Futbol efsanesinden yaratıcı liderlik dersi

Dentsu US’ten Menno Kluin, yaratıcı bireylerin Rinus Michels ve Total Football’dan neler öğrenebileceğini anlatıyor ve egonun gelişim üzerindeki en büyük engel olduğunu vurguluyor.

Rinus Michels, futbolda tüm zamanların en başarılı teknik direktörlerinden biriydi. AFC Ajax Hollanda Ligi takımı olan AFC Ajax’a 4 lig şampiyonluğu ve Avrupa’da Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazandırdı. Ayrıca FIFA tarafından “Yüzyılın Teknik Direktörü” seçildi ama kazanmaktan fazlasını yaptı. Oyuncularına sadece kendi pozisyonlarında değil, sahadaki her pozisyonda ustalaşmayı öğreterek futbolda devrim yaptı. Bu devrim, Total Football olarak bilinen felsefedir.

Önümüzdeki yıllarda başarılı olmak istiyorsak, kreatifler Michel’in oyun kitabını ödünç almalı. Total Yaratıcılığı (Total Creativity) benimsememiz gerekiyor: Yaratıcılığın gelişebileceği bir reklam sürecini şekillendirme ve kontrol etme yeteneği. Tüm oyun alanında nasıl ustalaşacağımızı öğrenmemiz gerekiyor.

Harika bir fikir, işin sadece bir parçası

Güçlü fikirler, yeteneğimizin can damarı olmaya devam ediyor ancak burada duramayız. Fikri satmamız gerekiyor. İnşa et ve tanıt.

Günümüzün yaratıcı ortamı her zamankinden daha karmaşık. Kreatiflerin, özellikle başarılı bir lider olabilmeleri için pek çok hareketli parçada ustalaşmaları gerekir. İşimiz her zaman fikir odaklı olacak, ancak aynı zamanda veri odaklı, teknolojiye dayalı ve dijital öncelikli de olmalı. Bir fikri hayata geçirmek, onu ürünlerden hizmetlere, deneyimlerden TV’ye ve ev dışında Snapchat ve Twitch’e kadar çok sayıda temas noktasında hayata geçirmek anlamına gelir. Hatta bir kez değil, birçok kez ve kültürel açıdan uygun bir şekilde… Ve unutmayalım ki sonuç odaklı ve ölçülebilir biçimde.

Bir fikrin uygulanabilmesi için bile, pay sahiplerinden destek almamız gerekiyor: Stratejistler, müşteri yöneticileri, medya planlamacılar ve veri bilimcileri bunların sadece birkaçı. Müşterilere satış konuşması yaptığımızda, toplantıda çok az sayıda insan yaratıcıdır. Onların dilini konuşabilmemiz gerekiyor.

Yaratıcılık hâlâ bir sihir ve en saf fikirler böyle ortaya çıkar ancak alandaki diğer uzmanların motivasyonlarını önceden görebilmeliyiz. Bunu yapmazsanız, sattığınız fikir kaybolur. Don Draper’ın karizmasına ve inancına sahip olmak yardımcı olabilir ancak yeterli olmaz. Medyayı, stratejiyi, verileri, analitiği ve PR’ı anlamalıyız. Ajansımızın para kazanıp kazanmadığını ve müşterilerimizin nasıl para kazandığını bilmemiz gerekiyor.

Yetenekleri tespit etmek ve geliştirmek bir çözüm

Eğer sattığımız şeyi teslim edeceksek; Michels’in oyuncuların kazanması için koçluk yaptığı gibi, yetenekleri tespit edip geliştirirsek iyi olur.

Michels’in takımında oynamak için, bir sporcunun inanılmaz derecede formda olması, takım oyununa uyum sağlaması ve egosunu sahanın dışında bırakması gerekiyordu. Ego, öğrenmenin önünde bir engeldir ve Total Football, her oyuncunun kendisini başarılı kılan yeteneklerinin dışında yenilerini öğrenmesini gerektiriyordu.

Total Yaratıcılık (Total Creativity), kreatif bireylerin reklamcılığın tüm yönlerini anlamasını gerektirir, bu da her zaman öğrenilecek daha çok şey olduğu gerçeğini kabul etmek anlamına gelir. Başarısızlığı kabul etme ve ondan ders alma, yeni alanlara uyum sağlama isteği gerektirir.

Bu, hem acemiler hem de deneyimli yaratıcı şefler için geçerlidir. Ego, bizim en büyük engelimizdir. Bizi buraya getiren şey, bizi olmamız gereken yere götürmeyecek. Bildiğimizi sandığımız şeyler yeterli değil, özellikle bizimki kadar hızlı gelişen bir sektörde.

Açıkçası, yaratıcıların asi olduğuna ve başkalarıyla anlaşmak zorunda olmadığına dair kültürel bir beklentinin üstesinden gelmemiz gerekiyor. Ortamdaki en zeki ve en gergin kişiler olduğumuza dair zarar verici algıyı yok etmenin zamanı geldi. Oyunu bitirmek, kazanmakla aynı şey değil. Parlak fikirlerimizin gelişmesini istiyorsak, fikir birliği oluşturmanın, bir fikir oluşturmak kadar önemli olduğunu bilmeliyiz. Diğer kişilerle konuşmadan da bunu yapamayız. Öğrenmeye hazır mıyız?

Menno Kluin

Dentsu US Chief Creative Officer

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 111. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.