bir alan.

Gelişim hep destekleniyor

Turkcell’de hep ileri gidersiniz, her zaman değişimin aktif bir parçası olursunuz, kendinizi ve yeteneklerinizi gerçekleştirmenize izin veren bir oyun alanınız var. En önemlisi, gelişiminiz hep destekleniyor. Benim Turkcell’de 21. senem bitti. Birbirinin aynı geçirdiğim, koluma yeni bir bilezik takmadığım bir senem bile olmadı. Kritik bir diğer konu da şu; konular, gündemler hep dünya boyutunda.

“Dünyanın ilk Dijital Operatör”ü olmak her alanda olduğu gibi İK’da da ilkleri zorlamamızı gerektiriyor. Arayışlarımız, ihtiyaçlarımız, planlarımız hep bu yönde. Endüstri 4.0 ile birlikte teknolojinin pozitif fırsat yarattığı alanların sayısı çok arttı, İK da bunların arasında. Kariyer hayatıma bu faydayı artırarak ve paylaşarak devam etmek istiyorum.

 

 

“Turkcell, çalışanlarının kendini değerli hissettiği bir yer”

 

Bilge Onur

İşveren Markası ve İç İletişim Müdürü

 

 

 

Campaign Türkiye Pazarlama departmanından İK’ya geçişiniz nasıl oldu?

15 sene boyunca Turkcell de dahil çeşitli sektörlerde uluslararası firmaların dev bütçeli pazarlama iletişimi projelerine liderlik ettim. Reklamcılık kariyerimde aklınıza gelebilecek her çeşit mecraya ait yüzlerce kampanyada çalıştım. Ancak bir noktada bir yabancılaşma ve artık müşterimle daha yakın temasta olma ihtiyacı hissetmeye başladım. Bilirsiniz, pazarlama alanında çalışırken iş sonuçlarını görmek için beklemeniz gerekir. Hele ki Turkcell gibi dev yapılarda kampanyanızın başarılı olup olmadığı birçok faktöre göre derinlemesine analiz edilir ve iş sonuçlarını anında görmek çoğu zaman mümkün değildir. İletişim sektöründen kopmadan, iş sonuçlarını anında görebileceğim ve her şeyden önemlisi insanlarla daha yakın temas kurabileceğim bir çözüm aramaya başladım ve bir gün aklımdakileri Çalışan İlişkileri Direktörümüzle kahve içerken söyleyiverdim! Kendisi beni sabırla dinleyip bana şu an başında bulunduğum bölümün, yani İşveren Markası ve İç iletişim Bölümü’nün yöneticiliğini teklif etti. İlk başta pazarlamadan insan kaynaklarına geçiş fikri bana bayağı iddialı geldi aslında. Ancak bir yandan tam beklentilerime uygun bir pozisyon önerilmesi, diğer yandan ise insan kaynakları departmanının beni kendisi için istiyor olması fikir olarak çok hoşuma gitti. Bu sebeple çok da düşünmeden teklifi kabul ettim ve bugün geldiğim noktada kariyerim için ne kadar doğru bir tercih yaptığımı daha da iyi anlıyorum.

 

Campaign Türkiye Kariyerinizin önceki dönemlerinde edindiğiniz bilgi ve becerileri İK’da nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim İnsan Kaynakları içinde yapmakta olduğum iş, mantık olarak aslında pazarlama iletişiminden çok da bir farklı bir yerde değil. Yine 360 derece marka iletişimi yönetiyoruz ama burada hem kapsam hem de yelpaze çok daha geniş. Pazarlamada büyük ekipler olarak çalışıldığı için işin her tarafından birisi tutar ve büyük ekipler büyük bütçeli işleri belli bir zaman planı içinde çalışarak çıkarırlar. Burada ise daha optimum bütçeler ve ekiplerle, çok daha kısa sürelerde tam zamanlı iletişim çalışmaları yapıyoruz. Önümüzdeki yol planında ise hem nitelik hem de nicelik anlamında birbirinden çok farklı yüzlerce işimiz var. Buraya ilk geldiğimde pazarlamada geçirdiğim yılların analitik bakış açımı ve sonuç odaklılık kaslarımı inanılmaz geliştirdiğini fark ettim. Bu sebeple yeni görevimde ilk yaptığım iş, pazarlama bakış açısı ile burada yapılan işlerin neredeyse tümünü tekrar gözden geçirmek ve kurgulamak oldu. Bugün Turkcell İşveren Markası’nı, pazarlama tarafında yaptığımız gibi gerçek bir marka yönetir şekilde yönetiyoruz. İşveren markamızın bir kişiliği, bir arketipi, pozisyonlandırılması ve değer önerileri var. Ayrıca işveren markamızın altında alt markalarımızı da yarattık ve yönetiyoruz. Ve tüm bu marka varlıklarımızı tutarlı bir yol haritası içinde iletişime tabi tutuyor, her bir iletişimin sonucunu analiz ediyor ve öğrenimlerimizle markayı daha da ileri taşıyoruz.

 

Campaign Türkiye Birkaç kelimeyle Turkcell’in bir parçası olmanın avantajını özetler misiniz?

İşveren markası ile ilgili yapılan araştırmaların gösterdiğine göre insanların bir iş yerine gönülden bağlanmalarını sağlayan en önemli beş etken şunlar: Marka Gücü, Kurumsallık, Çalışma Ortamı, Çalışma Şartları, Değerli İnsan Kaynağı. Yani insanlara bu 5 özelliği layığı ile sağladığınız zaman zaten şirkete bağlanmaya hazırlar. Biz de Turkcell İnsan Kaynakları’nda, bu 5 odağı her zaman işlerimizin kalbine koyuyoruz.

Diğer yandan dünyanın ilk ve tek dijital operatörü olarak İnsan Kaynaklarımızı da dijital dönüşümümüzün bir parçası yaptık ve işlerimizi platformlar haline getirdik.

Düne kadar crowd sourcing, büyük veri, segmentasyon, community manegement gibi kavramlar pazarlama dünyasına ait gibi görünürken bugün bizim insan kaynaklarımızdaki ana iş yapış şekillerimizin omurgası haline geldi. Çalışanlarımıza sunduğumuz yeni çalışma modelleri (esnek çalışma, mobil çalışma, yarı zamanlı çalışma vs.), inovatif araçlar (Toplam ücret dashboard’u, Mobilim sistemi ile tüm İK işlemlerini telefondan tek tuşla yapma vb) ya da yenilikçi eğitim uygulamalarını hayata geçirirken işte bu 5 etkene hizmet etmeleri amacıyla çalışıyoruz.

Benim açımdan ise Turkcell, kendini gerçekleştirebilmek demek. Burası dik hiyerarşilerin bulunmadığı, zaman ve mekan bağımsız çalışabildiğiniz, dataya kolayca ulaşabildiğiniz, kişisel yeteneklerinizin ve özelliklerinizin değerli bulunduğu, neticede bir çalışan olarak kendinizi değerli hissettiğiniz bir yer.

Campaign Türkiye Buradaki İK anlayışı, geleceğe dair kariyer planlarınızı nasıl etkiledi?

İnsan kaynakları öğrenmenin sonunun olmadığı bir alan. Çünkü insan gerçekten çok komplike bir yapı. Her geçen gün dijitalleşen iş yapış şekillerimiz de yeni teknolojileri yakından tanımamızı ve öğrenmemizi gerektiriyor. Ben insan kaynaklarına geçtiğimden beri her gün yeni şeyler öğreniyorum ve bundan da çok memnunum. Ancak bir gün buradaki öğrenme sürecimin sonuna gelir ve yeni bir alanda kendimi geliştirmek istersem, bana yeni kapıların da açılacağını biliyorum. Çünkü Turkcell’de siz ne kadar ilerlemek isterseniz o kadar çok kapıyı önünüzde açmaya hazır bir insan kaynakları anlayışı var. Örneğin, bu anlamda çıraklık uygulamaları başlattık. İsteyen çalışan merak ettiği departmana gidip 1 hafta çıraklık yapabiliyor. Bu sayede hem karşısındaki departman çalışanları ile empati kurabiliyor, hem yeni bir iş öğreniyor hem de ilgili departmana geçiş gibi bir amacı varsa önden gidip 1 hafta tecrübe etme fırsatını kullanıyor. Böylece insanlar artık tek bir kariyere bağımlı olmaktansa belli süreler içinde farklı alanlarda kendilerini deneyebiliyorlar.

 

“Yaratıcı çalışmalara verilen destek Turkcell’i diğer kurumlardan ayıran en önemli unsur”

 

 

Kemal Burak Yöndem

Dijital Servisler Yazılım Mimarı

 

 

Campaign Türkiye Turkcell’in şimdiye kadar çalıştığınız diğer kurumlardan farkları nedir?

Çalışanlara verilen değer ve kişisel gelişimi destekleyici İK uygulamaları çok önemli. Mevcut işlerin yanı sıra farklı işler ile ilgilenen çalışanları destekleyici İK politikaları da önemli fark yaratıyor. Bizde kariyer bir platforma oturuyor. İnsanlara işleri dışındaki yeteneklerini gösterebilecekleri fırsat ve ortamlar sunuluyor. Dijital Masters, Marketing Masters gibi dünya çapındaki üniversiteler ile ortak olarak düzenlenen eğitim programları, asli sorumluluklarımız dışında gelecekte ihtiyaç duyabileceğimiz yetenekler kazandırıyor bize. Örneğin şirket bütçesi ve imkanlarını kullanarak geliştirdiğim otonom araç ile Amazon Web Services’in Re:Invent 2017 konferansında düzenlenen otonom araç yarışmasına katılıp ödül kazandım. Mevcut ürün portföyünden farklı bu tarz bir çalışmayı Turkcell dışında bir firmanın sahiplenip destek vereceğini düşünemiyorum. Bu örnek ile vurgulamak istediğim, mevcut işlerden farklı yaratıcı çalışmalara verilen destek ve ödüllendirme politikası aslında Turkcell’i diğer kurumlardan ayıran en önemli unsur.

Campaign Türkiye Hem şirkete hem de çalışanlara açık olan yetenek ve ilgi alanı havuzu size nasıl fayda sağladı?

Data Science Enablement, Digital Masters, Marketing Masters gibi eğitimlerin yanı sıra 2 ayda bir kişisel gelişime yönelik sunulan HAP adı verilen kısa eğitim alternatifleri kişisel gelişimim için çok faydalı oldu. Bu eğitim programlarında edindiğim bilgiler iş çıktılarımın daha kaliteli ve verimli olmasına yardımcı oldu. Sonuç olarak hem çalışanlar memnun ve motive oluyorlar hem de şirket iş çıktıları açısından daha verimli hale geliyor.

Campaign Türkiye Turkcell’de çalışmanın sizin için en güzel yönü nedir?

Sürekli kendimi geliştirebilmek ve yeni teknolojiler üzerinde çalışarak insanlar için faydalı ürün/servisler geliştirmek.

Campaign Türkiye Buradaki İK anlayışı, geleceğe dair kariyer planlarınızı nasıl etkiledi?

Turkcell’de eğitime, gelişime verilen değer ve gösterilen çabayı görüp tecrübe ettikçe hem kişisel kariyerim hem de ülkem adına umutlanıyorum. Çünkü bu çabalar orta-uzun vadede meyvelerini verecek ve Turkcell içerisinden data bilimi, yapay zeka, otonom araçlar gibi dönüştürücü teknolojilerde dünya ölçeğinde ürünler/servisler çıkacak. Turkcell çalışanları olarak gelecekteki başarıların gururunu yaşayacağız. Bu beklentiler Turkcell’in kariyer planlarımdaki yerini sağlamlaştırıyor.

 

“Üniversite yıllarımın en büyük ‘asla’sı özel sektörde çalışmaktı”

 

Gamze Sofuoğlu 

Engelli Çözümleri Ürün Müdürü

 

 

İlk iş deneyimim olan Turkcell’de yaklaşık dört senedir çalışıyorum. Görme engelli bir profesyonel olarak, Turkcell’de çalışmaya başladıktan sonra hayatım tamamen değişti diyebilirim. Aslında üniversite yıllarımın en büyük “asla”sı özel sektörde çalışmaktı. Ben akademisyen olmayı ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif çalışabileceğim bir hayatı hayal ediyordum. Turkcell bu hayalimi, teknolojiyi kullanarak engelli bireyler için daha engelsiz ve erişilebilir bir dünya yaratma hayaline dönüştürdü ve bu hayalimin en büyük ortağı oldu. Dört senedir Turkcell’de bu anlamlı hedef için çalışıyorum ve Türkiye’de bunu gerçekleştirebileceğim en iyi şirkette çalıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Farklı iş birliklerine önem veriliyor

Profesyonel hayatımın yanı sıra Young Guru Academy (YGA) isimli STK’da da uzun süredir engellilere yönelik projelerde aktif rol alıyorum. Örneğin; YGA’nın Vestel ile geliştirdiği, Turkcell Hayal Ortağım uygulamasının entegre olduğu, dünyanın en kapsamlı akıllı bastonu WeWALK’un danışma kurulundayım. Bunun yanı sıra ilköğretim çağındaki görme engelli parlak öğrencilerin keşfedilip üniversite öğrenimleri sonuna kadar mentörlük verildiği Hayal Ortağım Atölyeleri’nde de mentörlük yapıyorum.

Turkcell’deki görevlerimin yanında farklı kurumların önemli projelerinde aktif rol alabilmemin temel sebebi, Turkcell’in çalışanlarının ilgi alanlarına yönelik aksiyon alabilmelerini sağlayacak esnekliği sunması ve farklı iş birliklerine büyük önem vermesi.

 

“Kariyer planımı çizerken yalnız olmadığımı hissediyorum”

 

Başar Demir

Radyo Şebeke Planlama ve Optimizasyon Yöneticisi

 

 

Dinamik, hızlı, teknolojiyi yakından takip eden, teknolojiyi bilen ve yön veren bir şirkette çalıştığımı hissediyorum. Çalışana ve çalışan bağlılığına çok önem veriliyor, çalışanların kariyer gelişimine destek olmak için ülkemizin ve dünyanın sayılı üniversiteleri ile beraber ücretsiz master programları imkanı sağlanıyor. Toplumsal değerlerimiz konusunda hassas, çok değerli sosyal projelere imza atıyoruz.

İç İletişim Direktörlüğü altında şirket çalışanlarının tamamına dokunan dinamik, mükemmel bir ekibimiz var. İç İletişim ekibinden bir arkadaşım ile sohbet esnasında amatör fotoğrafçılık ile uğraştığımı belirtmiştim. “Neden plazamızda kendi sergini açmıyorsun?” dedi ve hikayem başladı. Turkcell sayesinde ilk sergimi açma fırsatını yakaladım. Benim için eşsiz bir deneyimdi, uzmanlık alanımın haricinde amatör olarak uğraştığım bir alanda destek görmek beni çok mutlu etti.

Çalışanlara benzersiz bir deneyim sunmak

Turkcell’de çalışmanın en güzel tarafı, kurum kültürü ve size verilen değer. Bir çalışan olarak bu köşede bu yazıyı yazabilmem de buna en iyi örnek sanırım. Mutlu çalışan temsilcilerimiz var, her çalışan çalışma ortamını daha dinamik, eğlenceli hale getirmek için öneriler sunabiliyor ve bu öneriler tek tek değerlendiriliyor. Kendi kariyer planımı çizerken yalnız olmadığımı hissediyorum. İster uzman ister yönetici olarak size sunulan yol haritaları bulunuyor. Esnek çalışma, mobil çalışma, ofistasyon gibi yenilikçi uygulamalar ile iş planlarımı kendi dilediğim gibi yönetebiliyorum.

 

İK Yeniden Programı ile hayatımıza giren uygulamalar

İK Yeniden Programı, altında pek çok projenin yer aldığı bir çatı proje. Amacı temel olarak İK tarafında gerçekleştirilen birbirinden bağımsız ilerleyen süreçlerin uyum içinde yönetilebilmesini ve sürdürülebilirliği sağlamak.

İK Yeniden ile çalışan verimliliğini artıran yenilikçi uygulamalar:

Mobil çalışma: Haftada 1 gün ofis dışında çalışma olanağı

Mobil çalışanların şirket iletişim araçlarını (BİP mesajlaşma, BİP toplu/görüntülü görüşme, VPN, mail, sanal toplantı odaları…) kullanım oranları şirkette çalışanlara göre açık ara ileride.

Çalışan başına BiP kullanımı iki katı aşıyor.

Esnek çalışma (Günü Planla): Aynı kapsamda devreye giren ‘Günü Planla’ programıyla 10:00-16:00 arası ofiste olmak koşuluyla öğle yemeği süresi dahil günlük toplam 9 saati tamamlayarak ofise giriş çıkış saatlerini kendi isteklerine göre ayarlayabiliyorlar.

Ofistasyon: Çalışanlar diledikleri zaman İstanbul’da ve Türkiye’nin farklı noktalarındaki Turkcell ofislerinde kurulan ‘Ofistasyon’ları kullanarak kendi ofislerine gitmek zorunda kalmadan çalışabiliyorlar.

Anneler için esnek çalışma: Turkcell’li anneler bebekleri 16 aylık olana kadar, diğer ofis ve zaman kullanım uygulamalarına ek olarak saat 10:00-15:00 arası ofiste çalışıyor. Mesailerinin geri kalan kısmını ise mekan ve zaman bağımsız diledikleri gibi ayarlayabiliyorlar.

Yarı zamanlı çalışma: Bu uygulamayla çalışanlarımız haftada en az 20, en fazla 30 saat part time çalışabiliyorlar. Turkcell’liler bu uygulamadan isteklerine göre 3 ile 12 ay arasında faydalanabiliyor.

Geri Bildirime Dayalı Flex Performans Yönetimi: Yaklaşık 500 çalışanın katılımıyla yapılan çalışmayla tamamen çalışan ihtiyaçlarına yönelik Turkcell’e özel geri bildirim merkezli bir performans sistemi. Yeni sistem, çalışanlara performanslarını anlık değerlendirme ve geri bildirim alma olanağı sunuyor. Bu sayede onları sürekli gelişime odaklıyor.

Mobilim: Uygulamayla çalışanlar, mobil telefonları üzerinden tüm İK talep ve onay süreçlerini zaman ve yer bağımsız takip edebiliyorlar. İş akışlarından izin ve seyahat talepleri girişine, eğitim süreçlerinden teknik destek taleplerine pek çok süreci takip edebiliyorlar.

Masrafım: Çalışanlar şirket için yaptıkları masrafların yönetimini tek bir uygulama üzerinden yönetebiliyor. Sistemde sunulan akıllı taksi uygulamasıyla ulaşım ihtiyaçlarını çok daha pratik şekilde karşılıyorlar.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 78. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.