‘Farz edelim ki’ ödüllerine hoş geldiniz

Sue Unerman başlayan ödül sezonu için yeni bir kategori sunuyor ve “Ümitsiz olduğumuz zamanlarda belki de ihtiyacımız olan şey budur.” diyor.

Campaign, Marketing Society, Thinkbox, Outdoor Media, Festival of Media ve daha fazlası için ödül sezonu açılmış durumda.

Her parlak fikrin düzgün açıklandığından emin olmak için muazzam bir çaba gösterilecek ve sonuçların mümkün olduğu kadar iyi gözükmesi için iyice parlatılacak. En iyi çalışmanızı vurgulamak önemlidir, böylece medya ve pazarlama alanlarındaki en iyi kişilerden oluşan jüri tarafından değerlendirilebilir.

Tabii ki etkililik kuralları, müşteri içgörüsü hakkında iyi bir hikaye ve verinin kullanılması işin öne çıkmasına yardımcı olur. Gerçekleştiği iddia edilen her şeyin gerçekten meydana geldiğinden emin olmak için çok katı kurallar mevcut. Bu doğru bir şey.

Fakat ya gerçeklik sadece isteğe bağlı ise? Bu ödüller için başka bir kategori önermek isterim: Keşke. Bu kategoride çalışmanın gerçekten yapılmış olmasına gerek yok. Keşke risk alınabilecek yeterince arzu olsaydı ve/veya bütçe kısılmasaydı, o işin yürütülmesi güzel bir fikir olabilirdi.

Ödül, sadece mantığın ne kadar güçlü olduğu üzerinden değerlendirilirdi. Muhteşem ancak yararlanılmamış tüketici içgörüsü ses getiren bir başlangıç yaptırabilirdi. Uygulama, daha önce hiç yapılmamış (ama teknik olarak mümkün) ve yenilikçi olmalı.

Jüriler acı gerçeklerden uzak kalırlar, eğlendirilmeyi ve şaşırtılmayı beklerlerdi. Bu biraz steroidlerle yapılan Olimpiyat fikrine benziyor. Jeremy Clarkson bir zamanlar şöyle yazmıştı: “Kendimi, bir zamanlar Rusya’nın kablolu TV’de herhangi bir şeyin gerçekleştiği alternatif bir Olimpiyat Oyunları’nın düzenlenmesine tepki gösterdiğini umut ederken buldum.”

Taşlı hurdling, içkili kayak ve haplarla 400m bunların hepsi Clarkson’un hayal gücünün bir parçasıydı. Rus Alexander Zubkov’a (bobsledding yarışçısı), dopingden iki yıl yasak geldiğinde, bobsledding’i bir de sersemlemiş bir şekilde deneyebilirdi. Bu – bir uzman olarak bakmadığınızda – nispeten daha ilgi çekici bir hale gelmez miydi?

Kesinlikle herhangi bir uyuşturucuyla ilgili bir ödül yazısı girmeyi savunmam. Fakat görüyorum ki düşünenlerin gerçeklikten kaçmasına izin vermek, bazı ilginç (ekonomik belirsizlik veya yaratıcı olmayan satış yöntemleri tarafından bastırılmış) fikirlerin rahatça ortaya çıkmasına yol açabilir.

MediaCom’da uzun yıllar boyunca yıllık olarak şirket içinde eğitim projemiz oldu. Biraz bu “farz edelim ki” fikri gibi işliyordu. Ajanstaki herkes ve medya sahibi temsilciler, bir brief için sanal bir iş yapıyor. Bu brief’in bir parçası da sınırları zorlamak, belki de günlük iş olarak herkesin yapabileceğinden daha fazlası… “Şöyle olursa ne olur?” diye düşünmekten her zaman keyif alırım ve bu yıllık olarak yapılan yarıştan çok şey öğrenirim.

Yani ‘Farz edelim ki’ ödülleri eğlenceli ve bir yandan da anlamsız olabilirdi. Ancak bunlardan çok şey öğrenme ihtimalimiz de olabilirdi.

 

MediaCom Dönüşüm Yöneticisi

Sue Unerman

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 86. sayısında yayımlandı.
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.